HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Risale-i Nur Külliyatında Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) Gerçeği 1- Be...

Risale-i Nur Külliyatında Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) Gerçeği 1- Bediüzzaman'ın müjdelediği Hz. Mehdi (as)

Harun Yahya
1727
26 Ekim, 2017
Ahir Zaman, Hz. Mehdi ve Hz. İsa
HD Belgeseller

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500

 

Risale-i Nur Külliyatında Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) Gerçeği 1- Bediüzzaman'ın müjdelediği Hz. Mehdi (as)

 

Sonsuz rahmet sahibi olan Allah, tarih boyunca her kavmi lideriyle birlikte yaratmıştır. Kuran'da adı geçen hiçbir kavim lidersiz değildir. Her peygamber, elçi olarak gönderildikleri topluma önderlik yapmıştır. Hiçbir mümin topluluğu lidersiz olmadığı gibi, İslam ahlakının dünyaya hakim olacağı ahir zamanda da Müslümanlar lidersiz kalmayacak, başlarında onlara yol gösterecek bir liderleri mutlaka olacaktır. Bu lider, Peygamber Efendimiz (sav)’in 1400 yıl önce gelişini müjdelediği Hz. Mehdi (as)’dır. Peygamberimiz (sav)’in, Hz. Mehdi (as) hakkındaki hadisleri, mütevatir, yani doğruluğu kesin olan en kuvvetli hadislerdir.

Günümüzde Peygamber Efendimiz (sav)’in, ahir zamanla ilgili hadislerinin büyük bir bölümü gerçekleşmiştir ve gerçekleşmeye de devam etmektedir. Bu da Peygamberimiz (sav)’in hadislerinin doğru olduğunu teyit etmektedir. Peygamberimiz (sav)'den bu yana yaşamış olan pek çok İslam âlimi de, Hz. Mehdi (as)’ın ortaya çıkışı ve Hz. İsa (as)’ın ikinci kez yeryüzüne gelişi hakkında birçok açıklama yapmışlar ve bu mübarek zatların özelliklerini detaylı olarak anlatmışlardır.

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde yer alan detaylı bilgiler ve İslam tarihinde yer alan büyük alimlerin hadisi şerifler doğrultusunda yaptıkları izahlarda, Hz. İsa (as)’ın ikinci kere yeryüzüne geleceği, Hz. Mehdi (as)’ın da zuhur edeceği açıklanmaktadır. Bu iki kutlu zat, birer şahıs olarak gelecekler, cemaatleriyle birlikte kaderlerinde belirlenmiş görevlerini Allah'ın izniyle tam olarak yerine getireceklerdir.

Hicri 13. asrın müceddidi, Bediüzzaman Said Nursi Hz. de eserlerinde konuyla ilgili ayetler ve Peygamberimiz (sav)’in konuyla ilgili hadisleri ışığında son derece önemli açıklamalarda bulunmuştur. Bediüzzaman Said Nursi Hz., Hz. Mehdi (as)’ın gelişini müjdelemiştir.

Bediüzzaman Hz. Risale-i Nur külliyatının birçok yerinde gelecekte gerçekleşecek önemli olaylar hakkında ayetler ve Peygamberimiz (sav)’in hadisleri ışığında bazı haberler vermiştir. Bunlar arasında ahir zaman alametleri ve Hz. Mehdi (as) konusu da çok geniş bir yer tutmaktadır. Bediüzzaman Hz., kendisinden yüzyıl sonra Hicri 1400'de gelecek olan ve tüm Müslümanların yüzyıllardır heyecanla bekledikleri ahir zamanın büyük Mehdi’sinden çok açık ve ayrıntılı olarak bahsetmiştir. Üstad Bediüzzaman Hz. Risale-i Nur külliyatında 68 yerde Hz. Mehdi (as)'ın bir şahıs yani bir insan olarak zuhur edeceğini ifade etmiştir. Yine birçok yerde de Hz. Mehdi (as)'ın cemaatine ve yerine getireceği görevleri Hz. İsa (as)’ın ikinci kez yeryüzüne gelişine ve Hz. Mehdi (as) ile birlikte hareket edeceğini detaylarıyla açıklamıştır.

