Adnan Oktar’ın 06 Aralık 2017 tarihli A9 TV röportajından
KUDÜS TÜM DİNLERİN KUTSAL KENTİDİR.
SUNUCU: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kudüs konusuyla ilgili şu açıklamaları yaptı bugün: “Cumhurbaşkanımız bu sabah Malezya, İran, Katar, Endonezya Devlet Başkanları ile telefon görüşmeleri yaptı ve yapmaya da devam ediyor. Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak ilan edilmesi Birleşmiş Milletler kararına aykırı vahim bir hata olacaktır. Birleşmiş Milletler kararlarının hiçbirisinde Kudüs'ün işgal ya da ilhak edilmesi ne kabul edilmiş ne de tanınmıştır. İsrail 1980'de ilhak kararı almış, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 478 sayılı kararla, işgalci güç İsrail'in tüm faaliyetlerini ilan etmiştir. 1980'de alınan karardan beri bizim açımızdan da bir değişiklik söz konusu değildir. Politikaları tanımadığımızı ifade etmek istiyorum. Bu kararda İsrail nezdindeki diplomatik misyonların Kudüs'te bulunamayacağına dair bir madde vardır.
ADNAN OKTAR: Öyle mi? Diplomatik misyonlar Kudüs'te bulunamayacağına dair bir madde.
SUNUCU: Elçi.
ADNAN OKTAR: Elçi. E tamam neyse o uygulansın. Onun dışında bir şey olmaz. Ama ilhak diye bir şey olmaz tabii, o çok vahim bir şey. Öyle bir şey olmaz. Ben yaptım oldu falan. Aman Allah esirgesin o bölgeyi birbirine katar o. Öyle bir şey olmaz. Süper tehlikeli bir şey olur o. Onun olması için de bir sebep yok çünkü Hristiyan, Musevi, Müslüman Kudüs'ü hep birlikte kullanıyorlar. Hepsinin kutsal kentidir. Dolayısıyla ben ilhak ettim, sen ilhak ettin falan böyle bir şeye gerek yok. İlhaklık bir şey yok. Orada Allah'ın kulları bir araya geliyorlar, ibadet ediyorlar. Her üç din için de Allah o şehri kutsal kılmış. Dolayısıyla senin değil, benim falan bunlar olmaz.
Şu yanlış tabii; Mesela İsrail Meclisi 1980'de kabul ettiği bir yasayla Kudüs'ü, doğusuyla batısıyla İsrail'in Birleşik Başkenti'yi ilan etti. O olmaz. Kendine ait kısmı ilan etmesi gerekir. Olur mu öyle şey? Çok mantıksız o. İlhak anlamında sakın. O çok süper tehlikeli bir şey olur. Zaten birleşmiş milletler kararı var. 478 sayılı karar da başkent ilan edilmesini geçersiz kıldı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi. Aksi süper tehlikeli olur. Çok yanlış.
Amerika Birleşik Devletleri dahil, uluslararası toplum, Doğu Kudüs'ü işgal altında sayıyor. Ayrıca hiçbir ülke Doğu veya Batı Kudüs, İsrail'in başkenti olarak tanımıyor. İsrail'i tanıyan tüm ülkelerin büyük ilişkileri Tel Aviv’de bulunuyor diyor. İsrail'in yasa dışı şekilde Doğu Kudüs'e ilhak etmesi, Uluslararası hukuktaki işgalci güç, işgal ettiği topraklar üzerinde hakimiyet hakkına sahipleri değil, ilkesini ihlali anlamına geliyor. Birleşik Kudüs, İsrail'in başkenti tanındığı takdirde Müslümanlar Doğu Kudüs'te işgalci konumunda olacak ve uzun vadede orada yaşamaya devam edemeyebilirler, diyor. Doğru tabii.
İsrail, 1948 yılındaki savaşta Kudüs'ün batısını ele geçirdi. Ürünün kontrolünde olan surlara çevrili eski Kudüs'ün doğusunu da 1967'de ele geçiren İsrail, uluslararası hukuku ihlal ederek şehirde İsrail yasalarının geçerli olduğunu ilan etti. İsrail bu şekilde Doğu Kudüs'ü de fiili olarak ilhak etmiş oldu. 1967'de Doğu Kudüs'ün ilhakı, 1980'de doğusuyla batısıyla Kudüs'ü başkente ilan. Bu çok yanlış, böyle olmaz.
