Vicdanın sesi zamanla azalır mı? (İzleyici sorusu)
Adnan Oktar'ın 10 Aralık 2017 tarihli A9 TV röportajından
Vicdanın sesi zamanla azalır mı?
İZLEYİCİ SORUSU: Merhaba Adnan Bey. Vicdanınız sesi azalır mı?
ADNAN OKTAR: Canım benim, bir kere verildi mi o bir daha azalmaz, muntazamdır. Çünkü Allah Ruhul Kudüs’le insanı desteklediğinde, kutsal ruhla desteklediğinde o vicdan oturuyor, bir daha gitmiyor o. O şekilde. Ben mesela küçükken, çok iyi hatırlıyorum, Ulu Canlar'da annemle gidiyorduk. Dün gibi aklımda, ufacık daha çocuğum yani küçük. 4 Yaşında falandım. 4-5 yaşında falan. Annem dedi ki, seni kucağıma alayım dedi. Sakın dedim. Ben zaten elinde, çünkü paket var elinde. Eve eşya, yiyecek falan paketleri var bir de ben, öyle bir şey olmaz dedim. Kesinlikle kabul etmem dedim. Çocuktum, 5 yaşındayım,4 yaşında falandım küçüktüm. Yerde pıtı pıtı yürüyordum. Bir dükkan vardı böyle çikolata falan satanı yer, onun vitrinin içine sokuyorlardı ve ben kendim istediğim çikolatayı oradan gidip buluyordum. Mesela oradan düşünüyorum çocukluğumda. Mesela düğüne gitmiştim hiç unutmam, alt kattaydı düğün. Böyle pencereleri ızgarayla kaplamışlar, tel ızgarayla. O da kirlenmiş, tozlanmış. Ben o zamanlar 6 yaşında falandım, küçük çocuğum, 6-7 yaşında. Ben hayret etmiştim insanlara, diyorum bu insanlar bütün gün böyle eğleniyor, Allah korkusu kimsenin aklına gelmiyor mu acaba diye. Çünkü hiç Allah'tan bahsetme yok. Unutmuşlar böyle, bir acayip durum vardı. Herkes ama. Mesela bende korku vermişti o bana. Yani beni bir korku gibi bir his kaplanmıştı, rahatsız olmuştum çocukken. İnsan bilmez diye bir şey yok, bilir. Her zaman bir şey olduğunda insan bilir. Ama ben hayret ettiğim, hiç dini eğitim vermediler bana çocukken. Mesela şunlar haramdır.. Şarap, hiç bilmiyordum şarap. Nasıl olurdu böyle öğretilmez yani? Hep başıbozukluktu. Başıboştu o zaman. Bütün, her yer. Köye giderdik, köyde de çocuklar hiç kimse bir şey anlatmazdı. Mahallede de çocuklar. Başka mahallelere giderdik, oralarda öyleydi. Tokat’a da giderdik, orada da öyle. Amasya'ya giderdim, orada da öyle. Hiç kimse hiçbir şey bilmiyordu çocuklar. Çocuklara dini eğitim çok önemli. Bu nasıl bir insanlık anlayışı? Ben anlamıyorum ki. On dakika çocuğu al karşına, helalleri haramları say, on dakikanı alır, on dakika. Bir kere söyle bir kere. Hiç söylemiyorlar. Mesela biz sokakta Yeşil Irmağın kenarında falan yıkanırdık orada. Oo, hep boş kafalıydı çocuklar. Dikkat ederdim hep ipsiz-sapsız, yok bilmem ne falan böyle. Berbat konuşmalar, berbat izahlar. Amasya'ya giderdik, öyleydi. Sungurlu'ya gitmiştik, orada da öyle. Kimi gözlemlesem öyle. Çok dikkatli izliyordum. Israrla Allah'tan bahis yoktu. Halbuki çok kolay o. Bir kere anlatsalar bile çocuğun kafasına yerleşir kalır, bir kere.