İslam ahlakının dünya üzerindeki hakimiyetinin bu iki kutlu şahıs döneminde gerçekleşeceğini ve İtihad-ı İslam olarak adlandırdığı büyük bir birlik ve beraberlik oluşacağını ifade etmiştir. Bunun yanı sıra Hz. Mehdi (as)’ın geliş vakti, geleceği ortamın şartları, göreve başlayacağı yer, onu diğer mücedditlerden ayıran görevleri ve bu görevlerinde ona yardım edecek şahıslar hakkında da önemli bilgiler vermiştir. Bediüzzaman Hz., Hz. Mehdi (as)'ın gelişinin Allah'ın bir vaadi olduğunu ve mutlaka gerçekleşeceğini şöyle bildirmiştir.

“Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında, fitnelerin en yoğun olduğu dönemde elbette en büyük bir müçtehit, hem en büyük bir müceddit, hem hakim, hem Mehdi, hem mürşit, hem kutbu azam olarak bir zat-ı nuraniyi, nurlu bir zat-ı, yani Hz. Mehdi (as)’ı gönderecek ve o zat, Hz. Mehdi (as) da ehl-i beyt-i nebevîden, Peygamberimiz (sav)’in soyundan olacaktır. Cenâb-ı Hak, bir dakika zarfında beynes semâ vel arz âlemini, yerle gök arasındaki âlemini bulutlarla doldurup boşalttığı gibi bir saniyede denizin fırtınalarını teskin eder, dindirir ve bahar içinde bir saatte yaz mevsiminin numunesini, örneğini ve yazda bir saatte kış fırtınasını icat eden Kadir-i Zülcelal, her şeye muktedir olan Yüce Allah, Hz. Mehdi (as) ile de alemi İslam'ın, İslam aleminin zulümatını, zulüm devrini, karanlığını dağıtabilir. Ve vaat etmiştir, vaadini elbette yapacaktır.” (Mektubat, s. 425)

Üstadımızın bu sözünden Hz. Mehdi (as)'ın en büyük müçtehit yani ihtiyaç olduğunda ayetlerden hüküm çıkaran büyük İslam âlimi ve en büyük bir müceddit yani her yüzyıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyacına göre ders vermek üzere gönderilen büyük İslam âlimi, hakim, mürşid yani doğru yolu gösteren kişi, Mehdi ve  hem kutb-u azam yani Müslümanların kendisine bağlandıkları büyük evliya, zamanın en büyük mürşidi olacağını ifade etmiştir. Hz. Mehdi (as)'ın ahir zaman fitnelerinin en yoğun olduğu dönemde geleceğini ve Allah'ın onu vesile ederek dünya çapında bu fitneleri sona erdireceğini söylemiştir.

 

Hz. Mehdi (As)’In Gelişi, Vakti Belirlenmiş, Kesin Bir Gerçektir

 

Bediüzzaman Hz., Risale-i Nur'un çeşitli bölümlerinde çok sayıda delil göstererek, Hz. Mehdi (as)'ın Hicri 1400'de yani Miladi 1979'da göreve başlayacağını söylemiştir. Bu sözlerden biri şu şekildedir:

 “İstikbal-i dünyeviyede, dünyanın geleceğinde, 1400 sene sonra, yani Hicri 1400'de gelecek bir hakikati, Hazret-i Mehdi (as)’ı asırlarında, kendi yaşadıkları dönemde, karip, yakın zannetmişler.” (Sözler, s. 318)

Said Nursi Hz. bu sözüyle, Hz. Mehdi (as)’ın, Peygamberimiz (sav)’den 1400 sene sonra geleceğini belirtmiştir. Bediüzzaman Hz., 1400 yıl sonra ifadesini kullanarak, aynı zamanda Hicri 1400 ile 1500 arasında görev yapacak olan müceddidin de Hazret-i Mehdi (as) olduğuna dikkat çekmiştir.

