Ancak Sayın Adnan Oktarın, Allahtan korkan bir insan olarak tek gayesi Allaha hakkıyla kul olmaktır.
Allaha samimi bir kul olmak için dua etmektedir, dünyada başka bir amacı yoktur.
Tevratın Levililer 10:1 ile Sayılar 5:21 arasında yer alan harfler bu kod sistemine göre incelendiğinde
Nefsini kendi haline bıraktığı takdirde, bu iyilikler hiçbir zaman için kendi kendine kötülükleri yenerek
veren olduğunu, samimi olan kullarını affedeceğini, ahirette herşeyin karşılığını en güzeli ve en fazlasıyla
Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.
Birazcık başları ağrıdığında, biraz uykusuz kaldıklarında, biraz fazla yorulduklarında, ilk önce bunu
Her zaman dikkatlerinin açık olduğu konularda dikkatlerini daha kapalı hale getirir, her zaman ilgili
Bu konuda olabilecek en fazla çabayı harcamalıdır.
İnsan bazen küçük konuları gereğinden fazla büyütür.
En fazla bir kaç saniye içinde bir anı gibi aklınızdan geçip gider.
Bu konuyu o zaman düşüneceğim diyerek bir kenara bırakın.
Kimi zaman bu bam teli tek bir sözdür.
Kimi zaman bir tavır, kimi zaman belirli şartlar, kimi zaman da belirli bir insandan gelen tepkiler.
Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.
Bu gibi insanlar ne kadar az düşünürlerse, o kadar az yorulacaklarına; kafalarının o derece daha fazla
kendi kendine şu soruları sormalıdır: Acaba ben dünyadaki her nimetten olabilecek en fazla zevki alıyor
Ahirette ise Allah, bu kullarına, dünyadaki bu lezzetlerle de kıyas olmayacak şekilde sonsuz güzelikler
Din yalnızca belli zamanlara özgü ibadetlerle sınırlı değildir; ruhun kalitesini, olaylara bakışı ve
Söylemi ile eylemi her zaman uyumludur. Bu karakteri ile çevresine güven verir.
Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir.
İnsan çok kalabalık; çok fazla detaydan oluşan, birbiriyle bağlantılı çok fazla olayın ve insanın içiçe
meydana gelen her gelişme büyük bir süratle seyretmekte; insan bu hız ve hareketlilik içerisinde, kimi zaman
, Ne zaman olacak? ya da Nasıl olacak? gibi düşüncelerle meşgul olması tümüyle yersizdir.
Çünkü sevgi, Allahın hoşnut olduğu kulları için özel olarak yarattığı bir nimettir.
Birçok kişinin sandığının aksine, zamanla eksilmez, sarsılmaz ya da yok olmaz.
Allaha duyulan bağlılıktan kaynaklanan sevgi mesafelere ya da zamana göre bir değişim göstermez.
Çünkü Allah, kullarının açık şuurlu ve dikkatli olmasını ister.
Bundan dolayı Allah ile kesintisiz bağlantıdadır; şuuru her zaman açıktır; tüm dikkatini önce Allaha
Onun her s eye gu c yetiren ve evrenin tek hakimi oldug unu, her s eyi en gu zel ve hayırlı s ekliyle
İnsanın dıştan görünen özellikleri ya da tavırları kimi zaman aldatıcı olabilir.
İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; Onun size hidayet vermesine karşılık Allahı tekbir etmeniz
Allaha sadık, samimi, güvenilir ve imanlı bir insan olduğuna dair görülen her alamet, onun çok daha fazla
Dolayısıyla bunlar, müminlerin dünyada iken de yaşamayı en çok istedikleri ve elde edebilmek için en fazla
Bu iman derinliği o kadar yoğundur ki, bu kişinin gözleri, bakanlar için çok fazla anlamlar içerir.
Herkesten çok daha fazla gönül alıcı, herkesten çok daha fazla nezaketli, herkesten daha fazla sevgi
Herkesten daha fazla yapıcı ve olumludur.
Gösterdiği çabayı, yaptığı hayırları hiçbir zaman yeterli bulmaz.
olduğu imkanları görmezden gelir, pek çok kişinin elde etmek için çaba gösterdiği kendisinin ise fazlasıyla
İnsan vücudunun olağanüstü yapısı düşünüldüğünde; ömür boyu durmadan atan kalbin, sindirim sisteminin
Nefsani düşüncelerle sürüklenen bu bakış açısı zamanla hayatlarını basitleştirir, kalitesizleştirir ve
Allah ile çok yakın dost olabilmek, Allahın en sevdiği kullarından olabilmek, Allaha tam teslim olup
Allah kullarının yalnızca bir heves içinde mi yoksa gerçekten çok samimi bir talep içinde mi olduklarını
Ve Allah kullarının bu talepleri oranında onların çabalarına karşılık verir.
insanın, aklını aşırı derecede beğenmesi ve dünyada herşeyden, herkesten çok kendi aklına güvenir hale gelmesi
Bu tür kimselerin bir başka önemli özellikleri ise, kendi çıkarımlarını zaman içerisinde sürekli olarak
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden engelleyeceğim.
Tüm bu değerlerden uzak kişiler ise, çoğu zaman ahiret inancından da uzak oldukları için, Allah ve din
ve Allaha, ahirete içten bir yöneliş göstermemişlerdir.
Dünya özlemi her zaman içlerinde kalmıştır. Sözler, On Yedinci Söz, İkinci Makam.
Ve yapılan bu ilk teşhisler, çoğu zaman pek çok konuda doğru sonuç da verir.
Ancak bazen de gerçekler, her zaman için ilk bakışta algılandığı gibi olmaz.
Ancak hiçbir zaman için herhangi bir bilgiye dayanmadan peşin bir hüküm verilmemelidir.
anlar, bu kişilerin hayatlarında birtakım eksikliklerin, sıkıntıların ya da sorunların yer aldığı zamanlardır
İnsanlar, acizliklerini, güçsüzlüklerini ve Allaha ne kadar muhtaç olduklarını en kamil anlamda böyle zamanlarda
kulu olabilme tutkusuyla; Allahın lütfuna, rahmetine, nimetine, sevgisine layık olabilme coşkusuyla
Allah Kuranda pek çok insanın zaman zaman gaflete düştüğü bu önemli gerçeği kullarına şöyle hatırlatmaktadır
Ve eğer sana bir hayır isterse, Onun bol fazlını geri çevirecek de yoktur.
Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.