Kusursuz uçuş makinası: Yusufçuk
“Harika Canlılar 1 (Balarısı, Somon, Monark, Yusufçuk)” Belgeselinden
KUSURSUZ UÇUŞ MAKİNASI: YUSUFÇUK
İnsanlar uçabilmenin yollarını bulmak için çok uğraştılar. İlk uçağın yapılmasından bugüne yaklaşık 100 yıl geçti. Binlerce değişik modelde uçak geliştirildi. On binlerce bilim adamı daha iyi uçabilen makineler yapmak için çalıştı. Sonuçta ortaya bugün kullanılan mükemmel uçuş makineleri çıktı.
Uçmak büyük bir güçtür. Ancak bu güç ne kadar kontrol altına alınırsa o kadar etkili olur. Gerektiğinde havada durmak veya istenen noktaya iniş yapabilmek en az uçabilmek kadar önemlidir. İşte bu yüzden insanlar manevra yeteneği yüksek bir uçuş makinesi geliştirmişlerdir.
Helikopter havada asılı durabilir, dikine iniş kalkış yapabilir. Özellikle askeri alanda sağladığı avantaj nedeniyle helikopter tasarımı araştırmalarına sınırsız bütçeler var. Ancak yapılan son araştırmalar çok şaşırtıcı bir gerçeği ortaya koymuştur. Günümüz helikopterlerinin uçuş teknolojisi çok küçük ve canlı bir makinenin uçuş teknolojisi ile karşılaştırıldığında oldukça ilkel kalmaktadır. Bu canlı uçuş makinesi yusufçuk böceğidir.
Yusufçuk böceklerinin uçuş sistemi gerçek bir tasarım harikasıdır ve insanların yaptığı hiçbir makine yusufçuk kadar yüksek bir uçuş teknolojisine sahip değildir. Bu yüzden dünyanın önde gelen helikopteri Skorsky'nin son modelinin tasarımı yusufçuğu örnek alarak gerçekleştirilmiştir. Bu projede Skorsky'nin tasarımına yardım eden IBM firması yusufçuğun resmini bu iş için üretilen özel bir bilgisayara yüklemiştir. Ardından yusufçuğun havadaki manevraları da göz önüne alınarak bilgisayarda binlerce çizim gerçekleştirilmiştir. Sonra yusufçuğun uçuş tekniği örnek alınarak Skorsky modeli ortaya çıkarılmıştır. Kısacası insanoğlunun planladığı tasarımın çok daha üstünü küçücük bir böceğin vücudunda yer almaktadır.
Uçuş teknikleri ve kanatlarındaki tasarım insana apaçık bir gerçeği gösterir. Bu küçük canlı bize Allah'ın sanatını gösteren bir yaratılış mucizesidir.
Yusufçuğun gövdesinin üzerinde çaprazlama yerleştirilmiş iki çift kanat bulunmaktadır. Bu yapı ona çok hızlı bir manevra yeteneği kazandırır. Yusufçuk çok kısa bir zamanda, böcekler için şaşırtıcı bir hıza, saatte 50 km'ye ulaşabilir. Olimpiyatlarda 100 metre koşan atletlerin hızlarıysa, sadece saatte 39 km'dir. İyi uçmanın bir diğer şartı da iyi görülür. Uçma eğer mükemmel bir görü sistemiyle desteklenmezse son derece tehlikeli olur. Bu yüzden modern uçak ve helikopterler ileri görü sistemlerine sahiptir.
Yusufçuk da çok üstün bir görü sistemiyle donatılmıştır. Yusufçuk böceğinin Tam 30 bin tane mikro gözü vardır. Her göz ayrı bir noktayı görür. Bu gözlerden gelen bilgiler yusufçuğun bir bilgisayar gibi işlem yapan beynine iletilir. Bu sistem sayesinde yusufçuk harika bir görüş yeteneğine sahiptir.
Yusufçuğun manevra yeteneği ise en gelişmiş helikopterden daha ileridir. Örneğin, ters istikametten hızla gelen bir kamyona çarpmaktan son anda yaptığı bir manevrayla kurtulur. Hem karşıdan gelen otomobilin camına çarpmaktan hem de kendini avlamak isteyen yırtıcı kuştan kaçmak zorunda. Ve bunu çok usta bir manevrayla başarıyor.