Bediüzzaman Hz., Hz. Mehdi (as) ve yardımcılarını, baharda gelecek kutsi çiçekler, kendisini ise kışta gelen ve Hz. Mehdi (as) öncesinde ona ortam hazırlayan öncü bir askeri olarak nitelendirmiş, yapmakta olduğu hizmetleriyle Hz. Mehdi (as)'a zemin hazırladığını, öncülük ettiğini belirtmiştir.

“O ileride gelecek acip şahsın, şaşılan ve hayret uyandıran şahsın, bir hizmetkârı ve ona yer hazır edecek bir dümdarı, önceden gelen takipçisi ve o büyük kumandanın pişdar bir neferi, öncü bir askeri olduğumu zannediyorum.” (Barla Lahikası, s.162)

“Ben böyle bir nurun zuhuruna, Hz. Mehdi (as)’ın ortaya çıkışına çok intizar ettim, gözledim ve ediyorum. Fakat çiçekler baharda gelir. Öyleyse o kutsi çiçeklere, Hz. Mehdi (as) ve cemaatine zemin hazır etmek lazımdır. Ve anladık ki, bu hizmetimizle o nurani zatlara, Hz. Mehdi (as)’a ve talebelerine zemin ısrar ediyoruz, hazırlıyoruz.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 189, Mektubat, 34)

Said Nursi Hz., Hz. Mehdi (as) ve cemaatini ahir zamanın sahipleri olarak bildirirken onların yaşadığı dönemin teknolojinin, bilimin, sanatın en yüksek noktasına ulaştığı hayatın geniş dairesi olacağını ve bu ihlaslı çabalarıyla güzel sonuçlar alacaklarını kendisinin ise Hz. Mehdi (as) ve talebelerinin yaşadığı dönemde vefat etmiş olacağını ifade etmiştir.

“Ta ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri, yani Hz. Mehdi (as) ve şakirtleri, talebeleri Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sümbüllenir. Bizler de kabrimizde seyredip Allah'a şükrederiz.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 138, Kastamonu Lahikası, s. 72))

Bediüzzaman Said Nursi Hz., “ta Ahir Zamanda” ifadesiyle Hz. Mehdi (as)'ın kendi yaşadığı dönemden sonra geleceğine önemle dikkat çekmiştir. Üstadın bu açıklamalarını sonraki bölümlerimizde ele alacağız.

Bediüzzaman Hz., Ahir Zamanın Büyük Mehdi'sinin üç büyük vazifesinin olacağını ifade etmiştir. Bu vazifeleri, diyanet, saltanat ve siyaset alanlarında olacaktır. Ve Hz. Mehdi (as) bu üç büyük görevi bizzat kendi yaşadığı dönemde toplu olarak yerine getirecektir. İman hakikatlerini anlatmak, sarsılmaz bir imanı yayarak iman ehlini delaletten kurtarmak, materyalizm, Darwinizm gibi dinsiz ideolojileri fikren etkisiz hale getirerek insanların imanına vesile olmak, İttihad-ı İslam'ı yani İslam birliğini kurarak ve Hristiyanlarla ittifak ederek manen çok güçlü bir birlik oluşturmak ve İslam ahlakını tüm dünyaya hakim etmek. Bediüzzaman Hz. ayrıca, Hz. Mehdi (as)'ın diyanet, saltanat ve siyaset alanında yapacağı bu üç büyük görevinin kendi yaşadığı dönemde yerine getirilmesinin kesinlikle mümkün olmadığını da söylemiştir.

