HZ. İSA (AS) ÖLMEDİ

Allah, Al-i İmran Suresi’nin 55. Ayetinde Hz. İsa (as)’ın ölmemiş olduğunu, diri olarak kendi katına yükseltildiğini haber vermektedir.

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:

“Hani Allah, İsa'ya demişti ki, Ey İsa, doğrusu seni BEN VEFAT ETTİRECEĞİM (MÜTEVEFFİYKE), seni KENDİME YÜKSELTECEĞİM (RAFİUKE), seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim.” (Aal-i İmran Suresi, 55)

Bu ayette öncelikli olarak üzerinde durulması gereken kısım, “seni Ben vefat ettireceğim” cümlesidir.

“Vefat ettirmek” Türkçe'de kullanılan ölüm anlamından farklı anlamlara gelmektedir. Türkçe meallerde öldürme ya da vefat ettirme olarak çevrilen kelime, Arapça'da “VEFEA” kökünden türemiş olan teveffa fiilidir. Ve bu fiil, ölüm manasına değil, “CANIN ALINMASI,” “TESLİM ALINMASI manalarına gelmektedir.

İnsanın canının alınmasının ise her zaman ölüm anlamına gelmediği yine Kuran'da bize bildirilmektedir. Örneğin “teveffa” kelimesinin geçtiği bir ayette insanın ölümünden değil, uykuda canının alınmasından bahsedilmektedir.

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:

“Allah, ölecekleri (mevt) zaman canlarını alır (teveffa), ölmeyeni de uykusunda (canını alır) (lem temut). Böylece kendisi hakkında ölüm kararı (el mevte) verilmiş olanı tutar, öbürsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir…” (Zümer Suresi, 42)

Bu ayette “vefat ettirme” olarak tercüme edilen kelime ile Al-i İmran Suresi’nin 55. Ayetinde kullanılan kelime aynıdır. Yani her iki ayette de “yeteveffa” kelimesi geçmektedir.

İnsanın gece içinde bulunduğu durum ölüm olmadığına göre yukarıdaki ayette kullanılan “teveffakum” kelimesi ölüme işaret etmemekte, “geceleyin canlarınızı alan” anlamına gelmektedir.

Eğer “teveffa” kelimesi ölüm anlamında kullanılacaksa o zaman tüm insanların her gece uyuyarak geçirdikleri vakitte biyolojik olarak öldüklerini söylemek gerekecektir. Bu durumda Hz. İsa (as)’ın da hayatı boyunca uyuduğu her gece öldüğünü, diğer bir deyişle binlerce kere öldüğünü iddia etmek gerekir ki, bu akla ve mantığa aykırıdır.

Uykunun bir tür vefat olarak değerlendirildiğini, ancak bununla biyolojik ölümün kast edilmediğini gösteren örneklerden biri de, Peygamber Efendimiz (sav)’in uykusundan kalktığı zaman, “Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah'a hamdolsun” dediğini bildiren hadisi şeriftir. Hiç şüphesiz Hz. Muhammed (sav) bu hikmetli sözüyle uyunduğu zaman biyolojik manada ölüm gerçekleştiğine değil, uyuyan insanın bizim anladığımızdan farklı bir anlamda canının alındığına dikkat çekmiştir.

Ünlü İslam Alimi ve müfessir İbn-i Kesir de, Al-i İmran Suresi’nin tefsirini yaparken diğer pek çok delille birlikte söz konusu hadisi şerifi kullanmıştır.

