-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Münafıkların sürekli ahlaksızlık ve pislik planlamaları, onlarda muazzam stres yapar. Vücut hücreleri o sevgisizliğe, o strese dayanamaz ve kendi kendilerini yemeye başlar. O nedenle münafıklar çok hızlı çökerler, yaşlanırlar ve kısa sürede tanınmayacak hale gelirler. Hiçbir zaman mutlu olamazlar, akıl almaz bir gerilim içinde yaşarlar, ama bir yandan da mutlu taklidi yaparlar, tiyatro oynarlar, o tiyatro da onları çok yorar ve yıpratır. Münafıklar sonunda kahırdan perişan olur ölüler. Allah ayetinde öfkenizle ölün diye bildiriyor. (Ali İmran Suresi, 119: De ki: “Kin ve öfkenizle ölün.”) Allah başka bir ayetinde de münafıklara sıkıntılı bir geçim vereceğini söylüyor. Bu durum da onları çökertir. (Taha Suresi, 124: “Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve Biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.”)
Adnan Oktar
Münafıklar Peygamberi sıradan bir insan gibi görür ve sürekli akılsızca eleştirirler. Bu eleştirilerini de çok büyük ahmaklıkla yaparlar. Düz mantıkla bakar, Peygamber’in Allah’ın destekleyip koruduğu özel bir insan olduğunu görmezler. Peygambere uyan müminleri de akılsız olarak görürler. Saatlerce, sayfalarca Peygambere uyan müminlerin sözde akılsız, derin düşünmeyen olduklarını, onların yanlışlarını anlatırlar yazarlar. Peygambere uyan müminlerin yalancı olduğunu ispat etmeye çalışırlar. Bu sırada kendi yalancılıklarını, karaktersizliklerini, alçaklıklarını ortaya koyarlar. (Hud Suresi, 27: Kavminden, ileri gelen inkarcılar: "Biz seni yalnızca bizim gibi bir beşerden başkası görmüyoruz; sana, sığ görüşlü olan en aşağılıklarımızdan başkasının uyduğunu görmüyoruz ve sizin bize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz" dedi.)
Adnan Oktar
Münafıklar Müslümanlardan ayrılınca Müslümanların zayıflayacağını zanneder. Halbuki Allah onların yerine çok temiz, güçlü ve kararlı müminler getirir. Münafık küfre karşı eziktir. Mümin müminlere karşı tevazulu küfre karşı onurludur. Münafık Allah yolunda çaba harcamaz. Münafık kınayıcın kınamasından çok korkar. Kendileri korktuğu için sürekli, “bak insanlar sizin için neler diyor” diyerek Müslümanları da tedirgin edeceklerini zannederler. (Maide Suresi 54- Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, ALLAH (YERİNE) KENDİSİ'NİN ONLARI SEVDİĞİ, ONLARIN DA KENDİSİ'Nİ SEVDİĞİ mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda çaba harcayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.)
Adnan Oktar
Münafıklar Kuran’ı bambaşka şekilde kendi münafıkane mantıklarına göre yorumlarlar. Her münafık kendisi baş olmak ister, Peygamber (sav)'in varlığı münafıkların çok ağırına gider. Peygamber (sav)'e sürekli haset ederler. Müslümanların lideri olan kişinin etrafında kendisini seven insanların olmasına, Müslümanların zenginliğine, imkanlarına, yiyeceklerine, kıyafetlerine, evlerine, arabalarına, sahip oldukları her türlü nimete müthiş haset ederler. Münafıklar elçinin yanından Müslümanların dağılmalarını isterler. Allah adına sürekli yalan yere yemin ederek konuşurlar. Allah Kuran'da münafıkların aşağılık mahluklar olduklarını bildirmektedir. Münafıklar her hayrı engellemeye çalışırlar. Müslümanların başarılarından hiçbir zaman bahsetmezler. Münafıklar İslam için asla şevkli ve çalışkan değilken, küfri konularda muazzam şevkli ve gayretlidirler. Münafıklar saldırgandır, hemen hepsinde öldürme eğilimi vardır. Küfrü dost ve güçlü görür ve küfürle iç içedirler.
Adnan Oktar
Münafıklar ahmakça Allah’a tuzak kuruyorlar, Allah bu tuzaklarını tam tepelerine geçiriyor. Mal ve mülk hırsı yapıyor, eşşek gibi çalışıyorlar. Ömrü, gençliği eşşek gibi çalışarak geçiyor. Malını yığıyor, yığıyor, yığıyor ama yiyeceği vakti kalmıyor. Gençliği Müslümanlara hizmet ederek geçmiş, geride kalmış. Bir yandan adım adım ölüme gidiyor, ölümü de dehşet verici bir acıyla oluyor. Bir sofra kuran adam düşünün. Emek emek sofrayı hazırlıyor, her detayı yapıyor tam elini uzatıp yemeği yiyecekken biri gelip odunla kafasına vurarak sofradan alıyor. İşte bu müminlere müthiş bir neşe vesilesi olan, Allah’ın münafıklara kurduğu nefis tuzaktır. (Tevbe Suresi, 55: Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak ve canlarının inkar içindeyken zorlukla çıkmasını ister.)
Adnan Oktar