"Müminlerin Güzel Ahlakı" Belgeselinden
KURAN'DA BİLDİRİLEN TEMİZLİK ANLAYIŞI
Temizlik, müminlerin yaratılışına en uygun olan davranış şekillerinden biridir. Bu nedenle bir ibadet olarak uyguladıkları temizlik, müminlere çok büyük bir zevk ve rahatlık verir. Allah, müminlerin maddi manevi her yönden temiz olduklarını pek çok ayetinde bildirmiştir. Kuran'da müminlerin temizliği ile ilgili dikkat çekilen detaylardan bazıları şunlardır:
Kuran'da dikkat çekilen temizlik anlayışı, cahiliye toplumunun temizlik anlayışından çok farklıdır. Kuran'a göre temizlik öncelikle ruhta yaşanır. Kuran'a uygun olmayan tüm ahlak özelliklerinden, mantık örgülerinden ve yaşam tarzından uzaklaşıp arınmak, kişiye manevi bir temizlik sağlar. Manevi temizliğe sahip olan bir insan, aklından ve vicdanından her türlü kötülüğü uzaklaştırır. Kuran'dan habersiz kimselerin normal karşıladıkları kin, kıskançlık, zalimlik, bencillik gibi çirkin özellikleri ruhunda yaşamaz.
İnanan bir insanın dünyada oluşturmak istediği ortam, cennet ortamının benzeridir. Allah'ın cennette olacağını vaat ettiği her şeyi, müminler dünyada da şartların el verdiği oranda yaşamaya çalışırlar. Nitekim cennetin özelliklerinden biri, orada insanların fiziksel temizlikleridir. Tur Suresi’nin 24. ayetinde cennette bulunan insanlar sanki sedefte saklı inci gibi tertemiz, pırıl pırıl olarak haber verilmiştir. Bakara Suresi’nin 25. ayetinde ise cennette tertemiz eşler bulunduğu müjdelenmiştir. Kuran'da yalnızca beden temizliğine değil, müminlerin üzerlerine giydikleri kıyafetlerin de temizliğine dikkat çekilmiştir. Müddessir Suresi’nde şöyle emredilir:
“Elbiseni temizle, pislikten kaçınıp uzaklaş.” (Müddessir Suresi, 4-5)
Temizlik konusunu önemli kılan bir başka yönde kişinin hem kendine hem de karşısındakine olan saygısını yansıtmasıdır. Bu derin saygı, itinayı da beraberinde getirir. Mümin sadece pislikten kaçınmakla kalmaz, içinde yaşadığı derin saygıyı vurgulayan incelikler de sergiler. Bazı insanların kendilerine özen göstermelerinin nedeni, önemli gördükleri kişilerin karşısında bakımlı olmaları ve kendilerini beğendirmeleri gerektiğini düşünmeleridir. Oysa mümin, Kuran ahlakının gereği olarak başkaları için değil, Allah'ın beğendiği bir tavır olduğu için bunu yapar. Kendisinin en rahat ettiği tavır bu olduğu için temizliğe her an dikkat eder.
Kendilerini ve giyimlerini temiz tutan Müslümanlar aynı şekilde yaşadıkları ortamların düzenine de büyük titizlik gösterirler. Kuran'da bu konuda verilen örneklerden biri Hz. İbrahim (as) ile ilgilidir.
“Hani biz İbrahim'e Kabe'nin yerini belirtip hazırladığımız zaman şöyle emretmiştik: Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Tavaf edenler, kıyam edenler, rükûya ve sücuda varanlar için evimi tertemiz tut.” (Hac Suresi, 26)
Allah bu temizliğin öncelikle o mekanı kullanacak ve orada ibadet edecek kimseler için yapılmasını bildirmiştir. Bu nedenle tüm müminler Allah'ın bu buyruğu doğrultusunda yaşadıkları mekanları temiz, estetik ve göze en hoş gelecek şekilde muhafaza ederler.
Mümin ahlakının bir gereği olarak titizlik gösterilen bir başka konuda yiyeceklerin temiz olanlarının seçilmesidir. Bu, Allah'ın Kuran'da müminler için bildirmiş olduğu bir emirdir.
“Size rızık olarak verdiklerimizin temizinden yiyin.” (Bakara Suresi, 57)
“Ey insanlar! Yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak giyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır.” (Bakara Suresi, 168)
Allah, müminlerin temiz yiyecekleri seçtiklerini, ashabı Kehf Ehli ile ilgili kıssada da bildirmiştir. Ayetlerde Kehf Ehlinin alışverişte temiz yiyeceklere yöneldiği şöyle haber verilmiştir:
“Dediler ki: Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi birinizi bu paranızla şehre gönderin de hangi yiyecek temizse baksın, size ondan bir rızık getirsin..” (Kehf Suresi, 19)
Hemen her toplumda Allah'ın Kuran'da tarif ettiği güzel ahlakın bazı yönlerini yaşayan insanlar vardır. Bu insanlar yeri geldiğinde fedakâr, yumuşak huylu, merhametli, adaletli veya yardımsever davranabilirler. Ancak bu kişilerin sabır göstermedikleri anlar olabilir. Mümin ise Kuran ahlakını yaşama konusunda her zaman kararlılık gösterir ve sabırlı davranır. İnsanların hoş olmayan sözlerine ya da davranışlarına dahi sabrederek güzel bir tavırla karşılık verir. Tüm bu olayların kaderinde bu şekilde yaratıldığını bilir ve asla aksi, sinirli, ters bir tavır göstermez. Kuran ahlakının gereği, insanın zarar gördüğü durumda bile karşı tarafa sabır göstermesi, kötülüklere güzellikle cevap vermesidir. Fussilet Suresi’nde Allah şöyle buyurmaktadır:
“İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen en güzel olan bir tarzda kötülüğü uzaklaştır. O zaman seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dostun oluvermiştir. Buna da sabredenlerden başkası kavuşturulamaz ve buna büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.” (Fussilet Suresi, 34-35)
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500