İbn-i Kesir'in tefsirinde “teveffa” kelimesinin uykuya işaret ettiği, aynı kelimenin diğer ayetlerde ne şekilde yer aldığı gösterilerek açıklanır. Bu açıklamaların ardından İbn-i Kesir, İbn-i Ebu Hatim'den rivayet edilen bir hadisi de kullanarak kanaatini şöyle ifade eder:

İbn-i Ebu Hatim diyor ki: “Bize babam.. Hasan'dan rivayet etti ki o, ‘seni vefat ettireceğim..’ ayeti hakkında şu açıklamada bulunmuştu: Burası, ‘seni uyku ölümüyle öldüreceğim yani uyutacağım’ anlamındadır ki, Allah Teala Hz. İsa (as)’ı uykudayken göğe kaldırmıştır. Cenab-ı Hak, Hz. İsa (as)’ı şüphe götürmeyen bir gerçek olarak uykuyla vefat ettirdikten sonra göğe çekmiş ve o dönemde kendisine eziyet eden Yahudilerin eziyetlerinden kurtarmıştır.” (İbn Kesir, Tefsir-il Kur’an’ı Azim, Cilt 1, s. 573-576)

İslam Alimlerinden Muhammed Zahid El-Kevseri ise, “teveffa” kelimesinin anlamını incelerken, ayette bu kelimenin ölüm manası taşımadığını ifade etmiş ve Zümer suresinin 42. Ayetinde geçen mevt kelimesine dikkat çekmiştir.

“Eğer Hz. İsa (as) ölmüş olsaydı ki bu doğru değildir.

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:

“Allah ölüm vakti gelen nefisleri vefat ettirir.” (Zümer Suresi, 42) Mealindeki ayette yer alan ve ölüm anlamına gelen “mevt” kelimesi bildirilmezdi. Şayet iddia edildiği gibi Allah-u Teala (biyolojik anlamda ölümü) bildirmiş olsaydı, bu açıkça haber verilirdi. Madem ki Allah, Yahudilerin Hz. İsa (as)’ı öldürmediğinden, vefattan ve göğe yükselmekten bahsetmektedir, o halde burada normal ölümün dışında bir mana düşünülmelidir.” (Zahid Kevseri, Naziratün Abire fi Mezaimi men Yünkiru Nuzüle İsa kebie’l-Ahire, Mısır 1930, s. 34-37)

Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ise Zümer Suresi’nin 42. Ayetini delil olarak göstererek, “Şayet teveffa kelimesini ‘öldürme’ anlamında alsaydık ruhların da ölmesi gerekmektedir,” yorumunu yapmaktadır.

Nitekim İslam Alimi Mevdudi'nin Kuran tefsirinde de Al-i İmran Suresi’nin 55. Ayetinde geçen “müteveffi” kelimesi için şu açıklamada bulunulmaktadır:

“Arapça metindeki ‘müteveffi’ kelimesi ‘teslim almak’ ve ‘can almak’ anlamlarına gelen ‘teveffa’ kelimesinden gelir. Fakat burada mecazi anlamda kullanılmıştır. Burada ‘görevden alma’ anlamına gelmektedir.” (Mevdudi, Tefhimu’l Kuran, Cilt 1, s. 230-231)

İslam tarihinin ilk müfessirlerinden biri olarak kabul edilen Maturidi'de, ayette Hz. İsa (as)’ın bilinen biyolojik anlamda ölümünden bahsedilmediğini ifade etmiştir.

“Ayette kast edilen şey, ölüm anlamındaki vefat değil, bedenin dünyadan alınması anlamındaki vefattır.” (Maturidi, Tev’vilatü’l Kurani’l Metaun, Beyrut, s. 67)

 İslam alimleri, teveffa kelimesinin ayette geçen hali olan “müteveffiyke” kelimesini yorumlarken, Hz. İsa (as)’ın ölmediği, Allah katına yükseltildiği ve kıyametten önce yeryüzüne tekrar döneceği konusunda ittifak sağlamışlardır.