Kendi bulunduğu bölümü başkente ilan etse kimse bir şey demez yani ediyorsa etsin. Ama geçerli olmaz o da çünkü kabul etmiyor diğer ülkeler. Yani kendi ilan etse bile başka ülkeler kabul etmiyor. Aslında bu gereksiz ya. Niye bunun üstüne düşüyorlar ki yani? Bunun bir anlamı yok. Tel Aviv’de işte bulunuyorsan, Tel Aviv’de bulunsun bitmiş. Ne ihtiyaç var? Kudüs olması için sebep yok.
SUNUCU: Trump biraz önce açıklama yaptı ve tüm Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyoruz. Büyük elçiliğimizi oraya taşıyacağız dedi. Rusya bu kararı eleştiriyor.
ADNAN OKTAR: Trump diyor bunu?
SUNUCU: Evet biraz önce konuşma yapmış.
ADNAN OKTAR: Ne diyor? Bir daha söyle.
SUNUCU: Trump: Tüm Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyoruz. Büyük elçiliğimizi oraya taşıyacağız.
ADNAN OKTAR: Ama bu yani çok büyük bir kargaşaya sebep olur, çok büyük hata yapıyor, çok büyük bir hata yapıyor. Olur mu öyle bir şey? Üç dinin özgürlüğü çok önemli.
Bence bu işi hiç İsrail karıştırmasın. Bu tamam bu şey. Tel Aviv başkent olarak kalsın, bu bayağı olay çıkartır. Bu boş yere, bölgede savaş meydana getirir. Büyük felakete sebep olur. Hiç hiç hiç gereği yok. Boş yere kan dökülür, olay çıkar. Bu işte Kudüs de var, Museviler de var, Müslümanlar da var normal yaşıyorlar. Yani orayı siyasi başkent falan yapmaya gerek yok. Zaten küçük bir şehir Kudüs. Tarihi bir şehir. Orası tarihi bir şehir olarak kalsın. Dini, İslami bir yönü var. Museviler yönden kutsal, Hristiyanlar yönden kutsal. Bu halini muhafaza edelim. Şimdi siyasi başkent oraya ooo diplomat arabaları gelecek, bilmem ne. Büyükelçilikler taşınacak. Zaten ufacık bir şehir. Her yer tarihi binalarla dolu. Orada hareket edilecek yer kalmaz. Daracık zaten orası. Sokaklar öyle, her yer öyle. Orasının tarihi şehir olarak kalmasının da fayda var. Onu biz İsrail meclisine dilekçeyle sunalım. Çok yanlış olur bu. Mühim olan Musevilerin orada rahat yaşaması. Rahat yaşıyor. Dindar Museviler çok miktarda var. Büyükelçiliklerin ne iş var orada? Akıl almaz kalabalık bir hale gelir orası o zaman. Bütün dünya elçiliklerin orada olduğunu düşün. Koca koca binalar, bilmem ne falan. Ufacık bir şehir. Trafik falan ne hale gelir orası, felç olur. Ne faydası olacak bunun ayrıca? Dini yönü önemli Kudüs'ün. Dini yönden çok rahat İsrail kullanabiliyor Kudüs'ü. Onda bir sorun yok. E o zaman ne gerek var? Yani ilhak bilmem ne, bunlar çok büyük olaylara sebep olur. İlhakı çağrıştıracak, onu hatırlatacak şeyler yapmasa bile, kanunu hukuken oraya doğru gidecek bir şey çok büyük olay olur.
