logo HARUN YAHYA
Güzel bir erdemi sözlerle anlatıp yüceltmek kolaydır. Önemli olan, bunları uygulamak söz konusu olduğunda irade gösterebilmektir.

Bu noktada insan yine vicdanıyla başbaşa kalır.

Örneğin her insan, zor durumda kalan muhtaç birine yardım edilmesi gerektiğini bilir ve bunu tüm ayrıntılarıyla

: Ey iman edenler, Allahtan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan

'Himaye eden, koruyan, kollayan' konumunda, yani 'Hami' karakterinde insan olmak...

Çünkü Müslüman, imanı ve vicdanı gereği, hiçbir zaman için çevresinde olup biten olaylara karşı seyirci

Dikkat çekmeden, sorun çıkarmadan, insanlara olağanüstü bir durum var ve ben şu anda bu sorunu çözüyorum

(Nur Suresi, 20) Tüm insanlar Allahın kendilerine olan şefkatine ve merhametine muhtaçtırlar.

Özgür olmak, düşüncesiz olmak değildir...

Yoksa insan yanında uyuyan birileri varken, özgürlüğümü kısıtlayamam, mühim olan benim ne istediğim,

vicdanına göre belirler.

Ancak vicdanına uygun hareket ederse gerçekten özgür olur ve ancak bu onu mutlu eder.

'Gizli kirlere' ve 'zincirleme kirlenme'ye karşı alınması gereken temizlik önlemleri

Fakat şaşırtıcı olan, bu durumun, ellerinde çok fazla imkan olan insanlar için de geçeril olmasıdır.

Bazen dünyanın en zengin, en çok imkan sahibi bir insanı da, istediği anda elindeki imkanlarla çok temiz

Temizlik, Allahın iman edenlere bildirdiği bir emridir.

''Bir kereden bir şey olmaz'' mantığının yanlışlığı: Bir kerede mahsur görmeyen, daha fazlasında da bir sakınca görmeyebilir...

İnsan hayatı boyunca karşılaştığı her olayda nasıl davranması gerektiğini bilir.

Mümin bir kimse hayatının her anında vicdanını kullanır.

Bir kere vicdanını aşan, bir kere vicdanını bastıran bir insan kendine, bunu bir kere daha yapabilecek

Allah'ın sizin için yarattığı sürpriz güzellikleri fark edebiliyor musunuz?...

Allah her an, insan için, ancak akılla, imanla ve vicdanla fark edilebilecek birbirinden güzel ve detaylı

Allah Kuran ile, insanlar üzerindeki sonsuz rahmetini; iman edenlerin mutlak dostu ve yardımcısı olduğunu

gören, herşeyi bilen ve duyan olduğunun birer tecellisidir.

Hata yapmaktan korkmamak...

, o kişiye karşı haksız bir kızgınlık duymak vicdana uygun değildir.

Ve iman eden bir insan için Allah her ne yaratırsa yaratsın- , -ve bu her ne kadar eksiklik, acı ya da

Mümin, karşısındaki gibi kendisinin de her an hata yapabilecek, acz içinde bir insan olduğunu bilir.

İnsanın hayatındaki ani değişiklikler, sürpriz gelişmeler, beklenmedik iniş çıkışlar, insan için özel yaratılan büyük güzelliklerdir.

gibi bir yaşam sürmeyi hayal ederler.

İşte o anda pek çok insan belki çok önemli bir gerçeğin farkına varmaz.

İşte insan bunların hiçbirini bilemez. Ama Allah hepsini ve herşeyi bilir.

Ölmeye hazır bir Müslümanın üslubu ve tavrı içerisinde olmak...

İman edenlerde ise, bambaşka bir bakış açısı vardır.

Ama ölüm her insan için, her an aynı yakınlıktadır.

Gerçek imanın, bir insanda oluşturması gereken ruh hali, iman derinliği ve vicdan açıklığı da budur.

''Benim karakterim böyle. Elimde değil; ne yapsam kötü huylarımı değiştiremiyorum'' mantığı Kuran'a uygun değildir

yana güçlü bir tavır koyamaz.

Her insan, kendisine her türlü iyiliğin, inceliğin, güzelliğin yolunu gösteren vicdana sahiptir.

Belirli kişilere, belirli olaylara, belirli şartlara karşı vicdanını kullanmış, irade göstermiş, nefsindeki

İnsan yaşadığı bir olay karşısında hiçbir zaman için kendini, 'ne yapacağını bilmediğine' inandırmamalıdır. Allah, her insanı, her zaman 'ne yapması gerektiğini bilecek' şekilde yaratmıştır...