“Hem bu üç vezaifi birden bir şahısta, yahut cemaatte bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerh etmemesi, birbirine engel olmaması pek uzak. Adeta kabil, mümkün görünmüyor. Ahir zamanda, Ali Beyti Nebevi'nin, Peygamberimiz (sav)'in soyunun Cemaat-i Nuraniyesi'ni, Nurani cemaatini temsil eden Hz. Mehdi (as)’da ve cemaatindeki şahs-ı manevi de yani hem Hz. Mehdi (as)'ın zatının hem de onun cemaatinin bir arada hazır bulunduğu bir dönemde ancak içtima edebilir.” (Kastamonu Lahikası, s. 117, Mektubat, s. 139)

Said Nursi Hz. Emirdağ Laikası'nda ise, önceki asırlarda da insanları hidayete yönelten bazı Müslüman alimlerin mücedditlerin geldiğini, ancak bu kişilerin Hz. Mehdi (as)'ın üç görevinden yalnızca birisini bir cihetle yaptıklarını ve bu sebeple ahir zamanın Büyük Mehdi'si unvanını alamadıklarına dikkat çekmektedir. Oysa ahir zamanda zuhur edecek olan Büyük Hz. Mehdi (as), bu üç görevin tamamını birlikte ve eksiksiz yerine getirecektir.

“Gerçi her asırda hidayet edici, doğruya davet eden bir nevi Mehdi ve müceddit geliyor ve gelmiş. Yani her bir müceddit, bir nevi Mehdi gelir. Fakat her biri, üç vazifelerden birisini, Hz. Mehdi (as)'ın bizzat gerçekleştireceği üç büyük görevden birini bir cihette yapması itibariyle, sadece bir tanesini bir yönüyle yapması nedeniyle, ahir zamanın Büyük Mehdi'si unvanını almamışlar.” (Emirdağ Lahikası, s. 260)

Bediüzzaman Hz. sözlerinde ahir zamanda gelecek olan Hz. Mehdi (as)'ın bir veya iki görevi değil tam olarak üç görevi olduğundan ve bu üç görevi de bir arada yerine getireceğinden söz etmiştir. Bu üç görevi yerine getirmesi onun büyük Mehdi olmasının en önemli alametlerinden olacaktır.

Hz. Mehdi (as), Allah'ın izniyle, Allah'ı inkar üzerine kurulmuş materyalist, Darwinist ve ateist felsefelerle ilmi delillere dayalı fikri bir mücadele içinde olacak ve bu felsefelerin insanlar üzerindeki etkisini tam anlamıyla kaldırarak dünyanın Allah'a bir ve tek olarak iman etmesine vesile olacaktır. Bunları yaparken, Bir yandan da İttihad-ı İslam'ın yani İslam Birliği'nin kurulmasını sağlayacak ve Kuran ahlakını dünyaya hakim etme görevini yerine getirecektir.

Buraya kadar anlatılanlar, Allah'ın üstün bir ilim ve hikmetle lütufta bulunduğu Bediüzzaman Said Nursi Hz'nin Hz. Mehdi (as)'ın ahir zamanda geleceğine yönelik izahlarından yalnızca çok az bir kısmını içermektedir. Ancak bu birkaç hikmetli sözü bile Mehdiyet konusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kadar açık, kesin ve net bir gerçek olduğunun anlaşılması için yeterlidir.

 

Hz. İsa (as) Tekrar Yeryüzüne Gelecektir

 

Kuran ayetlerinde ve alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinde Hz. İsa (as)’ın ikinci kez yeryüzüne geleceği müjdelenmiştir. Şüphesiz bu çok büyük bir mucizedir.

Kuran'da açıkça bildirildiği üzere inkar edenler Hz. İsa (as)’ı öldürememişler ancak onlara bu durumun bir benzeri gösterilmiştir. Allah, Hz. İsa (as)'ı canlı olarak kendi katına yükseltmiştir. Şeytandan Allah'a sığınırım:

 “Ve biz, Allah'ın Resulü, Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük demeleri nedeniyle de onlara böyle bir ceza verdik. Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara O'nun benzeri gösterildi. Gerçekten O'nun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların, bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. O'nu kesin olarak öldürmediler, “mâ katelehû.” Bilakis, Allah O'nu kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” 

(Nisa Suresi, 157-158)

Bediüzzaman Said Nursi Hz. de Risale-i Nur külliyatında Hz. İsa (as)'a ve ikinci kez yeryüzüne girecek olmasına çok geniş yer ayırmıştır.

