-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Münafıklar Peygamberi sıradan bir insan gibi görür ve sürekli akılsızca eleştirirler. Bu eleştirilerini de çok büyük ahmaklıkla yaparlar. Düz mantıkla bakar, Peygamber’in Allah’ın destekleyip koruduğu özel bir insan olduğunu görmezler. Peygambere uyan müminleri de akılsız olarak görürler. Saatlerce, sayfalarca Peygambere uyan müminlerin sözde akılsız, derin düşünmeyen olduklarını, onların yanlışlarını anlatırlar yazarlar. Peygambere uyan müminlerin yalancı olduğunu ispat etmeye çalışırlar. Bu sırada kendi yalancılıklarını, karaktersizliklerini, alçaklıklarını ortaya koyarlar. (Hud Suresi, 27: Kavminden, ileri gelen inkarcılar: "Biz seni yalnızca bizim gibi bir beşerden başkası görmüyoruz; sana, sığ görüşlü olan en aşağılıklarımızdan başkasının uyduğunu görmüyoruz ve sizin bize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz" dedi.)
Adnan Oktar
Münafık kendini başı boş zanneder. Her adımının Allah’ın yaratmasıyla olduğunu anlamaz. Münafık, Müslümanların elektrik süpürgesi gibidir. Müslümanın yanında ne kadar pislik varsa süpürüp alır. Ne kadar alçak, karaktersiz, haysiyetsiz, akılsız, her şeyden şüphelenen ruh hastası varsa münafık toplar, yanına götürür. Ahmak olduğu için kendi yanına yeni pislikler gelmesine sevinir. Pislikleri toplar gider en içine oturur, “ne çok pislik var” diye de ahmakça sevinir. Tam bir lağım vidanjörü gibi çalışır, orada buradaki pislikleri toplar ve münafıklar bu vidanjörlük görevinde de çok gayretlidirler. Bu da müminler için nimettir. Pislikler temizlendikçe müminlerin yanına sürekli yeni yeni, zinde insanlar gelir. O sirkülasyon içinde mükemmel bir yapı oluşur. Her gelen daha imanlı, daha sadık, daha güçlü, daha dinç, daha güzel, daha kalitelidir. Gidenler ise hastalıklı, pis, kokuşmuştur. Dolayısıyla müminlerin sürekli nur gibi tertemiz kalmasında münafıkların pislik temizliği çok önemlidir.
Adnan Oktar
İslam’da Allah’a, Kitaba, Peygambere hüsnü zan vardır. Doğrudan onların iyiliği, güzelliği ve mükemmelliğini kabul ederek hareket vardır. Münafıklar da ise Allah’a, Kitaba, Peygambere hep eleştirel gözle bakmak vardır. Bunu da akıl almaz çirkin üslupla yapar ve hür düşündüklerini iddia ederler. Allah’a çirkin bir mantıkla bakarlar. Kuran’da bir çok ayet münafıkların alçaklığına ve kahpeliğine cevap olarak indirilmiştir. Bir çok ayet münafıkların aşağılık sözlerine tedbir olarak indirilmiştir. Örneğin Peygamber ezilen kadınları, çocukları düşünerek sabah erkenden savaşa çıkacağız diyor. Münafıklar mantıkla bakıyorlar ve “Bu sıcakta savaşa mı çıkılır aramızda zor durumda olanlar var, Peygamber bunu bile göremiyor” diyorlar. Kalbinde hastalık olanlar da “Bak bunu hiç düşünemedik, gerçekten Peygamber hata yapıyor” diye onlara uyuyorlar. Müslüman Allah’a, Kuran’a, Peygambere eleştiri gözüyle bakmaz. Her yaptığının hayır olduğunu bilerek bakar ve hareket eder.
Adnan Oktar