Bir an önce oluşan duruma uyum sağlamak ve eğer varsa bu durumun olumsuz yönlerini bertaraf edip olumlu

Allah, zulmedenleri sevmez; (Yine bu) Allahın, iman edenleri arındırması ve inkar edenleri yok etmesi

Vicdanına uyan insan da Allahın izniyle, en zor koşullar altında dahi elindeki nimetlerle sevinmeyi ve

Hatadan sonra yaşanan pişmanlık nasıl olmalıdır...

(Bakara Suresi, 160) Kötülük işleyip bunun ardından tevbe edenler ve iman edenler; hiç şüphesiz Rabbin

Allah insana akıl, vicdan, irade ve muhakeme gücü vermiştir.

Gönülden iman eden, Allahtan saygıyla korkan bir insan, yaptığı hatanın ardından, aklı ve vicdanıyla,

Hz. Musa (a.s.) gibi iman etmek, Hz. Musa (a.s.) gibi Allah'a güvenmek, Hz. Musa (a.s.) gibi Allah'ın yardımından asla ümit kesmemek...

O anda, Firavunun yanındakilerden birisi, Hz.

İşte Hz. Musa (a.s.) o zorlu anda, bu gerçeğin farkındaydı.

İşte bu yüzden, böyle zorlu bir durum karşısında Hz.

İyi bir insan, herkes için bir nimettir. 'Nasıl olsa güzel ahlaklı; her halükarda zaten iyi davranır' diyerek böyle insanların iyi niyetlerini suistimal etmeye çalışmak Kuran ahlakına ve vicdana uygun değildir.

İman eden insanlarda ise bu tür bir ahlak anlayışına asla rastlanmaz. Mümin Allah için yaşar.

Kurana uyan bir insan, Allahın ayetlerde bildirdiği sırların yansımalarını hayatının her anında ve her

İyilikten yana verilen hiçbir emek asla gereksiz değildir.

Suç ve Nefreti Önlemenin Yolu: SEVGİ

Çünkü samimi ve derin bir imanla gelen sevgi kalpte yer ettiğinde, o kalpten kötülük filizlenmez.

(Mâide, 5 32) Sevgi, İmanın Meyvesidir Sevgi, derin ve samimi imanın meyvesidir.

Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allahın zikriyle mutmain olanlardır.

Zorluklar Müminin Makamını Yükseltir

(Kehf Suresi, 28) İman edenler dünya hayatını amaç edinmeyip onun süslü çekiciliğini amaç edinmedikleri

(Âl-i İmrân Suresi, 173) Buna karşılık, zorluk dönemlerinde iman edenlerin arasına bir şekilde karışmış

Samimi iman sahibi bir insan vicdanının sesini dinlemeli, Allahın ahireti ve cenneti için kendisini denemelerde

Bugününüze yeniden bir niyet ederek; her anınızı salih amelle geçirme kararıyla başlayın

Mümin iman ettiği anda, zaten hayatının her anını Allahın rızasını kazanma çabasıyla geçirmeye karar

Ve o andan itibaren de, maddi manevi her yönde imani bir şevk ve gayret içindedir.

Çünkü insanın, hayatının son anına dek, her geçen an, imanını daha da derinleştirme imkanı vardır.

Kalite Güçlü İmanla Oluşur

Öte yandan kaliteli bir insan tartışmaya girmez, çekişmelerden daima uzak durur.

(Lokman Suresi, 17-19) Samimi İman Edenler Dünyanın En Kaliteli İnsanlarıdır Samimi bir insan, Allah

ile derin bir bağ kurmuş, kendini tamamen Allaha teslim etmiştir.

Demokrasi, Laiklik ve Adaletin Özü Kuran'dadır

Ayette şöyle buyurulur: Ey iman edenler!

İnsan, vicdanına kulak verdiğinde adaletin en saf ve kusursuz haline ulaşabilir.

Vicdan, adaletin en güçlü rehberidir. Rabbimiz bu gerçeği şöyle bildirir: Ey iman edenler!

Nefislerini eğitmek isteyenler, nefse asla acımamak, destekçi çıkmamak ve yandaş olmamak gerektiğini unutmamalıdırlar...

İnsan nefsini ne kadar iyi terbiye ederse etsin, nefis ilk fırsat bulduğu anda insana yeniden saldırma

Artık o kişi, imanıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla, nefsini kendisi istediği gibi yönetir.

