"Darwinizmin Karanlık Yüzü" belgeselinden.
PİLTDOWN ADAMI SKANDALI
İngiliz emperyalizminin evrim teorisinden aldığı ilhamın en ilginç göstergelerinden biri Piltdown Adamı skandalı oldu. 1912 yılında İngiltere'nin Piltdown bölgesinde garip bir kafatası fosili bulundu. Fosili bulan Charles Thomson adlı bilim adamı ve ekibi, bunun yarı maymun, yarı insan bir canlıya ait olduğunu ilan etti. Fosili inceleyen ünlü evrimci anatomist Arthur Keith de bu sonucu doğruladı. Ancak Dawson'ın ve Keith'in özellikle vurguladığı bir nokta vardı. Bulunan fosilin beyni aynen günümüz insanlarındaki kadar büyüktü. Çene ise maymunsu özellikler gösteriyordu. Piltdown fosilinin bu büyük beyni İngilizleri bir anda ilginç bir gurur duygusuna kaptırdı. Bu kafatası İngiltere'de bulunduğuna göre İngilizlerin atası olmalıydı. Fosilin beyninin büyük olması ise, İngilizlerin tüm diğer insanlıklarından çok daha önce evrimleştikleri, yani onlardan üstün oldukları şeklinde yorumlanmıştı. İşte bu nedenle Piltdown buluşu İngiltere'de büyük heyecan meydana getirdi. Gazeteler ateşli başlıklar attı. Kalabalıklar İngiliz gururunu okşayan bu buluşu coşkuyla kutladı. İngiliz hükümeti ise bu büyük buluştan dolayı Arthur Keit'he şövalyelik unvanı verdi.
Ünlü evrimci paleontolog David Johanson, Piltdown fosilinin İngiliz emperyalizmiyle olan ilişkisini şöyle açıklar:
“Piltdown adamının keşfi son derece Avrupa merkezli bir gelişmeydi. Bu sayede sadece beyin üstünlük sağlamış olmuyordu, aynı zamanda İngilizler üstünlük sağlamış oluyordu.”
İngilizlerin Piltdown'dan aldıkları üstün ırk ilhamı 1953 yılına kadar devam etti. Ancak o yıl fosili detaylı olarak inceleyen Kenneth Oakley adlı bilim adamı, bunun 20. yüzyılın en büyük sahtekarlığı olduğunu ortaya çıkardı. Fosil, bir insan kafatasına bir orangutan çenesi eklenmesiyle üretilmişti. Londra Radyosu bu gerçeği şaşkınlıkla duyuruyordu:
“Doğa Tarihi Müzesi Piltdown Adamı hakkında patlak veren skandalla sarsılıyor. Dünyanın en ünlü kafatası fosillerinden birinin bir aldatmaca olduğu açıklandı. 40 yıl önce keşfedildiğinde büyük bir yankı uyandırmıştı ama bugünkü haberlere göre bu bir kafatası sahtekârlığı…”
Piltdown Adamı sahtekârlığı evrimciler adına bir başlangıçtı. İlerleyen yıllarda yeni bazı sahte kafatasları insanın atası olarak öne sürüldü. Ama sonra hepsinin birer göz boyamadan ibaret olduğu ortaya çıktı. Evrimcilerin delil gösterdikleri bu kafataslarının soyu tükenmiş maymun türlerine ya da eskiden yaşamış ve kaybolmuş insanlıklarına ait oldukları anlaşıldı. Buna rağmen evrimciler daha da ileri giderek şempanzelere, orangutanlara hatta domuzlara ait fosilleri bile insanın atası olarak gösterebildiler. Ancak Zincantropus, Ramapitecus ya da Hesperopitecus gibi sözde bilimsel isimler verdikleri bu fosilleri bir bir reddetmek zorunda kalacaklardı. Piltdown skandalı ise İngiliz ırkçılığının evrim teorisinde bulduğu desteğin yalnızca sembolik bir göstergesiydi. İngiliz sömürgeciliği Darwinizm'de gerçekte çok daha somut dayanaklar bulmuştu.