logo HARUN YAHYA
Müslümanlara güvenmekte tereddüt etmemek...

İnsanların bu tedirginliklerinde çok fazla haklılık payı da vardır elbette.

Bu nedenle bir insanın müminlere karşı temkinli davranması tamamen yersizdir.

İnsanın hayatındaki ani değişiklikler, sürpriz gelişmeler, beklenmedik iniş çıkışlar, insan için özel yaratılan büyük güzelliklerdir.

Oysa ki bu her zaman için insana fayda getirecek bir istek değildir.

, kimi zaman da nimet artışlarını büyük hikmetlerle yaratmaktadır.

davranamayan bir kişi, çözümü kendi halinde yaşamakta ve gerekmedikçe kimseyle diyalog kurmamakta bulmuş

Dost olunacak bir insanda aranılacak en hayati özelliklerden biri 'güvenilirlik'tir

Ancak yine de, bazen bu özelliklerden herhangi birinin eksikliği, çok fazla önemsenmeyebilir.

Kendinden önce her zaman mutlaka dinin ve inananların menfaatlerini gözetmesidir.

Her zaman nefsinin yanında olan bir insan, kimseyle gerçek anlamda dostluk kuramaz.

Anne Sütündeki Mucizeler: Kalpten Metabolizmaya Ömür Boyu Koruma

Buna karşılık, araştırmalara göre hazır mamayla beslenen bebeklerin çoğu zaman ihtiyaçlarından fazla

Koruma Circulation adlı tıp dergisinde yayımlanan bulgular, anne sütüyle beslenen bebeklerin aynı zamanda

araştırmalarda bu çocukların daha düşük obezite oranlarına, daha az davranışsal probleme sahip oldukları, aynı zamanda

Nezaketin daha nezaketlisini, ince düşüncenin daha ince düşüncelisini bulup uygulamaya çalışmak...

çevresine, çok daha derinlemesine güzel ahlak gösterebilme niyetiyle baktığında, vicdanı ona çok daha fazla

(Nahl Suresi, 30) De ki: Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının.

'Himaye eden, koruyan, kollayan' konumunda, yani 'Hami' karakterinde insan olmak...

Çünkü Müslüman, imanı ve vicdanı gereği, hiçbir zaman için çevresinde olup biten olaylara karşı seyirci

Tüm bunları yaparken bu kimselerin tavırlarında dikkat çeken bir başka önemli özellik ise, hiçbir zaman

gerçeği hatırlatarak, insanları birbirlerine merhamet etmeye çağırmıştır: Eğer Allahın sizin üzerinizde fazlı

Müminin en önemli özelliklerinden biri 'affedebilmesi'dir... 'Affedemeyen' kimseler ise, kalplerindeki öfkenin karanlığına sıkışıp kalan insanlardır...

Bu haklılık ise çoğu zaman, karşı tarafın gerçekten büyük bir hata yapmış olmasından kaynaklanır.

Allah, beğendiği ahlakı gösteren, nefsinin zorlamalarına rağmen iyilikten yana tavır koyan kullarına

Hata yapmaktan korkmamak...

O zaman mümin de meydana gelen bu durumdan tedirgin olmayacak, Allahın takdir edip güzel gördüğü sonuçta

Oysa ki kişinin yaşadığı tüm bu sıkıntılar tümüyle yersizdir.

İnsan yaptığı hatayla kimi zaman küçük sorunlara, kimi zaman da çok hayati ve büyük sorunlara yol açabilir

Şeytan, insanın en tehlikeli düşmanıdır. Ancak şeytanı etkisiz hale getirmek de mümin için çok kolaydır.

Sadece, Tamam deyip konuyla ilgilenmemesi ve o düşmanına karşı hiçbir tedbir almadan hayatına devam etmesi

Bu, Allahın Kuranda bildirdiği kesin bir adetullahtır: Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve

Sabretmek büyük bir erdemdir. İnsan, herşey hemen olup bitsin, hemen sonuçlansın ister. Oysa ki, Allah bazı nimetleri yalnızca sabretmenin ardında gizlemiştir.