Çünkü iç alemin sarsıntı geçiriyor; nefis ile şehvet, iman ve irfana galip gelmiş durumdadır.

''Muhalefet ruhu''ndan sakınmak: Uyumlu olmak, güzel bir mümin alameti ve önemli bir sevgi vesilesidir...

Böyle bir insan gerçekten gerekli bulduğu noktalarda, aklın ve vicdanın gerektirdiği şekilde muhalefet

Müminin bu konudaki samimiyeti ise, asla vicdanen yanlış olduğuna inandığı bir konuda çevresine uyum

Böyle düşünerek vicdanını zorlayan bir insan, gün boyunca karşısına bu ahlakı gösterebileceği yüzlerce

Nezaketin daha nezaketlisini, ince düşüncenin daha ince düşüncelisini bulup uygulamaya çalışmak...

Ancak gerçek nezaket, yalnızca imanla ve vicdanın en iyi şekilde kullanılmasıyla ortaya çıkar.

Kim vicdanına en son noktasına kadar titizlikle uyuyorsa, en nezaketli insan da gerçekte odur.

baktığında, vicdanı ona çok daha fazla incelik imkanı gösterecektir.

İnsan kendini olumsuz düşüncelere teslim edip bırakmamalıdır...

İnsanın böyle bir durumda Kuran ahlakından yana tavır alması gerektiği çok açıktır.

Aksi olduğunda, yani insan sürekli içerisinde bulunduğu şartlardan, yaşadığı olaylardan, çevresindeki

(Nahl Suresi, 18) İnsan hayatı boyunca, en sıkıntılı anlarında bile bu gerçekleri asla unutmamalıdır.

''Nasıl olsa telafi ederim'' diye düşünüp yanlış bir cesaret göstermemek...

anda o tavrını telafi edebileceğini- telkin eder.

Her an ölebileceğini bilen ve ahirete inanan bir insan da, asla ileride telafi ederim mantığına güvenip

Gerçekten Allaha gönülden iman etmişse, hayatının her anında bu imanının ve samimiyetinin gereğini yaşamalıdır

'Söylenmek' çirkin bir cahiliye alışkanlığıdır ...

Bunun yanı sıra kişiler, söylenmelerine ve yakınmalarına şahit olan insanların da bu durumdan duyabilecekleri

rahatsızlığı gözardı ederler.

Mümin vicdanını kullanan insandır.

Mümin, ima yollu konuşmayı, esprilerle mesaj vermeyi güzel ve asil ruhuna yakıştırmaz...

Dolambaçlı yöntemleri, imalı konuşmaları asla tercih etmezler.

Ruhu böyle bir üslupta asla huzur bulamaz. Böyle insanların kişiliğine de asla uyum sağlamaz.

Basitliğe asla eğilim göstermez.

Geri adım atmasını bilmek, hakkından feragat edebilen insan olabilmek...

Genelde insanlar arasında dediğini yaptırabilen bir kişi olabilmek önemlidir.

İnsanın daima kendinden yana tavır alması, nefsin en hoşuna giden şeylerden biridir.

Kendi dediği yapılan kimse, bu durumdan dolayı sevince kapılır ve kendisiyle gurur duyar.

Konuşulan konuları uzatma alışkanlığından kurtulmak, insan için büyük bir zaman kazancıdır...

Müminlerin hayatında ise durum çok farklıdır.

İman eden bir insanın hayatının her anında yapacağı çok fazla şey vardır.

İman eden bir insan için, hem kendinin hem de karşısındaki kişinin vakti son derece önemli ve kıymetlidir

''Zaten güzel ahlaklı olabilirsiniz. Ama eğer gücünüz yetiyorsa, bunun en az iki katı daha fazla güzel ahlaklı olun.''

Ancak sonuçta eğer bir insanın kalbinde yeterli Allah aşkı, iman coşkusu ve irade varsa, bu kimseler

Derin Allah korkusunu, Allah aşkını, Allah sevgisini, iman heyecanını kalbinde hisseden bir insan, imanından

Ve samimi iman eden bir insan için bu süreç hayatının son anına kadar aralıksız bir çabayla devam edecektir

Sathi ve yüzeysel düşünerek yaşayan insanlar, varlığından dahi haberdar olmadıkları çok büyük nimetlerden ve zevklerden mahrum kaldıklarını biliyorlar mı?...

İman eden kimse, düşünen insan demektir.

Her an, her yerde, karşılaştığı her konuyu, düşünerek; vicdanını ve aklını kullanarak değerlendirir.