 

Hz. İsa (as)'ın Allah Katına Alınışı

 

Bediüzzaman Hz. Mektubat isimli eserinin girişinde üç hayat tabakasından bahsetmiştir. Bunlardan birincisi tüm insanların şu an yaşadığı hayat tabakasıdır. İkincisi ise Hz. Hızır (as)'ın yaşadığı hayattır. Bediüzzaman bu hayatı, “bir vakitte pek çok yerlerde bulunabilirler. Bizim gibi beşeriyet levazımatıyla daimi mukayyet değillerdir. Bazen istedikleri vakit bizim gibi yerler içerler. Fakat bizim gibi mecbur değillerdir” şeklinde açıklar.

Üçüncüsü ise Hz. İsa (as)'ın bulunduğu hayat tabakasıdır. Said Nursi Hz., Hz. İsa (as)'ın bulunduğu hayat tabakasını şöyle tarif etmektedir:

 “Üçüncü tabakayı hayat, Hz. İdris (as) ve İsa (as)'ın tabakayı hayatlarıdır ki, beşeriyet levazımatından gerekli olanlar ayrılmak suretiyle melek hayatı gibi bir hayata girerek nurani bir güzellik kazanır. Adeta bedeni misali letafetinde ve cesedi, necm-i nuraniyet'inde olan cism-i dünyevileriyle semavatta bulunurlar.” (Mektubat, s. 6)

Said Nursi Hz., Hz. İsa (as)'ın insanların hayatlarını devam ettirmek için gerek duydukları her şeyden uzaklaştığını, meleklerinkine benzer bir hayata kavuşup, nurani bir güzellik kazandığını, ve Hz. İsa (as)'ın bir yıldız gibi parlayan eşsiz güzellikteki dünyevi bedeniyle gökyüzünde bulunduğunu anlatmıştır.

Bediüzzaman Said Nursi Hz’nin, Hz. İsa (as)'ın ikinci kez dünyaya gelişiyle ilgili olarak dikkat çektiği bir diğer önemli konuysa şüphe içindeki kişiler hakkındadır. Bediüzzaman Hz. açıklamalarında, tüm kainatı yoktan var eden, her şeye kadir olan Rabbimizin, Hz. İsa (as)'ı ikinci kez dünyaya getirmeye muktedir olduğunu bu zihniyetteki insanları hatırlatmıştır.

“Evet, her vakit semavattan, melaikeleri yere gönderen ve bazı vakitte insan suretine vaaz eden Hz. Cibril (as)’ın Dıhye suretine girmesi gibi, ve ruhanileri alemi ervahtan, ruhlar aleminden gönderip beşer suretine temessül ettiren, hatta ölmüş evliyaların çoklarının ervahlarını, ruhlarını cesedi misaliyle dünyaya gönderen bir Hakim-i Zülcelal, Hz. İsa (as)'ı İsa dinine ait en mühim bir hüsnü hatimesi, güzel netice için değil semayı dünyada cesediyle bulunan ve hayatta olan Hz. İsa (as), belki alem-i ahiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azime için ona yeniden ceset giydirip dünyaya göndermek, o hâkimin hikmetinden uzak değil. Belki onun hikmeti, öyle iktiza ettiği için, gerektiği için vaat etmiş ve vaat ettiği için elbette gönderecek.” (Mektubat, 15. Mektup, s. 56-57)

Üstad Hz’nin de vurguladığı gibi, melekleri insan suretinde yeryüzüne gönderen, kainattaki bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm boyutların tek sahibi, alemin Rabbi olan Yüce Allah'ın, Hz. İsa (as)'ı da istediği zaman, istediği surette yeniden dünyaya geri getirebileceği açıktır. Hz. İsa (as)'ın böyle önemli bir dönemde ve böyle şerefli bir görev için yeniden dünyaya geleceğini vaat eden Rabbimiz mutlaka vaadini yerine getirecektir. Peki Hz. İsa (as) geldiğinde bu mübarek zatı tanımak nasıl mümkün olacaktır?

