Sayın Adnan Oktar’ın 4 Mayıs 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
İZLEYİCİ SORUSU: Hz. Süleyman (as)'ın imtihanı nasıl oldu?
ADNAN OKTAR: Yakışıklım, benim anladığım, bir süre tahtının üstündeki kendi cesedini Allah ona seyrettirdi karşısına geçip bir süre. Zaten ayette de söylüyor Allah, “tahtın üstüne bir ceset bıraktık” diyor. Ve Süleyman (as) tabii çok korkuyor yani Allah'tan. Allah korkusunun artması için.
Sad Suresi 34-35: “Andolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik, denedik.” Eğittik yani. “Tahtının üstünde bir ceset bıraktık.” Süleyman (as)'ın cesedi. “Sonra eski durumuna döndü.” Yeniden geldi kendi bedenin içine girdi Süleyman (as). Bak arkasından ne diyor? “Rabbim beni bağışla.” Bak Allah nasıl korkutmuş görüyor musun? “Ve benden sonra hiç kimseye nasip olmayan bir mülkü bana armağan et.” Acayip neşeleniyor. “Şüphesiz sen karşılıksız armağan edensin.”
Herhalde Allahualem benim kanaatim o biraz içine döndü. Mürşit olmadan madde olmaktan çıkacak bilgi ona verildiğini tahmin ediyorum. Madde olmaktan çıkacak bilgi verildiği için onu düşünerek bedeninde uyguladığını tahmin ediyorum. Uygulayınca bedeninden çıktı ve kendi bedenini seyretti. Bu da tabii onu çok korkutmuştur. Çünkü Peygamberimiz (sav) de dua ediyor “Yarabbi beni güzel bir çıkarışta çıkar, güzel bir girişte de geri girdir.” Ama diyor bak “beni katından bir sultanla destekle, yardımcı olan.” Ama Süleyman (as)'ın yanında o an yardımcı olacak birisi olmadığı için orada kaldı yani, gördü ve o şiddetli korktu. O an işte Allah ona yardım etti. Yeniden kendi bedenin içine girdi.
Evet olay bu yani. Ama o bayağı alışmış öyle şeylere benim gördüğüm. Cinlerle iç içe, şeytanları çağırıyor, adamlar eşek gibi diziliyor şeytanlar yüzüğün içine. “Çıkın” diyor adamlar çıkıyor yüzüğün içinden diziliyorlar, eşek gibi çalıştırıyor onlar tir tir de titriyorlar. “Geri girin içine” diyor yüzüğün içine giriyorlar vurup kafayı yatıyor, maşallah.
Şimdi o yüzük bulunacak ama mangal gibi yürek gerekir ona parmağı takmak için. Tabii Allah'ın korumasıyla yapılabilir. Çünkü bak kaç bin yıllık cin var içinde. Babadan oğula yaşamışlar, onun içinde yaşıyorlar. Yakut yüzüğün içinde yaşıyorlar. Bir de terbiyeli cinler bunlar. Herhalde normal bir adam aklını atar. Alıştırmak lazım, kolay bir şey değil. Yavaş yavaş olması lazım.
Benim kanaatim insanları önce duman haliyle alıştıracaklar gibi geliyor bana bu konunun ustaları. Duman haline bence alışırsınız, alışırız. Duman haline, evet. Onda ben bir şey meydana geleceğini, bir panik, korku olacağını zannetmiyorum. Azot dumanı gibi, yani yerde duman şeklinde yayılıyormuş, yani öyle diyelim. Ondan kimsenin korkacağını zannetmiyorum. Ama tabii deneyerek olabilir, inşaAllah.
Sonra ikinci safha da şekillenmeye başlıyor. Sonra kalkıp ayakta normal insan haline geliyor. Eğer istemezsen de yeniden yine eriyor. Duman haline gelip yok oluyor. Onu ectoplasm diyorlar. Şey değil yani böyle tüpe konan, denenebilen falan bir şey. Yani maddesi bilinemiyor. Madde olmayan madde ectoplasm denen şey. Yani ne olduğu belli değil yani. Gaz da değil, esir gibi. Esir gibi evet. Esirin bir şekli. Esirin bir tezahür şekli. Yani tıbben kimya, bir laboratuvarda falan kontrol altına alınabilen bir şey değil, madde değil. Çünkü azot falan bir şey. Oksijen bir şey. Bu böyle bir şey değil yani. Yok oluyor, yok. Yani o kadar basit.