Sevmek, sevilmek, dost olmak, sırdaş olmak, saygı duymak, karşılıklı güven duymak, Allahın insanlar için

Paylaşım siteleri Allah'a hizmet edecek şekilde kullanılmalı, gaflete hizmet edecek şekilde kullanılmamalı

Ancak her insanın, kendisini tanıtabilme, ifade edebilme ve bu şekilde çevre edinebilme imkanı bulduğu

derin vicdan sahibi, çok güzel ahlaklı bir insan da aynı şartlarda kişiliğini ortaya koymaktadır.

Darwinist ve ateist bir insan da burada sesini duyurmakta, yalnızca Allahın rızası için yaşayan iman

Müslümanlarda Dayanışma ve Birliğin Önemi

Bu durumda söylenebilir ki; ayrılık durumunda iman edenlerin ayrılık yoluna sapmalarının bir nedeni Allaha

Samirinin ve ona uyanların düşüncelerini, Hz.

Bu durum, Hz.

En tehlikeli ve en sinsi hastalıklardan biri: Aklı beğenme hastalığı

Eğer bu kimse, aklı ve vicdanı açık bir kimseyse, bu durumda ahlakını da sürekli olarak geliştirip güzelleştirebilir

İşte vicdanı yeteri kadar açık olmayan bir insan, şeytanın bu gibi telkinleri sonucunda, kimi zaman kendisi

Kuran ahlakını tam olarak yaşayan bir insan, Allahın izniyle asla aklını beğenip büyüklenme hastalığına

Müminlerin Mutlak Velisi Allah'tır

Kullarını asla bırakmaz ve terk etmez; her daim onları bağışlar ve onlara merhamet eder.

İman edenlere yardım etmek ise Bizim üzerimizde bir haktır.

Onları karanlıklardan nura çıkarır. İnkar edenlerin velileri ise tağuttur.

Mümin içinden gelen her hisse teslim olmaz...

Dolayısıyla iman eden bir insan, içinde öfke hissi duyduğunda öfkelenmez.

Çünkü nefis, -akıl ve vicdan kullanılmadığı takdirde- insan üzerinde gerçekten etki sahibidir.

Allahın kendilerini, akıl kullanmaktan, vicdana uymaktan, Kuran ahlakını yaşamaktan sorumlu tutacağını

Sevginin çok önemli bir alameti: ''Sevdiğine kıyamamak''...

Güzel ahlaklı, vicdanlı, akıllı, kişilikli bir insan doğal olarak herkes tarafından çok sevilir.

İnsan böyle bir kişiye karşı duyduğu sevginin gücünü çoğu zaman kendinden sanır.

İman etmeyen bir insan sevgide bu kadar fedakar olamaz.

Hastalıkların, - bir amacı ve hikmeti olmaksızın - dile getirilmemesi güzel bir ahlaktır...

Eğer kişi bu tebliği yaparken, yüzüyle, sesiyle, üslubuyla (Allahı tenzih ederiz) mağdur olmuş bir insan

Bunun yanı sıra bazen de insan çevresindeki kimseler arasında yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek

tespit eder.

'İçinden geldiği gibi davranmak' samimiyettir. Ama bazen de insanın içinden gelenleri yenip, daha güzel olan tavrı göstermeye çalışması gerekir

İşte insan bu tür bir durumda içinden gelenlere uyar.

Bu tür bir durumda nefisten yana bir bir tavır göstermek, asla dürüstlük, doğallık, samimiyet, içi dışı

Dolayısıyla insanın, içinden gelen herşeye uyması gibi bir yaklaşım asla makul değildir. insan içinden

Hiçbir sebebi olmaksızın ''yalnız kalma isteği'', şeytanın bir oyunudur.

Ancak zaten insanlar, yazının başında da belirtildiği gibi, genellikle sıkıntı anlarında, nefislerinin

Düşünmemek, akıl, mantık kullanmamak, içlerinde bulundukları durumu düzeltmenin ve telafi etmenin yolunu

(Cuma Suresi, 10) Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allahın zikriyle mutmain olanlardır.

İnsanlara fayda vermek amacıyla yapılan bazı tavırların ardında gizlenebilen enaniyet tehlikesine karşı dikkatli olmak...

İnsan, nefsinde oluşan bu olumsuz gelişmeyi, ancak enaniyetiyle çatışan bir durum olduğunda fark eder

(Bakara Suresi, 206) Dolayısıyla bu gerçeği bilen iman sahibi bir insan, nefsine zor da gelse, enaniyetten

ve büyüklük taslamayan (müstekbir olmayan)lar iman eder.