 

Hz. İsa (as) Geldiğinde İmanın Nuruyla Tanınacaktır

 

Hz. İsa (as)'ın dünyaya ikinci kez geldiğinde nasıl tanınacağı konusu her zaman merak konusu olmuştur. Bediüzzaman Hz. Risale-i Nur'da bu konuya da açıklık getirmiş ve Hz. İsa (as)'ın imanın nuruyla tanınacağını haber vermiştir. Ancak Hz. İsa (as)'ı herkesin tanıyamayacağını sadece ona yakın olan kişilerin ve imanda derinleşmiş olanların iman nuruyla tanıyabileceklerini belirtmiştir.

“Hz. İsa (as) geldiği vakit, herkes O'nun hakiki İsa olduğunu bilmek lazım değildir. O'nun mukarreb, yakınları ve havası, dindarlar ve manevi derecesinde yüksekler, nur-u imanla onu tanır. Yoksa bedahet, aşikârlık derecesinde herkes onu tanımayacaktır.” (Mektubat, 15. Mektup, s. 56-57)

 

Hz. İsa (as), İslam Diniyle Hükmedecek, Kuran'a Tabi Olacak

 

Hz. İsa (as), yeniden yeryüzüne geldiğinde Kuran'a tabi olacak ve Kuran'la hükmedecektir. Hristiyanlık, Müslümanlığa inkılap edecek, yani Hristiyanlar Müslüman olacaklardır. Hz. Mehdi (as)'ın vesilesiyle oluşan bu güçlü ittifakın, deccaliyete yani dinsizlik akımına karşı verdiği fikri mücadele galibiyetle sonuçlanacaktır. Risale-i Nur'da bu konuyla ilgili aktarılanlar şöyledir:

 “‘Ahir zamanda Hz. İsa (as) gelecek, şeriat-ı Muhammediye ile amel edecek’ mealindeki hadisin sırrı şudur ki; Ahir zamanda, felsefe-i tabiyenin, tabiat felsefesinin verdiği cereyan-ı küfriye, inkârcı hareket ve inkâr-i uluhiyete, Allah'ı inkara karşı İsevîlik dini tasaffî ederek, arınarak ve hurafattan tecerrüt edip, hurafelerden temizlenip, İslamiyet'e inkılap edeceği bir sırada, nasıl ki İsevîlik şahs-ı mânevîsi vahy-i semâvî kılıncıyla o müthiş dinsizliğin şahs-ı mânevîsini fikren öldürür, öyle de Hz. İsa (as) İsevîlik şahs-ı mânevîsini temsil ederek dinsizliğin şahs-ı mânevîsini temsil eden deccalı etkisiz hâle getirir. Yani inkâr-ı uluhiyet fikrini öldürecek, etkisiz hâle getirecek.” (Mektubat, s. 6)

“Ahir zamanda Hz. İsa (as) gelecek, şeriat-ı Muhammediye ile amel edecek” mealindeki hadisin sırrı şudur ki, İsevilik dini tasaffi ederek, arınarak ve hurafattan tecerrüt edip İslamiyet'e inkılap edeceği açıklamasında, Hz. İsa (as)'ın ahir zamanda tekrar dünyaya geldiğinde İslam dininin gereklerine göre hareket edeceği yönündeki hadisi tefsir etmiştir. Hz. İsa (as)'ın mücadelesi, çeşitli hurafeler ve geleneklerle özünden uzaklaşan Hristiyanlığın özüne dönmesiyle başlayacaktır.

Hz. İsa (as), Hristiyanlığı tüm batıl hurafelerden temizleyecek ve daha sonra da İslamiyet'e dönecektir. Böylece Hristiyanlar ve Müslümanlar birlik olup, dünya üzerinde çok büyük bir güç oluşturacaklardır.

