Kuran’daki Hz. Süleyman’ın tahtındaki ceset ne manaya gelmektedir?
Sayın Adnan Oktar'ın 16 Ocak 2018 tarihli A9 TV röportajından
Kuran’daki Hz. Süleyman’ın tahtındaki ceset ne manaya gelmektedir?
İZLEYİCİ SORUSU: İsmim Serhat. Kuran'daki Hz. Süleyman (as)'ın tahtındaki ceset ne manaya gelmektedir?
ADNAN OKTAR: Yakışıklı Serhat. Benim anladığım, Süleyman geçici olarak bedeninden çıkmış. Tahta sokaktan biri gelip oturamaz. Kimse oturamaz. Hem muhafızlar var, herkes var orada. Çok güçlü koruması var. Geçici olarak bedeninden çıkmış, bir ihtimalle bedenini görmüş geçici olarak. Sonra zaten dönüyor.
Sad Suresi 34-35: “Andolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik.” Şahsına yönelik. “Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Sonra eski durumuna döndü. ‘Rabbim beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasip olmayan mülkü bana armağan et. Şüphe sen karşılıksız armağan edensin.’”
Evet. Benim kanaatim bedeninden kısa bir süre çıkıp bedenini görmüş. Bedeninin karşısına geçmiş. Sonra bedenine geri dönmüş, ruhu bir süre çıkıp kendini seyredip sonra bedenine geri dönmüş. Mümkün. Aklın ihtiyarını almaz. Kuran'a göre mümkün. Aklının ihtiyarını da almaz. Çünkü geçici bir rüya gibi düşünebilir ki, şahıs bir şok yaşadığını düşünebilir. Zaten üslup tamamı ona yönelik “tahtın üstüne bir ceset bıraktık.” Hz. Süleyman (as)'ın cesedi, bedeniyle. “Sonra eski duruma” döndü. Eski duruma ne? Tahtta oturduğu hali. “Rabbim beni bağışla.” Demek ki bir işaret var ki “bağışla” diyor. Allah korkusu gelişmiş ki o anda “Rabbim beni bağışla” diyor. “Benden sonra hiç kimseye nasip olmayan bir mülkü bana armağan et.” Hakikaten kendine has, özel bir mülktür o. Ama daha sonra tabii daha büyük bir zenginlik olacaktır Süleyman (as)’ın. Ama benzeri değil, aynısı olmaz. Hiçbir zaman için aynısı olmaz.