'Gaddar' denildiğinde pek çok insan bu özelliği kendinden çok uzak görür. Ama 'gaddarlık', günlük hayatta, insanın kendine kondurmadığı pek çok tavırda ortaya çıkar...

Oysa ki eğer insan kendisine yapılan bu yakıştırma üzerinde biraz daha derin düşünecek olursa, kişiliğinin

Dolayısıyla insan, nefsindeki bu olumsuz istekleri ancak vicdan kullanarak dizginleyebilir.

İman eden bir insanın bu derece gözü dönmüş, ruhu kararmış, vicdanı körelmiş bir insan olması elbetteki

''Ancak şu şartlar oluşursa, bunu yapabilirim'' mantığı yanlıştır. Mümin Allah'a güvenecek ve gücü ve sonucu Allah'tan isteyerek, elinden gelen çabanın en fazlasını gösterecektir.

Öncelikle insan aklı çok kısıtlıdır.

Kuranda bu gerçek insanlara şöyle bildirilmiştir: İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki Biz

Bir anda fiziksel anlamda tüm gücünü yitireceği bir hastalıkla burun buruna gelebilir.

Kararlı dua, kaderin anahtarıdır

İman eden her insan, Allahın tüm dualara icabet edeceğini bilir ve bu gerçeğe tüm benliğiyle gönülden

iman eder.

Ve imanda kararlı olan her insan için bu durum hayatın sonuna kadar sürekli olarak tekrarlanır.

''Kendinde olanı değiştirmek'' ne demektir?

Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var).

Biz (nimete) nankörlük edenden başkasını cezalandırır mıyız?

, kendi içinde bir vicdan değerlendirmesi yapar.

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ VE TALEBELERİNİN YAŞADIKLARI ZORLUKLAR

, iman hakikatlerini en iyi şekilde ispatlayan, aklı ve kalbi ikna eden bir eserdir.

Aman, aman Saide yanaşmayınız!

Bediüzzaman bu durumu şöyle ifade etmektedir: Yirmi sene zarfında, Risale-i Nurun yirmi bin nüshaları

Kasten yapmamak önemli bir mazerettir; böyle bir durumda kızgınlığa kapılmak değil, hoşgörüyle yaklaşmak esastır...

O insan, o anda yalnızca kaderinde kendisi için takdir edilene uymaktadır.

İnsan ne kadar tedbir alsa da, ne kadar irade kullansa da, Allahın takdir ettiği bu gerçeğin önüne asla

Eğer bir insan, vicdanı kendisine doğruyu göstermesine rağmen, şuurlu bir şekilde kötülükten yana bir

Mümin hayatının sonuna kadar, her an, her konuda durmaksınız çaba harcamakla yükümlüdür. ''Nasıl olsa bu konuyu hallettim'' diyerek bir gün, bir saat bile olsa bu çabasından vazgeçmez.

İnsan her uykudan gözünü açıp uyandığı ve şuurunun yerine geldiği andan itibaren, her gün, en iyi bildiği

İnsan bir günün 23 saati vicdanını en mükemmel şekilde kullanabilir.

Mümin iman ettiği andan itibaren bunu Allah aşkı ve Allah sevgisiyle zevkle yapar.

Allah'ı Hakkıyla Sevmek

Allahı Seven İnsan Onu Sürekli Hatırlar Gerçek sevgide unutmak asla olmaz.

İman edenlerin ise Allaha olan sevgileri daha güçlüdür .

İnsan her an nimetlerle kuşatıldığını fark eder; nefesinde, gökyüzünde, sevdiklerinde, kalbinin atışında

Tüm Kainatın Yaratılış Amacı Sevgidir

Sevginin zirvesine ulaşmak, samimi bir iman ve derin bir maneviyat ile mümkün olur.

Bu nedenle müminler i ç inde yaşadıkları toplumun sevgi ö nderleridir.

İman edenler ise en ç ok Allahı severler.

Üzülmenin, hiç kimseye ve hiçbir şeye faydası olmayan, boş, anlamsız ve tahrip edici bir tavır olduğunu görebilmek gerekir...

Allaha iman eden, Allahın sonsuz güzel ahlakını, sonsuz gücünü bilen bir insan için üzülecek hiçbir şey

İnsan maddi manevi pek çok açıdan gerçekten çok zorlandığı durumlarla karşılaşabilir.

İnsan dünyanın en zor şartları altında bile olsa ki bu zorluklar da Allahın rahmetinin birer tecellisi

145
/ 3