“İşte böyle bir sırada, o cereyan, pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hz. İsa (as)'ın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakiki İsevilik dini zuhur edecek, yani rahmet-i ilahiyetinin semasından nüzul edecek, hali hazır Hristiyanlık dini o hakikate karşı tasaffi edecek, saflaşacak, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaiki İslamiye ile birleşecek, manen Hristiyanlık bir nevi İslamiyete inkılap edecektir.” (Mektubat, s. 53)

 Hz. İsa (as)'ın yapacağı ilk şey, vahyedilmesinden sonra çeşitli tahrifata uğrayan Hristiyanlık dinini aslına döndürmek, tüm batıl, aslı olmayan uygulamaları, gereksiz gelenek ve kuralları ortadan kaldırmak olacaktır. Hristiyanlığın ilk vahyedildiği haline, yani özüne geri dönüşünden sonra, Allah'ın, son hak dini ve Allah'ın katında tek geçerli din olan İslam'ın gerçekleriyle birleşecek ve İslam'a dönüşecektir.

“Ve Kuran'a iktidâ, uymak, tabi olmak, ederek, o İsevilik şahs-ı manevisi tabi ve İslamiyet, metbu, tabi olunan makamında kalacak. Dini hak, bu iltihak neticesinde azim bir kuvvet bulacaktır. Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrıyken mağlup olan İsevilik ve İslamiyet, ittihat neticesinde dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadındayken alem-i semavatta cism-i beşerisiyle bulunan şahs-ı İsa (as) o din-i hak cereyanının başına geçeceğini bir muhbir-i sadık Hz. Muhammed (sav) bir Kadir-i külli şeyhin vaadine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır, madem Kadir-i külli sey’ vadetmiş, elbette yapacaktır.” (Mektubat, s. 54)

Hristiyanlığın Hz. İsa (as) ile başlayacak olan bu dönüşümü, son kitap olan ve tüm inananların uymakla mükellef olduğu Kuran'a tabi olmasıyla neticelenecektir. Hz. İsa (as)’ın şahsı ve ona tabi olan Hristiyanlar, İslam'a tabi olacaklardır.

 

Hz. İsa (as)'ın Hz. Mehdi (as) İle Buluşması

 

Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın ortaya çıkışı, yüzyıllardır İslam ümmeti tarafından beklenen müjdeli olaylardır. Rivayetlerde bu mübarek şahısların çıkış alametleri olarak bildirilen olayların, pek çoğu hadislerle mutabık bir şekilde ve art arda gerçekleşmektedir. Bu durum, Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın zuhur ettiklerinin önemli bir göstergesidir. Peygamber Efendimiz (sav)’in sahih hadislerinde Hz. İsa (as)’ın Hz. Mehdi (as) ile aynı yüzyılda zuhur edecekleri ve İslam ahlakını tüm dünyada yerleşik kılma amacıyla mücadele edecekleri anlaşılmaktadır. Pek çok sahih hadiste yer alan bu bilgiler Hz. İsa (as) ile Hz. Mehdi (as)’ın zuhurlarının ardından bir araya geleceklerini de göstermektedir. Tüm dünya Müslümanları bu büyük buluşmayı hasretle ve heyecanla beklemektedir.

Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde Hz. İsa (as)'ın, Hz. Mehdi (as)'ın arkasında namaz kılacağını bildirmiştir.

“İmamları salih bir insan olan Mehdi olduğu halde Beytü’l Makdis'e sığınırlar. Orada imamları kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne geçtiği bir sırada bir de bakarlar ki, Meryem oğlu İsa sabah vaktinde inmiştir. Mehdi (as), Hz. İsa (as)’ı öne geçirmek için arkaya çekilir. Hz. İsa (as) onun omuzlarına elini koyar ve ona der ki, ‘geç öne namazı kıldır. Zira kamet, farz namazı kılmak için okunan ezan, namaza başlama işareti senin için getirilmiştir.’” 