Örneğin, ünlü tefsir âlimi Taberi, “müteveffike” kelimesinin “yerden almak” manasında kullanıldığını ifade eder ve ayeti şu şekilde açıklar:

“Bize göre en sıhhatli görüş, bu kelimeyi “kabzetmek” “yerden çekmek” manasında almaktır. Buna göre ayetin anlamı; ‘seni yerden alıp göklere çekerim’ şeklinde olur. Ayetin devamı da, ahir zamanda inkarcılara karşı olan galibiyete dikkat çekmekle bu fikri teyit eder mahiyettedir.” (Taberi Tefsiri, Cilt III, s. 290:1)

Mısırlı alim Halil Herras, Hasan Basri'ye göre bu ifadeden maksadın, “Ben seni uyutup, uyku halindeyken kaldırıp katıma yükselteceğim” olduğunu ifade eder.

Celaluddin Es-Suyuti ise tefsirinde sahih hadislere dayanarak, Hz. İsa (as)’ın ölmediğini açıklar ve şöyle der:

“O halde Hz. İsa (as) göğe çıkarıldı ve kıyametten önce gelecektir.” (Suyuti, ed-Dürrül Mensur, Cilt II, 225:7)

Osmanlı'nın son dönem İslam alimlerinden Mehmet Vehbi de, bu ayeti tefsir ederek Hz. İsa (as)’ın ölmediğini ve öldürülmediğini ifade etmiştir.

“Ey İsa, Ben seni uykuyla uyutarak, mahall-i bereket ve kerametim olan sema cihetine kaldırıp Yahudilerin şerrinden kurtaracağım ve kafirlerin fena fiillerini senden temizleyerek, onların içinden çıkarıp kötülüklerden kurtaracağım.” (Mehmed Vehbi, Hülasatü’l Beyan-ı fi Tefsiri’l Kuran, İstanbul, 1979, II, s. 513)

Al-i İmran Suresi’nin 55. Ayetinde Hz. İsa (as)’ın ölmediğine işaret edildiğini ifade eden İslam âlimlerinden biri de İbn Teymiyye'dir. İbn Teymiyye, ayette kast edilen mananın bir tür uyku ölümü olabileceğini açıklarken şu yorumu yapar:

“Bu ayet, Hz. İsa (as)’ın ölümünün kast edilmediğine delildir… Ayette geçen “et-teveffi” sözü, beden olmaksızın sadece ruhun veya ikisinin ölümünü ancak başka bir karineyle yani (konuyu bu anlamda açıklayan başka bir delilin varlığı ile gerektirir.) Bundan maksat uyku ölümü de olabilir. (En’am Suresi, 60. Ayette olduğu gibi.) Ayetin son bölümündeki, ''İnkar edenlerden seni tertemiz ayıracağım'' sözü de bu şekildedir. Hz. İsa (as)’ın vücudu ruhundan ayrılmış olsaydı, onun vücudu da diğer peygamberler gibi yerde olurdu.” (İbn Teymiyye, Mecnuu Feteva der, Abdurrahman b. Muhammed b. Kasım el-Asımi en Necdi, Riyad, 1991, IV, s. 322-323)

Elmalılı Hamdi Yazır ise, tefsirinde bu ayetten anlaşılan anlamın, “Hz. İsa (as)’ın ölmediği, Allah katında diri olduğu” şeklinde bildirir.

“Bizce bu tefsir ve inancın özeti şu demek olur: Allah'tan bir kelime olan ve ruhul kudüs ile teyit edilmiş bulunan Mesih İsa (as)’ın ruhu henüz kabzedilmemiştir. Ruhunun eceli gelmemiştir. Kelime daha Allah'a dönmemiştir. Onun daha dünyada göreceği işler vardır. (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili, Cilt II, s. 1112-1113)

Görüldüğü gibi bu ayette vefat kelimesi Türkçe'de yaygın olarak kullanıldığı gibi ölüm anlamı taşımamaktadır. Ayette bildirilen, kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:

“SENİ BEN VEFAT ETTİRECEĞİM” cümlesiyle Hz. İsa (as)’ın uykudakine benzer bir duruma sokularak Allah katına yükseltildiği haber verilmektedir. Hz. İsa (as) ölmemiş, sadece Allah'ın takdiriyle bu boyuttan ayrılmıştır.

 

 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500