Toplumda yaşanan birçok kırılmanın, terk edilmişliklerin ve acıların temelinde de aslında sevgisizlik
Bu yozlaşmanın temelinde çocukluktan itibaren aşılanan yanlış bir telkin yatar: Karşılıksız iyilik yapmak
Sevmeyi bilmeyen ise korkak, bencil ve bereketsiz bir hayat yaşar.
dünyaya olan bakış açısı ve onun da temelinde sahip olduğu inanç, dahası inancının seviyesi ve derinliği yatar
Ancak bu bakış açısı, materyalist ve Darwinist düşünce sisteminin bir yansımasıdır.
Sevgi, saygı ve anlayışla hareket eder, etraflarına merhametle yaklaşır ve fedakarlık yaparlar.
Bu nedenle gençlerin duygusal ihtiyaçlarının farkına varmak ve onlara sevgi dolu bir ortam sunmak büyük
Ve eğer bir iyilik (hasene) yaparsanız, onu kat kat arttırır. Ve kendi katından büyük ecir verir.
Sevgiyle dolu bir ruh çevresine de huzur yayar.
Eğer bir insan, bir konuda gerçekten içten ve samimi bir değişiklik yaparsa, bu inşaAllah, Allah Katında
Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece Biz de onlara Arim selini gönderdik.
Allahın beğenmeyeceği bir ahlak göstermemeye kesin olarak karar vermesidir.
Hatta bu kimseler, bu ahlakı uygulamayan insanlar hakkında ciddi şekilde kınayıcı açıklamalar yaparlar
Kişiliklerindeki, ahlaklarındaki ve tavırlarındaki yanlışlıklar hakkında çok net konuşmalar yaparlar.
çevresinde dostu yakını kalmayan bir insan, büyük bir pişmanlıkla bu bağımlılıklarını kesin olarak terk
Bunu tek bilebilecek güç onu yaratan Allahtır. Allah bu sırrı Kuranda şöyle açıklamıştır: ...
Çünkü Allah, bozgunculuk yapanları sevmez.
Dünyada ya da ahirette; eninde sonunda onu bekleyen tek şey, mutsuzluk ve pişmanlık olacaktır.
Yapay ışık da kuşların uykusunu bozabilir: Kuşlar, özellikle yapay ışığın yoğun olduğu kentsel alanlarda
Bunun yerine, fazlasıyla şekerleme yaparlar ve günde yaklaşık 10.000 mikro şekerleme yaparlar.
Sadece bir kuş türü -sırık kelebeği- kış uykusuna yatar.
Şeytanın bu telkini altına giren bir insan, bazı durumlarda olumsuz konuşmanın son derece gerekli ve
Olayların sürekli olumsuz yönleri üzerinde durmak ise, ortada sanki bir açmaz varmış telkini verir.
yapar.
Bu nedenle insanın içinden gelen herşeyi olduğu gibi dışa vurması da doğru değildir.
, hata yapan insanın suçluluk duygusu içerisinde olması gerekir mi?
Hata yapan insanın suçluluk duygusu içerisinde olması gerekir mi?
Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır .. .
Çok başarılı bir çalışma yaparsınız ama karşınızdaki kişi bunu gereği gibi takdir edemez.
Dünyada Allahtan başka, tek bir toz zerresini dahi hareket ettirebilecek tek bir güç yoktur.
Kendisine iyilik yapan da kötülük yapan da, zarar veren de, lehinde hareket eden de, yalnızca Allah ona
gerçekleşip gerçekleşmemesine değil, sonsuz ahiret hayatını kazanabilecek bir ahlakta olup olmadığına vermesi
Ya sen onu terk edeceksin, ya da o seni terk edecek!
(Suyuti, Münavi) Öyleyse amelleri halis niyetle sırf Allah rızası için yapan ve himmetini (emeğini) ahireti
İnsanın dünya hayatındaki imtihanın önemli bir yönü de, her konuda hayatının sonuna kadar hiç ara vermeksizin
biraz ara verebilirim.
Mümin iman ettiği andan itibaren bunu Allah aşkı ve Allah sevgisiyle zevkle yapar.
Bu nedenle hayatı boyunca her ne yaşarsa yaşasın, ne tür bir durumla karşılaşırsa karşılaşsın, tüm bunları
Müminlerin her konudaki ölçüleri Kuran olduğu için, hata yapan bir insana olan bakış açıları da yalnızca
Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup-sağlarsa) artık onun ecri Allaha aittir .
Tek gerçek yurdun ahiret olduğunu, dünyanın sadece bir imtihan yeri olarak var edildiğini, kainattaki
Allaha yönelmeyi, Allahı anmayı güzel görür, karamsarlıktan uzak, sürekli Allahtan umutlu bir hayat yaşar
Onların her dediğini yapar, onlara karşı aşırı saygılı davranır, olumsuz tavırlarını dahi hoşgörüyle
Bir başka ayette Allah, Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır...
Nefsindeki bu telkinin doğru olmadığını anlaması için ise, işte Kurandaki bu ayetleri düşünmesi yeterlidir
Allah, dünyanın en büyük kötülüklerini yapan bir insana bile rahmet etmekte ve ona kurtuluş yollarını
Hiçbir kusur bulamadıkları normal bir tavra ise, suni ve doğal olmadığı yakıştırmasını yaparlar.
Karşılarındaki insanlar ne kadar aksi yönde açıklama yaparlarsa yapsınlar, bu kimseleri doğru düşünmeye
Artık sen ona acı bir azap ile müjde ver.
En yakın bildikleri insanların dahi, her an bir oyun oynayıp arkadan vurması tehlikesiyle yaşarlar.
olarak kendilerini temize çıkaracak açıklamalar yaparlar.
Bunu o kadar sık yaparlar ki, bu onların insanlarla normal diyalogları haline gelir.
Elbetteki bu kimselerin de bu açıklamaları yaparken düşündükleri bazı mantıklar da vardır.
Peki üzüntü insana neler yapar?
Böyle bir kimse, ardı ardınca sürekli olarak yepyeni hastalıklarla karşılaşır.
Aklını kullanan bir insanın, kendisine hiçbir faydası olmayan, sadece tahribat yapan, zarar veren, sıkıntıya