"Allah'ın Doğada Yarattığı Güzellik Ölçüsü: Altın Oran" belgeselinden.
MİKRODÜNYADA ALTIN ORAN
Geometrik şekiller sadece üçgen, kare, beşgen veya altıgenle kısıtlı değildir. Bunlar, değişik biçimlerde bir araya gelerek küp ve piramit gibi üç boyutlu yeni geometrik şekiller oluşturabilirler. Ancak bunların dışında, günlük hayatta hiç karşılaşmadığımız, hatta ismini dahi ilk defa duyduğumuz tetrahedron, oktahedron, dodekahedron, ikosahedron ve heksahedron gibi üç boyutlu şekiller de vardır.
Dodekahedron 13 begkenden, ikosahedron ise 20 üçgenden oluşur. Bilim adamları bu şekillerin matematiksel olarak birbirine dönüşebileceğini ve bu dönüşümün altın orana uyumlu gerçekleştiğini bulmuştur. Mikroorganizmalarda altın oran barındıran üç boyutlu formlar oldukça yaygındır.
Birçok virüs, ikosahedron yapısında bir biçime sahiptir. Bunların en ünlüsü adenovirüsüdür. Adenovirüsünün protein kılıfı, 252 adet protein alt biriminin düzenli bir biçimde dizilmesiyle oluşur.
İkosahedronun köşelerinde yer alan 12 alt birim ise beşgen prizmalar biçimindedir. Bu köşelerden diken benzeri yapılar uzanır. Virüslerin altın oranlar içeren formlarda olduğunu ilk olarak 1950'li yıllarda Londra'daki Birkberg Koleji'nden A. Klug ile D. Casper bulmuştur. Üzerinde ilk tespit yapılan virüsse poliodur. Rino-14 virüsü de polio ile aynı formu gösterir.
Peki, acaba virüsten neden zihnimizde bile zorlukla canlandırabildiğimiz altın orana dayalı özel formlara sahiptir? Bu formların kâşifi A. Klug konuyu şöyle açıklıyor:
“Casper'la ben, küresel bir virüs kılıfı için optimum tasarımın icosahedron tarzı bir simetriye dayandığını gösterdik. Böyle bir düzenleme bağlantılardaki sayıyı en aza indirir. Mimar, Buckminster Fuller'ın yarı küresel jeodezik kubbelerinden çoğu da benzer bir geometriye göre inşa edilir. Bu kubbelerin oldukça ayrıntılı bir şemaya uyularak monte edilmeleri gerekir. Halbuki bir virüs kılıfı alt birimlerinin esnekliğinden ötürü kendi kendini inşa eder.”
Klug'ın bu açıklaması çok açık bir gerçeği bir kez daha ortaya koymaktadır. Bazı bilim adamlarının en basit ve en küçük canlı parçalarından biri olarak gördüğü virüslerde de hassas bir planlama ve muhteşem bir tasarım vardır. Bu tasarım, dünyanın önde gelen mimarlarından, Buckminster Fuller'a ait yapılardan çok daha başarılı ve üstündür.
Dodecahedron'la icosahedron, tek hücreli deniz yaratıkları olan ışınlıların silisten yapılma iskeletlerinde de ortaya çıkar. Pek çok ışınlı radiolaria, her köşesinden birer yalancı ayak çıkan, düzgün dodecahedron gibi bir biçime sahiptir. Işınlılar, yüzeylerindeki bu iki geometrik formdan kaynaklanan şekiller sayesinde değişik güzellikteki bedenleri oluştururlar.