(Ebu Rafi’den rivayet edilmiştir. İmam Şarani, Ölüm, Kıyamet ve Ahiret ve Ahirzaman Alametleri)

 Üstad Hz., Peygamberimiz (sav)’in bu hadisine dikkat çekerek, bu olayın Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın bir araya gelişlerinin önemli alametlerinden biri olduğunu hatırlatmıştır.

“Hatta ‘Hz. İsa (as) gelir, Hz. Mehdi (as)’a namazda iktida eder, uyar, tabi olur’ diye rivayeti bu ittifaka, birleşmeye ve hakikat-i Kuraniye'nin metbuiyetine ve hakimiyetine, Kuran hakikatlerine uyulmasına ve tabi olunmasına işaret eder.” (Şualar, s. 493)

 Hz. İsa (as) yeryüzüne önceki gelişinde namaz ibadetini yerine getirdiği gibi, ikinci kez gelişinde de Allah'ın izniyle bu ibadetine devam edecektir. Kuran'da bu konu şöyle bildirilmektedir:

Şeytandan Allah'a sığınırım: 

“İsa dedi ki: Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Allah bana kitabı verdi ve beni peygamber kıldı. Nerede olursam olayım beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe bana namazı ve zekatı vasiyet etti.” (Meryem Suresi, 30-31)

 Ahir zamanda Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) ortaya çıkacak, Hz. İsa (as), Hz. Mehdi (as)'ın imamlığında namaz kılacaktır. Ahir zamanda Hz. Mehdi (as)'ın bizzat yerine getireceği üç büyük görevle ve ardından Hz. İsa (as)'ın nüzulü ve Hristiyanların Müslümanlığa geçişiyle dünya üzerinde İslam ahlakı hakim olacaktır.

 

Sonuç

 

Bediüzzaman Said Nursi Hz. eserlerinde ele aldığı her konuda son derece isabetli, ferasetli, basiretli ve hikmetli yorumlarda bulunmuştur. Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)’in hadisleri doğrultusunda yaptığı önemli açıklamaların çoğu zaman içinde gerçekleşmiştir. Kuşkusuz ki Bediüzzaman Hz’nin Peygamberimiz (sav)’in yüzlerce hadisinde açık ve kesin ifadelerle anlattığı ahir zamanın Büyük Mehdi'sinin zuhuru konusundaki müjdeleri de aynı şekilde gerçekleşmiş ve gerçekleşmeye devam etmektedir.

Vakit, Peygamberimiz (sav’)in hadislerinde Hz. Mehdi (as)’ın zuhuru, dolayısıyla Hz. İsa (as)’ın nüzulü için bildirdiği vakittir. Asırlardır, inananların hasretle zuhurlarını bekledikleri bu iki kutlu zatın çıkışı inşaAllah bu yüzyılda gerçekleşecektir. İçinde bulunduğumuz Hicri 1400'de yaşayan ve bu tarihi şahısların çıkışını hasretle, ümitle, şevkle bekleyen samimi Müslümanlar, inşaAllah Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın destekçilerinden, yardımcılarından, talebelerinden olabileceklerdir.

Bediüzzaman Hz., Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın gelişi, gerçekleşecek olan kutlu olaylar ve İslam ahlakının hakimiyeti hakkında Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)’in hadisleri dışında daha pek çok bilgi vermiştir. Belgesel serimizin sonraki bölümlerinde Hz. Mehdi (as)'ın çıkış vakti, faaliyetleri, çalışmaları ve talebeleri hakkında aktardığı bilgileri detaylarıyla izleyebilirsiniz.

 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
zip
zip
Bediüzzaman Said-i Nursi
Hz. İsa şahıs olarak gelecek
Kumandan
Mehdiyet
Mürşid
Namaz
Peygamberimizin soyu
Risale-i Nur
İslam Ahlakı
İslamiyet
İttihad-ı İslam
youtube