Trump'ın öyle çılgınca bir şeye gireceğini zannetmiyorum. Orada bir yanlışlık vardır. Yani bir anlatım hatası vardır. Trump zaten çekingen bir adam, böyle bir şeye girmez o. Baya başı derde girer. Böyle bir dünyada büyük olaylara sebep olmuş olursa onun siyasi durumunu tamamen sarsar bu. Çok tehlikeli bir şey olur. Bir yanlış anlaşılma vardır diye düşünüyorum ben. Daha Türkçesi mevcut sistemi hiç bozmamak lazım. Mevcut sistem iyi işte. İsrail de, Musevi de rahat ediyorlar. Kudüs de rahatlar. Araplar da orada rahatlar. İşi karıştırmaya gerek yok. Şu an bu karmaşa çok kanlı bir savaşa sebep olabilir. Çok büyük olay çıkabilir. Herkesi coşturur bu, çok tehlikeli olur. Radikal örgütler falan da devreye girer, çok büyük bela çıkabilir. Onun için bu olayı hiç kıpırdatmamak lazım. Trump da durup durup açıklama yapmazsın. Kudüs eski konumundadır desin. Bu kadar. Yani yeni ilave izahlar, anlaşılması zor izahlar bunlar hatalı. Ne anlama geldiği belli olmayan sözler bunlar hatalı.
Yok, Trump gereksiz teşvik etmesin. Kudüs diyor. Kudüs deyince Kudüs'ün bütün akla gelir. Bölge adı vermiş olsa yine teşvik etmesin. Zaten uygulamıyor Amerika bunu, alınan kararı uygulamıyor. Yine uygulamasınlar, bu şekilde kalsın. İş çıkartmasın. Bu kendi siyasi konumunu da çok sarsar. Bunu savaş kastıyla da yapıyor olabilirler, böyle bir oyuna gelmesin.
Birleşik demiyorsa, Kudüs diyorsa yine aynı anlama gelir. Kudüs deyince bir tane Kudüs var. Ayırım yapmıyorsa Kudüs'ün tamamı anlamına gelir. Ayırım yapması lazım. Papalık da karşı çıkıyor Kudüs'e büyükelçilik taşınmasına. Rusya da bu kararı eleştiriyor. Böyle bir dönemde böyle bir karmaşaya gerek yok. Biz bir yazı yazalım, bu durdurulsun. Bu sadece savaşa sebep olur. Başka bir şeye sebep olmaz. Hiç faydası olmaz bunun. Kudüs'te büyükelçiliklerin ne işi var? Kudüs'e insanlar sığmıyor zaten. Ufacık yer. Nereye? Kardeşim yüzlerce ülke var. Yüzlerce ülke oraya koskoca binalar kuracak. Kudüs ne oldu? Ne hale gelir? Trafik ne hale gelir? Zorunuza ne oldu? Orası dini bir şehir. İslami bir şehir. Tevrat açısından, İncil ve Kuran açısından kutsal bir şehir. O haliyle kalsın. Tel Aviv'de ne yapıyorsanız yapın. Uçsuz bucaksız şehir. Orada alabildiğine genişler. Zaten büyükelçilikler orada. Şimdi adamları oradan alıp buraya taşımak yani alabildiğine yersiz, gereksiz. Bunda bir gariplik var.
Rusya da karşı. Ya Papa karşı çıkıyor. Rusya karşı çıkıyor. Hristiyan alemi karşı çıkıyor. İş çıkartmaya gerek yok. Amerika zaten kararı almış. Fakat kararı uygulamıyor. Uygulanmayan bir karar. E sen de uygulama. Her altı ayda bir Rum değerlendirilmesi yapıyor. Red, red, red sürekli reddediliyor. Gene reddedin bitsin. İlhak anlamına gelecek bir şey, kan gövdeyi götürür Allah esirgesin. Mısır devreye girer, Ürdün devreye girer. Herkes devreye girer. Terör örgütleri devreye girer.
Mevcut sınırların değişimi konusunda herhangi bir belirtmede bulunmuyorum. Bu konu iki tarafın görüşmeleriyle belirlenecek bir husustur diyor. Harem-i Şerif'in mevcut statüsü de korunmalıdır diyor.
Kardeşim niye kurcalıyorsun? Niye iş çıkarıyorsun? Zaten zor iktidarda duruyorsun. Ne başını belaya sokacak işe girersin. Bölge zaten ancak dengede duruyor. Kan gövdeyi götürür, her yeri yakar yıkarlar.