Adnan Oktar'ın 10 Aralık 2017 tarihli A9 TV röportajından
Güzel kadınları niye seviyorsunuz?
İZLEYİCİ SORUSU: Adnan Bey, güzel kadınları niye seviyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Benim yakışıklım, yakışıklı aslanım, boylu bostum benim. Saç modeli şahane olmuş. Tip de tam klasik yakışıklı delikanlısın.
Güzel kadınları niye seviyorum? Çocukluğumdan beri güzel kadınları seviyorum ben. Küçükken bile öyleydi, çok severdim kadınları. Annemin bir hanım arkadaşı gelmişti. Ben 7 yaşındaydım hatırlıyorum. Gözlerine yeşil kalem çekmişti. Annem dedi ki seninle görüşmek istiyormuş dedi. Niyeyse anlamadım dedi. Kendi kadın çok anlamlı ve bayağı güzel bakıyordu. Hiç unutmam ben. Ondan sonra ben hep yeşil kalemi kadınlara çok beğendim. Göz üstünde yeşil, ama böyle şey, zehir yeşili, çok güzeldi. Ondan sonra işte bakıp dikkat edersen hep aklımdadır benim. Hiç unutmam. Tablolarımda falan hep böyle vardır yeşil, hep severim.
Kadınlar ve ruhumda çok derin etki yapıyor müthiş heyecanlanıyorum. Oydan boya çok güzel varlıklar. Her yerleri güzel. Seyretmek, konuşmak, tabii insan dokunma hissi de çok şiddetli oluyor. Yani insan sevdiğine tabii dokunmak istiyor ama şimdi helali olması lazım dokunması için de. Ama kokuları çok güzel. Bakışları çok güzel. Sesleri çok güzel. Fizik görünümleri çok güzel. Ciltleri güzel. Huyları çok güzel. Çok sadık vefalılar.
Mesela bak o yeni arkadaşım esmer olan, muhteşem bir insan, çok asil. Boylu-boslu falan. Canım benim, sırf sevdiği için geliyor. Ama mesela sevdiğimi hissediyor ama sevgimden emin olmak istiyor. Haklı o, normal. Tarif ettikçe daha çok hissediyor. İnsanın ruhundaki etkiyi bilmek istiyor tabii. Ama çok soylu bir insan. O soyluluk insanı çok etkiliyor. Bir kadına değer vermek çok heyecan verici. Saygı duymak çok heyecan verici. Vefa çok heyecan verici, vefalı olmak.
Msela bir kadının uğruna ölümü göze almak çok güzel, bir delikanlının, bir kabadayının yüksek vasfıdır. Çok asil bir duygu. Bir şey olduğunda kadının önüne geçip onu o beladan korumak, o şeyden korumak. Herhangi bir şey de olabilir, ona benzer. Mesela onun ruhunu da onun artık kafasına koymuş olmak. Sağlığına, sıhhatine dikkat etmek. Mesela bir kadını çiçek gibi diri tutmak. Çünkü evinde mesela karanfil oluyor, insan ödü kopuyor o karanfil solacak diye korkuyor insan, değil mi? Suluyor, hatta güneş görmeyince tedirgin oluyor. Bu soğutmayı bile açamıyoruz korkudan çiçeğe bir şey olacak diye. Kadın da öyledir. Aman aman bir şey olmasın, rengi solmasın, hastalanmasın diye insanın yüreği ağzına geliyor. Çok titiz oluyor. Aman iyi beslensin, spor yapsın, imanını çok güçlü tutayım. Mesela şeytanın etkisinde kalmasın. Çünkü şeytan çok sıkıyor kadınları. Çok eziyor, yazık. Pestilleri çıkıyor şeytandan, çok etkileniyorlar. Şeytandan uzak tutmak çok önemli. İmanlarını güçlü tutmak çok önemli. Çünkü imanları güçlü olduğunda Allah'ın nimet olarak ayrıca çok güzelleştiriyor onları. Bir de bedenen ruhen çok sağlıklı oluyorlar. Allah nimet olarak ayrıca onu da veriyor. Tabii ahiretini düşündüğümüz için biz asıl onu istiyoruz. Allah'ı sevdiğimiz için, sevdiğimizin de Allah'ı sevmesini isteriz. Çünkü çok korkunç bir şey, sen seveceksin, sevdiğin Allah'tan uzak olursa korkunç. Öyle bir şey olmaz. Çünkü ahirette beraber olmak istiyorsun, o zaman ayırırlar seni. Mesela sen sevemezsin de ayrıca, o Allah'tan uzaksa nasıl seveceksin? Velev ki yapsa bile Allah rızası için öyle bir şey ayırırlar. Onun için sevdiğine, mutlaka ahirette beraber olmak istediği için mühim, onun sevinciyle zaten seviyoruz. Yoksa o 20 yıl, 30 yıl, 40 yıl seveceksin sonra bitecek, öyle sevgi olmaz. Sonsuza niyetle sevilir kadın.
Ruhumda benim çok şiddetli bir etki yapıyor. Böyle yüksekten düşen, insan arabayla gelirken mesela birden böyle bir şey düşüyor gibi oluyor ya böyle araba inerken. Bütün böyle, bir de asansörde falan var, aniden inerken asansör bir şey oluyor ya insana, ben kadın gördüğümde öyle oluyorum. Korkunç etkileniyorum ben, müthiş etkileniyorum. Bakmaya doyamıyorum. Gözleri beni büyülüyor kadınların gözü. Çok uzun bakmak istiyorum. Saatlerce bakmak isterim. Sesi çok güzel. Konuşmak çok heyecan verici, kadınla konuşmak. Ama dostça ve samimi ve kendisi olarak. Yani dünyadaki, kainattaki en yüksek nimettir, en yüksek duygudur. En yüksek hazdır kadın. Şeytan tam tersine çevirmiş. İnanılır gibi değil. Kadın aleyhine ifadeler çok korkunç, dehşet verici.
Bak benim canımın içi mesela nasıl güzel. Şapkası da çok yakışmış, çiçek gibi. Bak tekrar ediyorum, Musevi benim kardeşim, Musevi. Bak alçaklığa bak ki böyle tatlı bir varlığı adam öldürmek istiyor. Suçu, Yahudi diyor adam, Musevi. Musevi ne diyoruz? Hz. Musa (as)’a iman ediyor diyor. Daha ne istiyorsun? Hz. İbrahim (as)’ı seviyor. Hz. Yusuf (as)’ı seviyor. Bizim dinimize de saygılı, yalan söyledi demiyor. Zorun ne o zaman? Ne istiyorsun? “Allah bir” diyor. Ahirete inanıyor, cennete inanıyor, cehenneme inanıyor, Allah'ı çok seviyor. Zorun ne? Ne istiyorsun? Geriye kin ve haset kalıyor, başka bir şey kalmıyor. Kininle hasedinle sen bir insanı öldürmeye kalkarsan, gök kubbeyi tepene göçertiriz. Kanunla hukukla, ilimle irfanla. Öyle bir şey olmaz. Zalime karşı ol, mazlumdan ne istiyorsun?