Sayın Adnan Oktar’ın 6 Aralık 2017 tarihli A9 TV’deki canlı yayınından.
Genç kızları neden aileleri baskı altına alıyor?
İZLEYİCİ SORUSU: Genç kızları aileleri neden baskı altına alıyor?
ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm, o kötü bir gelenek. Genç kız dedim mi, işte ailesi, abisi gelir döver, babası, bazı kişiler için söylüyorum, öldürmekle tehdit eder. Annesi gelir kafasına tava vurur, bilmem ne yapar. Elini-yüzünü yırtmaya kalkar. Abisi suratına asit atmaya kalkar, suratını doğramaya kalkar. Potansiyel namussuzluk yapacak birisi olarak görülür. İşte dışarıya çıktığında eteği biraz kısa olsa, zorun ne? Niye bunu yapıyorsun? Kime yönelik bu yaptığın? İşte gözüne makyaj yapsa, amacın ne senin? Dolayısıyla böyle ezim ezim ezme kafası oluyor. İşte kaynana zaten ezer diye bilinir. Annesi ayrı eziyor, bir de yeni bir kaynana diyor. Kaynana ile ilgili de biliyorsunuz bin bir türlü şarkılar, türküler var. Sözler var, romanlar var. Kaynana deyince sadist, böyle acımasız insan akla geliyor. Bazı kaynanalar için bu doğru hakikaten. Dolayısıyla genç kızlara, deccaliyet ta eskiden kafasını takmış. Bu mübarek taifeyi hep baskı altına almışlar.
Kadınlar adeta böyle kıldan ince, kılıçtan keskin bir ip üstünde yürümeye mecbur olmuş çocuklar hep tarih boyunca. Mesela Hindistan'da adam ölüyor. Adamın cesedini yakıyorlar. Karısı da orada diyorlar ki adam cesedini yakarken hazır sen de oradasın gel sen de yakalım beraber diyorlar. Adamla beraber canlı canlı kadını da yakıyorlar. Diyor, kocan ölmüş senin burada ne işin var diyor. Beraber ikinizi birlikte yakalım diyor. Canlı canlı kadını da yakıyorlar. Akıl almaz bir zulüm sistemi hep devam etmiş.
Güney Amerika'daki falan o eski kaya kabartmalarına bakıyoruz, yazılara bakıyoruz. Hep kadınları kesip kuyulardan aşağı atmak. Canlı canlı kadınları kuyulara atmak. Kadın kurban etmek. Böyle bir delice bir mantık.
Benim güzel yüzlümü ben bir daha dinleyeyim.
-Genç kızları aileleri neden baskı altına alıyor?
ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm, senin o güzel yüzüne bir bakayım önce ben yakından. Kelimenin tam anlamıyla çok güzel kızsın. Alın, kaş, göz, burun, dudaklar, her şeyin çok güzel, çenen, elmacık kemiklerinin çıkıklığı, saçların. Bir de yüzünde çok temiz, böyle masum, nezih bir ifade var, güvenilir, efendi bir kız olduğun anlaşılıyor.
Bu bir tek dünyada, Türkiye'de değil, her yerde var, birçok ülkede var. Ama en şiddetli Orta Doğu'dadır. Bir gelenektir bu. Mesela kız diyor, gelinlikle çıkar tabutla döner. Yani çok korkunç bir ifade. Bu o kadar korkunç ki anlamı. Adam evliyse boşanarak da ölmesin diye bir konu olmaz diyor. Eğer boşanırsa zaten öldürürsün, tabutuyla gönderirsin. O anlama geliyor. Dehşet verici, çok korkunç, zalimce ve deccalce bir inanç. Çok korkunç bir inanç. Dehşet verici. Gelinliğiyle çıkar, elbisesiyle gelir, kıyafetiyle gelir. Ne demek? Niye tabutla gelsin? Mantığa bak. Çok münasebetsiz bir izah. Dolayısıyla mesela diyorum, küçük kardeş oluyor mesela. 10-12 Yaşında, ufaklık, o bile yumruk atmaya kalkıyor ablasına. Böyle kabadayılık yapıyor. Nereye gidiyorsun abi ya, kapıda. Dayısı ayrı bela oluyor. Annesi mesela dayısıyla da korkutuyor. Amcaları ayrı bela oluyor. Yeğenleri ayrı başına bela oluyor. Nereye gidiyorsun gız bilmem ne, sokakta, ne işin var senin burada falan. Hep potansiyel tehlikeymiş gibi gösteriyorlar. Bu Orta Doğu'daki eğitim sisteminin bozukluğundan dolayı, gelenekçi, Ortodoks İslam anlayışı ve Darwinist-materyalist inancın ikisinin meydana getirdiği makas. Bu makas sisteminde kadınlar hep biçiliyorlar. Darwinist-materyalizmi yıktık elhamdülillah. Gelenekçi Ortodoks sistemin bütün açmazlarını, çirkin yönlerini de herkese açıkladık. Şu an dikkat ederseniz bir ölüm sessizliği var. Çıtları çıkmıyor. Çünkü haklıyız. Mesela çok koyu radikal bir grup, isim vermeyeceğim, hatta böyle saldırganlıkları var. Onların içinden birkaç kişiyle görüştüm. Yahu adam haklı diyorlarmış. Ne dersek diyelim adam haklı diyorlarmış. Doğru, kaynak vererek anlatıyorum.