(Ali İmran Suresi, 191) İnsanın imanının derecesi ne kadar çoksa gördüğü görüntülerin kalpte oluşturduğu
Samimiyet, teslimiyet ve derin iman görüntünün kalpteki etkisini kat kat arttırır.
Hz. Nuh tek başına gemiyi yaparken, Hz. Musa tek başına kavminin yanından ayrılırken, Hz.
Allah Kuranda Hz. Davuda hem maddi hem de manevi olarak büyük bir güç verdiğini bildirmiştir.
Davud, tüm resuller gibi kavmini Allaha iman etmeye davet etmiştir. Allah Hz.
Davudun adaletini, asla doğrudan taviz vermeden hükmetmesini müminlere örnek göstermiştir. Hz.
Hayır gibi gözüken bir durum da, bazen bir insan için şer olabilir.
Örneğin Allah Kuranın Hz. Yusuf kıssasında, inkar edenlerin, Hz.
Ahiretin karşılığı ise, iman edenler ve takvada bulunanlar için daha hayırlıdır.
İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.) ı görecek olmak bu nimetlerin en önemlilerindendir.
Allaha samimi iman eden her insan bu kutlu olaylara şahit olmaktan çok derin bir sevinç ve mutluluk duyar
Tüm iman edenler yüzyıllardır çektikleri tüm zorluklardan, acılardan ve korkulardan sonra Allahın Hz.
Bunun yanı sıra kişiler, söylenmelerine ve yakınmalarına şahit olan insanların da bu durumdan duyabilecekleri
rahatsızlığı gözardı ederler.
Mümin vicdanını kullanan insandır.
Mehdi nin kemal-i adaletini ve hakkaniyetini DÜNYAYA GÖSTERMELERİ sözleriyle Hz.
Tüm insanlar, bu mübarek zatı görüp tanıyacaklar, Allahın adil sıfatının yeryüzündeki tecellilerini Hz
Hz.
Nuhu yalanlamış ve şirk koşmaya devam etmişlerdir. Bunun üzerine Allah Hz.
Nuha, inkar edip zulmedenlerin suda boğularak azaplandırılacağını ve iman edenlerin kurtarılacağını haber
Kuranda Nuh kavminin helak edilişi ve iman edenlerin kurtuluşu bir ayette şöyle bildirilmektedir: Onu
Dolambaçlı yöntemleri, imalı konuşmaları asla tercih etmezler.
Ruhu böyle bir üslupta asla huzur bulamaz. Böyle insanların kişiliğine de asla uyum sağlamaz.
Basitliğe asla eğilim göstermez.
En isabetli ve en vicdanlı kararlara imza atabilmeleri için kafalarının son derece rahat olması, çok
Hz. Mehdi (a.s.) döneminde İslam ahlakı bütün dünyaya hakim olacaktır (İnşaAllah).
Hz. Mehdi (a.s.), zuhuruyla birlikte bu kaybın da en güzel şekilde önüne geçecektir.
Genelde insanlar arasında dediğini yaptırabilen bir kişi olabilmek önemlidir.
İnsanın daima kendinden yana tavır alması, nefsin en hoşuna giden şeylerden biridir.
Kendi dediği yapılan kimse, bu durumdan dolayı sevince kapılır ve kendisiyle gurur duyar.
Bir kısmında insanlar Allah’ın tecellisiyle sohbet edip konuşabilecekler.
Sonsuz aka sahip olduğu için, sonsuz vicdana sahip olduğu için, sonsuz mükemmeldir
Allah’ın mantığı, aklı, vicdanı.
Müminlerin Allah (cc) in bu emrini hiçbir taviz vermeden yerine getirebilmelerinin sırrı da, imanın kazandırdığı
Allah (cc) Kuranın Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın...
Bunun yanında Allah (cc) ın iman edenlerin dostu, velisi ve yardımcısı olduğunu, dolayısıyla ilk bakışta
Hz. Mehdi ve Hz. İsa birbirlerini izlerler mi?
İZLEYİCİ SORUSU: Mehdi (as) ve İsa (as) birbirlerini izlerler
İsa (as) ama gizlenen konumda, Mehdi (as) pek gizlenmez.
Bu samimiyete karşılık, vicdanı insana söylenmesi gereken en güzel sözleri ilham eder.
Oysa iman eden bir insan bir konuyu olabilecek en açık ve anlaşılır, en özlü, etkileyici ve karşı tarafa
Kuranda bu durumun en güzel örneklerini Hz. Yahya ve Hz. Musada görmek mümkündür.
Müminlerin hayatında ise durum çok farklıdır.
İman eden bir insanın hayatının her anında yapacağı çok fazla şey vardır.
İman eden bir insan için, hem kendinin hem de karşısındaki kişinin vakti son derece önemli ve kıymetlidir
Bir insan Allaha olan inancındaki, Kurana uymadaki ve güzel ahlakı yaşamadaki samimi azmi ve çabası ölçüsünde
Eğer insan vicdanını şeytani düşüncelerle kirletmiyorsa, vicdanından gelen her uyarı ve tavsiyeye tereddütsüz
İnsan aklını ve vicdanını kullanarak, derin düşünerek, her zaman uyguladığı ve alıştığı tavırlardan ve
Bir insan Allaha olan inancındaki, Kurana uymadaki ve güzel ahlakı yaşamadaki samimi azmi ve çabası ölçüsünde
Eğer insan vicdanını şeytani düşüncelerle kirletmiyorsa, vicdanından gelen her uyarı ve tavsiyeye tereddütsüz
İnsan aklını ve vicdanını kullanarak, derin düşünerek, her zaman uyguladığı ve alıştığı tavırlardan ve
farz kıldığı büyük sorumluluğumuzu bir kez daha düşünmeliyiz: Allah içinizden iman edenlere ve salih
ortak koşmadan iman etmek ve Kuranda emredilen ibadetleri ve ahlaki vasıfları hayatın her anında yaşamakla
Nur Suresinin 55. ayetinde açıkça vurgulanmış olduğu üzere iman edip salih amellerde bulunan, Kuran ahlakı
Akıl ve vicdan sahibi her insan çevresinde bulunan canlılarda Allah'ın benzersiz yaratma sanatının
Allah, hayvanları insanlar için yarattığını ayetlerinde şöyle bildirmiştir:
Bir yavru fil az da olsa sıkıntı ya da herhangi bir tehlikeli durum içerisinde olduğunu belirten bir
Büyük bir cehaletle Hz. Nuh (as)’ın uyarı ve öğütlerine kulak tıkıyorlardı. Hz.
Bu durumda Hz.
Nuh (as) ve onunla birlikte iman edenler kurtulmuş, Allah’ın vahyi gereği yaptıkları gemi sayesinde tufandan