Sabah gözlerinizi açarsınız.
Yeni bir gün başlar.
Ve kendinize sorarsınız:
“Allah bugün benden ne istiyor?”
Besmeleyle yatağınızdan kalkarsınız.
Yemeğinizi yersiniz.
Çünkü güçlenmek istersiniz.
Ama yalnızca kendiniz için değil…
Allah’ın razı olacağı işler için.
Çalışırsınız.
İnsanlara faydalı olmaya gayret edersiniz.
İyiliği anlatırsınız.
Güzel olanı tavsiye edersiniz.
Akşam olur.
Yorulursunuz.
Ve dinlenirsiniz.
Çünkü ertesi gün yeniden Allah’ın rızasını kazanmak için güç toplamak istersiniz.
İşte hayat böyle yaşanır.
Çünkü mesele yalnızca belirli vakitlerde ibadet etmek değildir.
Bütün hayatınızı Allah’ın rızasına yöneltmektir.
Çarşıya gidersiniz.
Çalışırsınız.
Yemek yersiniz.
Dinlenirsiniz.
Hatta uyursunuz.
Bunların her biri, Allah’ın rızasını gözeten bir niyetle anlam kazanır.
Çünkü mümin için hayatın hiçbir anı Allah’tan bağımsız değildir.
Yirmi dört saat…
Her saat…
Her dakika…
Allah’ın rızasını kazanmak için bir fırsattır.
Öyleyse kendinize bir kez daha sorun:
Bugün geçirdiğiniz saatlerin kaçı Allah’ın rızası içindi?
Çünkü gerçek kazanç, ne kadar yaşadığınız değil…
Hayatınızı Allah rızası için yaşamaktır.
Kur’an’da şöyle buyrulur:
“De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah'ındır.” En'âm Suresi, 162.
Hayatımızın Her Anı Kime Ait ?
315
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler