Bu sinyal yapraktan çiçeklenmenin meydana geldiği en uçtaki filize kadar tüm damar sisteminde dolaşır
İmanlarına vesile olur, kalplerini açar, ferahlık meydana getirir.
Yani evrimcilerin iddia ettikleri gibi canlılar uzun bir zaman sürecinde küçük kademeli gelişmelerle meydana
Dolayısıyla kaliteyi meydana getiren insan olduğu için insanın klas olması, temiz, düzgü
Bunların mezhepleri meydana getireceğini ve mezhepleri de Mehdi (as)’ın kaldıracağını söylüyor.
sertleşir ve cisim halini alır ama tabii o aklın ihtiyarini alacağı için, o tip şeyler yani korku meydana
İnsanı sinirli yapar, kansızlık meydana getirir, vücut direncini kırar.
Dünyanın Batı yarıküresinde gelişmiş ülkelerde meydana gelen insanlık suçları ve saldırılar büyük bir
Sosyal medyada yazılan bir cümle, paylaşılan bir makale, bir toplantıda söylenen bir söz veya insanların
Belçika medyasının haberlerine göre Başbakan ilk başta istifaları kabul etmedi.
Bu sivil kayıplar, intihar saldırılarında meydana gelen toplam kayıpların 86 sını oluşturuyor. 2015 te
Gerek Batılı devlet adamlarından, hükümet sözcülerinden ve siyasilerden, gerekse Batı medyasından PYDnin
Batı medyası da bu süreci, özgürlük savaşçıları, barış güvercinleri, demokrasi kahramanları PYD YPGlilerin
Bu yardım ederken meydana gelecek olaylardan da sorumlu olmaz.
Meydana gelen olaylardan sorumlu olmaz. Bunlar denebilir.
Benim soğukkanlı, delikanlıca üslubum insanların gönlünde ferahlık ve esenlik meydana getirdi.