Bu nedenle zaman ne kadar uzarsa uzasın insanın, yaptığı iyi bir şeyde sebat göstermekten, güzel bir

Allah kimi zaman, bir insana dünyada ya da ahirette vereceği çok büyük nimetleri bu sabrın ardına gizler

ya da darlık içerisinde olduğu veya bir konuda çok çaba harcadığı bir dönemde, sabretmesi gereken zaman

Sevginin çok önemli bir alameti: ''Sevdiğine kıyamamak''...

İnsan böyle bir kişiye karşı duyduğu sevginin gücünü çoğu zaman kendinden sanır.

Eğer bu yönde bir titizliği ve hassasiyeti yoksa, o zaman o kimsenin sevgisinin gücü de samimiyeti de

Bu yüzden de, bu gerçeği bilen her iki taraf da hiçbir zaman birbirlerine karşı böyle güzel bir sevgi

Toplum genelinde ''gıcık olmak'' sözleriyle ifade edilen tavır bozukluğu ile, müminlerin ''Allah rızası için bir kişiye buğz etme'' ahlakı birbirinden çok farklıdır

Kimi zaman bir kişinin yüzü, ağzı, burnu, sesi, gülme şekli, aksanı, boyunun kısalığı ya da uzunluğu,

saç şekli, saç rengi, vücut şekli, kilosu; kimi zaman oturduğu semt, yaptığı iş, kimi zaman arabası,

evi, kimi zaman bir mimiği, cümle kuruş tarzı, kısacası herşey bu duruma neden olabilir.

Gerçek sevgi ancak saygı ile yaşanabilir

Ama aynı zamanda da, karşılıklı olarak birbirlerine çok ciddi şekilde değer vermelerinden dolayı, attıkları

Kendisi sabır, hoşgörü, anlayış ve olgunluk göstermektense, her zaman karşı tarafın kendisine tahammül

Her zaman önce kendi rahatının ve isteklerinin önplanda tutulmasını umar.

Kasten yapmamak önemli bir mazerettir; böyle bir durumda kızgınlığa kapılmak değil, hoşgörüyle yaklaşmak esastır...

İnsanların çoğu çevrelerindeki kişilerde bir hata ya da eksiklik gördükleri zaman, refleks olarak önce

Ancak insan hiçbir zaman için kendisine karşı kızgınlık duyulmasını istemez.

Ancak bu, hiçbir zaman için kızgınlık dolu bir yaklaşım değildir.

''Bir kereden bir şey olmaz'' mantığının yanlışlığı: Bir kerede mahsur görmeyen, daha fazlasında da bir sakınca görmeyebilir...

Nitekim kimi insanlar çoğu zaman küçük konularda umursuzluk yapmakta, doğru yoldan sapmakta bir sakınca

Aynı şekilde, bir konuda bilerek yanlış olanı seçmekte bir sakınca görmeyen, ileride başka bir zaman

tüm insanları kapsayan; bilinmesi ve üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir tehlike olduğu hiçbir zaman

HAYATI ALT VEYA ÜST BOYUTTA YAŞAMAK

Ancak bu bakış açısı, materyalist ve Darwinist düşünce sisteminin bir yansımasıdır.

Anne karakterinde görülen 'anne şefkati' bütün müminlerin birbirlerine göstermesi gereken güzel bir ahlak özelliğidir...

Kimi zaman bir insanın anne şefkatiyle yaklaşacağı kişi, kendisinden yaşça çok ileride olan bir kimse

Dolayısıyla bu ahlakın, -kişi ayırt etmeden- tüm Müslümanlara karşı ve sürekli olarak gösterilmesi, aynı zamanda

'Düz akıllı insan' değil, 'aklını iyi kullanan insan' olmak önemlidir...

Akıllı insan, ne zaman, nerede, ne şekilde konuşması gerektiğini en iyi bilen insan olmalıdır.

Oysa ki çoğu zaman, bazı şeyleri çözümlemenin yolu, bunları gelişigüzel üsluplarla açığa vurmak değildir

Bazen bir konunun çözümü, yalnızca olaya ''daha farklı bir bakış açısıyla bakmakta''dır

Örneğin kimi zaman insan, içinden çıkamadığı bir olayla karşılaştığında ya da çok zorlandığı bir durum

Dolayısıyla eğer ortada bir zorluk varsa, o zaman sorun iki tarafın da bakış açılarında olabilir.

145
/ 8