Adnan Oktar'ın 11 Aralık 2017 tarihli A9 TV röportajından Allah rızası
ADNAN OKTAR: Allah'tan başka hiçbir şey olmadığı için ve Allah da
Allah için yaşamıyorsan, saf sevgi için yaşamıyorsan, mahvoldun sürünüyorsun demektir.
izniyle açılan bir kapıdır.
Allahın sanatını, yaratışındaki incelikleri ve tecellilerini görebilen bir insanın sevgisi derinleşir
Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan, kötülüklerden ve
Cnn Türk, 6 Nisan 2010 Yeniasya, 5 Nisan 2010 Adıyaman Asu TV ve Kral Karadeniz TV, 01 Şubat 2010 Adnan
MPL TV, 21 Kasım 2008 Adnan Oktar: Bir kere insan manevi bir varlıktır.
Yani ümitvar, neşeli, tevekküllü, Allaha güvenen, geleceği de Allahın yaratacağını bilen bir ruh halinde
Samimi olarak söylüyorum çoğu homoseksüel ve bunlar pislik olduklarının da farkındalar.
Nur gibisiniz Allah'a çok şükür. Her yerdesiniz. Bak hepinizin yüzü tertemiz.
Darwinizmin en yoğun olduğu zamanda Allah'ı dini savunmuştur.
(Sebe Suresi, 21) Bildiğimiz tüm kavramları Allah yaratmaktadır ve biz bunları ancak Allahın bize izin
Yine insan, Allahın kendisine verdiği kadarıyla şefkate, merhamete, affediciliğe sahip olabilir ama Allah
Allahın sonsuz merhameti küçük bir kum tanesinden, yükünü taşıyan bir karıncanın ayaklarına, dağların
Yani kalbine muntazam Allah hitap eder.
Bu mucize olarak ömür boyu insana Allah yol gösterir ve hitap eder. Sadece ona uyacağız, o kadar.
Allah'a danışacaksın. Allah senin vicdanına hitap ediyor zaten. Söylüyorum diyor Allah ayette.
Allah (cc) ın iman eden kullarına ait bir özellik olarak yarattığı akıl, kişinin imanı, Allah (cc) korkusu
Allah (cc) Kuranda iman eden kulları üzerindeki bu rahmetini şöyle bildirmiştir: Ey iman edenler, Allahtan
Asıl varılacak güzel yer Allah Katında olandır.
Adnan Oktarın 12 Kasım 2009 Tarihli Çay TV ve Maraş Aksu TV Röportajından ADNAN OKTAR: Rahman Rahim olan
Allahın Adıyla.
O zaman bir tane olan Ebu Leheb ve karısı şimdi ahir zamanda milyonları bulmuş durumda.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından Said Nursi’nin
Benim gördüğüm Hızır (as)'ın ekibinden bir insan. Madde olmaktan çıkabilen bir insan.
Hızır (as) ile kardeşim açıkça bağlantısı var, daha Türkçesi bunu söyleyeyim, net, emin biliyorum.
(Bu) Kitab'ın indirilmesi, üstün ve güçlü olan, hüküm ve hikmet sahibi Allah (katın)dandır.
Şüphesiz, sana bu Kitab'ı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet
Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır.
Maraş Aksu ve Kaçkar TV de canlı olarak yayınlanan ropörtajından; Hocam, siz hep görenin göz değil insanın
Bunlar içten Allaha yönelen her kul İÇİN HİKMETLERLE BAKAN BİR İÇ GÖZ VE BİR ZİKİRDİR.
(Kaf Suresi, 6-8) Pelin Hanım
Kuran ise sabrın gerçek manasını, Allah (cc) Katında nasıl bir sabrın makbul olduğunu açıklayan tek kaynaktır
Çünkü iman etmek Allah (cc) tan başka bir İlah olmadığını, Onun ilminin tüm varlıkları kuşattığını, Allah
İşte iman eden bir insan tüm bu ilmin bilgisine yalnızca Allah (cc) ın sahip olduğunu bildiği için, Allah
Nasıl bir hata yaparlarsa yapsınlar, Allahın affedici olduğunu ve samimi oldukları takdirde Allahın bu
Allahın kendisini affetmesini isteyip, müminlere karşı katı ve affedici olmayan bir ahlak sergilemesi
İman sahibi bir mümin, Allahın beğenmediği bir ahlak gösterdiği anda Allah canını alacak olsa, yaptığını
Nasıl bir hata yaparlarsa yapsınlar, Allahın affedici olduğunu ve samimi oldukları takdirde Allahın bu
Allahın kendisini affetmesini isteyip, müminlere karşı katı ve affedici olmayan bir ahlak sergilemesi
İman sahibi bir mümin, Allahın beğenmediği bir ahlak gösterdiği anda Allah canını alacak olsa, yaptığını
Şaşırtıcı şekilde kısa olduğuna inanıyor. Çok kısa bir rüya gördüğüne inanıyor insanlar.
Mümin, iman eden için öyle korkacağı, çekineceği hiçbir şey olmaz.
Ama küfrün ölümünü gösteriyor tabii Allah, kıyas yapalım diye, dehşet vericidir.
İslam’da barış vardır. İslam’ın kelime anlamı zaten barıştır.
Allah’a yakın olmak aşk gerektirir.
Eğer insanlar Allah’ın yaratışını, dünyanın yaratılışını, mikro dünyayı, makro dünyayı anlarsa Allah’