"Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in Tebliğ Mektupları" Belgeselinden
PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)'İN HABEŞİSTAN KRALI'NA GÖNDERDİĞİ TEBLİĞ MEKTUBU
Tarih boyunca yaşamış olan cahiliye toplumlarının inkarcı önde gelenleri, kendilerine gönderilen peygamberlere karşı ortak bir tavır göstermişlerdir. Bu kimselerin birçoğu, Resullerin tebliğine uyan insanların sayısı arttıkça ve din ahlakı insanlar arasında yaygınlaşmaya başladıkça onlara karşı zor kullanmak istemişlerdir. Onları baskı ve işkence ile yıldırmaya çalışmış hatta öldürerek kendilerince yok etme yoluna gitmişlerdir. Kendi batıl dinlerini ve düzenlerini koruyabilmek için Allah'ın rızasını hedefleyen ve onun beğendiği ahlakı yaşayan insanlardan kurtulmak istemişlerdir.
Resullere karşı mücadele veren tüm inkarcı toplumlarda görüldüğü gibi Mekke'nin de refah içinde şımarmış bazı önde gelenleri vardı. Bunlar Mekke'ye egemen olan Kureyş kabilesinin liderleriydi ve Mekke'deki ekonomik canlılıktan en çok onlar istifade ediyordu. Bu para ve statünün kendilerine verdiği güç nedeniyle şımarmış ve zalimleşmişlerdi.
Mekke'de güçlülerin haklı sayıldığı, din ahlakının yaşanmadığı böyle bir dönemde Hz. Muhammed (sav)’in tebliği toplumun önde gelenleri arasında tepki uyandırıyordu. Bunun en önemli nedeni ise Peygamber Efendimiz (sav)’in tebliğiyle Müslümanların sayısının günden güne artması ve İslamiyet’in hızla yayılmasıydı. Bu nedenle toplum üzerindeki hakimiyetlerinin azalmasından korkan inkarcı önde gelenler, Peygamberimiz (sav)'i ve diğer müminleri bu yoldan döndürmek adına her türlü baskı ve zulmü uyguluyorlardı.
Böyle bir zamanda dinsizlikle mücadele eden Müslümanlar Habeşistan'a hicret ettiler. Resulullah (sav), müminlerin eziyet ve işkence görmelerini engellemek için Habeşistan'a gitmelerinin en iyi yol olduğuna karar verdi. O zamanlarda Habeş hükümdarlarına Necaşi deniliyordu. Kızıldeniz'in diğer tarafındaki bu ülke, Ashame adlı Hristiyan bir Necaşi tarafından yönetiliyordu. Necaşi, adil ve merhametli bir kişi olarak tanınıyordu.
Daha önceden Habeşistan Necaşisi'ne gönderilen mektuplar kendisi İslam'a davet edilmişti. Ve bu hükümdar Müslümanları koruyan bir yapıya sahipti. Hz. Muhammed (sav)’in Habeşistan hükümdarı Ashame'ye hitaben yazmış olduğu mektup, Müslümanların Hristiyanlara bakış açısını göstermesi açısından son derece önemlidir. Peygamberimiz (sav), Ashame'yi şu hikmetli sözlerle İslam'a çağırmıştır:
“Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Allah Rasulü Muhammed'den Habeş Necaşisi Ashame'ye. Kendisinden başka ilah bulunmayan, gerçek hükümdar, mukaddes, selam, koruyucu, kurtarıcı olan Allah'ın övgüsünü sana iletirim. Tasdik edip şehadet ederim ki, Meryem oğlu İsa, Allah'ın ruhu ve kelimesidir. Kendisine dokunulmamış Meryem'e nasip edilmiştir. Böylece Meryem, İsa'ya hamile kalmış, Allah Teala da ruh ve nefesinden olmak üzere Adem'i nasıl yarattıysa onu da öylece yaratmıştır. Seni tek olan ve eşi bulunmayan Allah'a çağırıyorum. Ona itaat konusunda karşılıklı yardıma çağırıyorum. Beni takip et, bana uy ve bana gelen şeye iman et. Muhakkak ki ben Allah'ın Resulüyüm. Bu nedenle seni ve etrafında bulunan askerlerini Allah'a iman etmeye davet ediyorum. Nasihat ve sözlerim size ulaşınca kabul etmenizi tavsiye ederim. Amca tarafından yeğenim olan Cafer'i yanında az sayıda Müslüman grubuyla beraber sana doğru yola çıkarıyorum. Selam gerçek hidayet yolu üzerinde bulunanlara olsun.”
Ashame, Hz. Muhammed (sav)’in mektubunun ve Müslüman elçilerle yaptığı konuşmaların sonrasında ülkesine sığınan Müslümanları himayesini almıştı. Habeşistan muhacirleri uzun yıllar hayatlarını burada huzur ve güven içinde sürdürmüşlerdir. Bu dönemden sonra başta Necaşi olmak üzere Habeşistan'da birçok kişi Müslüman olmuştur. Necaşi Peygamber Efendimiz (sav)’e olan hayranlığını şu sözleriyle bile getirmiştir:
“Keşke şu saltanata bedel Muhammed-i Arabi aleyhi salatu vesselamın hizmetkârı olsaydım. O hizmetkârlık saltanatın pek fevkindedir.”
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500