Sık manevra yapmak zorunda kalan pilotların karşılaştığı güçlüklerden biri manevra sonrasında uçağın yere göre konumunun belirlenmesidir. Eğer pilot, manevra sonrasında hangi tarafın alt, hangi tarafın üst olduğunu bir an için olsun karıştırırsa uçak düşebilir. Teknisyenler bu tehlikeye karşı özel bir aygıt geliştirmişlerdir. Jiroskop adı verilen bu aygıt, pilota yapay bir ufuk çizgisi gösterir. Pilot bu çizgiyle gerçek ufuk çizgisini karşılaştırır ve uçağın konumunu anında tespit eder. Teknisyenlerin geliştirdiği bu aygıtın bir benzerini yusufçuk milyonlarca yıldır kullanmaktadır.
Yusufçuğun gözlerinin önüne yapay bir ufuk çizgisi çizilmiştir. Vücudu hangi açıyla uçarsa uçsun bu sayede kafasını hep ufuk çizgisine paralel tutar. Yusufçuğun bedeni uçuş sırasında pozisyon değiştirince kafası ve bedeni arasındaki tüyler uyarılır. Bu tüylerin köklerinde bulunan sinir hücreleri uçuş kaslarına yusufçuğun havadaki konumu hakkında bilgi gönderirler. Bu sayede uçuş kasları da kanat çırpma hızı ve sayısını otomatik olarak ayarlar. Böylece en zor manevralarda dahi yusufçuk uçuş yönünü ve kontrolünü hiç kaybetmez. Bu sistem gerçek bir mühendislik harikasıdır.
İşte bu noktada akıl sahibi bir insana düşen görev düşünmektir. Yusufçuk sahip olduğu olağanüstü sistemlerden haberi bile olmayan bir böcektir.
Acaba bu böceğin vücuduna en usta mühendislerin bile örnek aldığı karmaşık uçuş sistemlerini kim yerleştirmiştir?
Kusursuz kanatlarını, bu kanatları çalıştıran motorları, üstün görme sistemini yusufçuğa kim vermiştir?
Bu mükemmel tasarım kimin eseridir?
Canlılığı tesadüflerle açıklamaya kalkan Darwin'in evrim teorisi bu sorular karşısında suskundur. Çünkü yusufçuğun vücudundaki sistemlerin evrim yoluyla yani tesadüflerle ve aşama aşama ortaya çıkmış olması imkansızdır. Bunun nedeni canlının yaşamı için bu sistemlerin hepsinin aynı anda ve eksiksiz olarak var olması zorunluluğudur. Dünya üzerindeki ilk yusufçuk da bugünkü mükemmel mekanizmalarıyla ortaya çıkmış olmalıdır. Nitekim bizlere doğa tarihini öğreten fosil kayıtları da bu gerçeği doğrulamaktadır.
Fosil kayıtları yusufçukların dünya üzerinde aniden ortaya çıktıklarını göstermektedir. 320 Milyon yıllık bu fosil bilinen en eski Yusufçuğa aittir.
Daha önceki devirlerin fosil tabakalarındaysa yusufçuğa benzer hiçbir böcek yoktur. Dahası fosil kayıtları, yusufçuğun ortaya çıktığı günden bu yana hiçbir evrim geçirmediğini de göstermektedir. En eski Yusufçuk fosilleriyle günümüzde yaşayan Yusufçuklar tamamen aynıdır.
Şu anda gördüğünüz 140 milyon yıllık yusufçuk fosiliyle yanına yerleştirilmiş canlısı arasında hiç fark yoktur. Bu gerçekler evrim teorisinin geçersizliğini bir kez daha ispatlamaktadır ve yusufçuk böceğinin de dünyadaki tüm diğer canlılarında nasıl var olduklarını göstermektedir.
Tüm canlılar alemlerin Rabbi olan Yüce Allah tarafından yaratılmıştır ve her canlı onun varlığının bir delilidir. Allah'tan başka hiçbir güç tek bir sineği bile yaratmaya güç yetiremez. Bu gerçek Allah tarafından Kuran'da şöyle bildirilmiştir:
“Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız hepsi bunun için bir araya gelseler dahi, gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de.” (Hac Suresi, 73)
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
