2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından İZLEYİCİ SORUSU: Tövbe edenin
Samimi affedeniz tövbesini kabul eder. Zaten hatayı yaptıran da Allah'tır.
Çünkü, insan hata yapabilecek aciz bir varlık olarak yaratılmıştır.
eder.
İnsan, ne zaman fakrını ve acizliğini idrak ederse, o zaman nefsin kibir ve azameti kalmaz.
eder.
Ölene kadar her insan için her an tevbe etme ve samimiyetle Allaha teslim olma yolu açıktır.
Çünkü ölüm anındaki iman ve tevbe Allah Katında geçerli olmayabilir.
(Mutaffifin, 83 14) sırrı zuhur eder. İnsan, kendisine tanınan süreden dolayı aldanmamalıdır.
Çünkü ölüm anındaki iman ve tevbe Allah Katında geçerli olmayabilir.
: Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder
Kuran ayetleri incelendiğinde müminlerin hata yapan ama anında tövbe ederek bağışlanma dileyen insanlar
Allah'tan içi titreyerek korku duyan mümin her an, her tavrın en güzeline ulaşmak için çabalar.
Kuşkusuz bu Allah'a gerçekten iman edenlerin dışındakilere ağır gelir.
Çünkü iman edenler hataları ve eksiklikleri olduğunu ve bütün ömürleri boyunca da hata yapabileceklerini
edenleri bağışlayacağını bildirmiştir.
İçinde bulunduğu durumu daha net kavradığı, Allah korkusu çok daha arttığı için, bir yandan hatalarını
Müslümanların yanına hicret ediyorlar, ve Ensar onları barındıranlar, ile onlara güzellikle uyanlar.
Yani oradaki muhacire, ensara uyanlar.
Bakın, muhacir ve ensar ve onlara uyanlar Kuranda müjdelenmiş, maşaAllah.
SOHBETİ (14 ARALIK 2011; 01:00) ADNAN OKTAR: Öne geçen Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar
Parasıyla mesela farz edelim fasıl getirtiyor, çalıyor, mutlu olmuyor.
Ve biz iyilikten başka bir şey istemedik diye yemin edenler , sorduğunda da böyle iyilikler taşır, hep
KARŞI SAVAŞANI GÖZLEMEK için mescid edinenler VE: BİZ İYİLİKTEN BAŞKA BİR ŞEY İSTEMEDİK DİYE YEMİN EDENLER
Ama kan bağını esas alıyor, iman bağını esas almaz.
Müslüman iman bağını esas alır, aynı soydan gelir ama imansızsa kardeşi değildir.
Onlar Allah yolunda savaşırlar, mücadele ederler, cehd ederler , öldürürler ve öldürülürler.
Şeytandan Allah'a sığınırım: “Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, Allah uğrunda seyahat
edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını
Hepsi güzel ahlaka ait mühim, güzel izahlar.
Ey İman edenler, eğer imana karşı inkarı sevip-tercih ediyorlarsa , imanın karşıtı olarak inkar.
Kuranı inkar etmek, İslamı inlar etmek, materyalizmi savunmak, komünist düşünceyi savunmak, böyle bir durum
Bunu yaparsanız helak ederim sizi diyor, Allah.
Bunu Mehdi (a.s.) a, Mehdiyete göre yorumladığımızda; babalarına, çocuklarına, kardeşlerine, eşlerine
Demek ki insan babasının yüzünden dinini terk etmeyecek. Çocukları yüzünden tebliği bırakmayacak.
Eşlerinin çıkarı için tebliği bırakmayacak, facebook, ordan burdan arkadaşlarının teşvikinden dolayı,
desen, kardeşlerim der. Eşleriniz , kafası eşine takılır münafığın.
Hangisini tercih edersin? Eşim diyor. Eşine takılıyor.
Bütün bunları sayıyor Allah, sizlere Allahtan, Onun Resulünden , yani Allahın elçisinden, imamından,
Ağızlarıyla Allahın nurunu söndürmek istiyorlar oysa kafirler istemese de Allah Kendi nurunu tamamlamaktan
Bakın ağızlarıyla diyor Allahın nurunu söndürmek istiyorlar.
durdurmak istiyorlar oysa kafirler istemese de Allah Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.
00) ADNAN OKTAR: Eğer yakın bir yarar, yani hemen onlara bir para sağlayacak; araba, ev sağlayacak, imkan
Psikolojimiz buna imkan vermiyor. Psikolojik olarak yorgunuz.
Dimağımız durdu artık, yapacak bir imkanımız yok, bize müsaade et diyorlar.
Hz.
Mehdi (a.s) zuhur etti, İttihad-ı İslam oluştu, Peygamberimiz (s.a.v) başarılı oldu, İslam yayıldı, Kuran
Tevbe Suresi, 49 Onlardan bir kısmı bana izin ver, beni fitneye katma der.
Şimdi benim arkadaş çevrem var, terk ederler diyor.
Beni fitneye katma der . Haberin olsun, onlar fitnenin (ta) içine düşmüşlerdir.
Hiç şüphesiz cehennem, o inkar edenleri mutlaka çepeçevre kuşatıcıdır.
Şu anda da yobaz takımı fenalaşıyor, bunalıyorlar.
olur, Biz önceden tedbirimizi almıştık , yani Zaten onlardan uzak durmuştuk, yaklaşmamıştık, derler
Kurtuldum dediği mesela, farz edelim eşi oluyor; onu daha da dinsizliğin içine çekiyor.
Farz edelim polisiye bir olay olmuş olsa kaderde olur yahut başına bir olay gelmiş olsa, saldırı gelmiş
Allaha kendini bıraktığında çok rahat edersin diyor Cenab-ı Allah.
Hz. Hızır (a.s) kendi denizinde boğar.
Sevinç duy, onur duy.
Sevinç duy, onur duy.
Onlar Allah yolunda savaşırlar, mücadele ederler, cehd ederler, öldürürler ve öldürülürler.
Münafıklar zaten infak ederken çok canları yanar.
dediğinde de; Ben okuyorum ama sen duymuyorsun der. Hiç ağzını bile açmaz.
Namaz kılmaktan da nefret eder münafıklar, infak etmekten de nefret ederler.
Onun için hep böyle, Borç ödüyorum, Gücüm yetmiyor, İmkanım yok diye Peygamberimiz (s.a.v) zamanında
Malı yiyen, harcayan insan değil mi? O da ölüyor. Çocukları da seni imrendirmesin diyor.
Malını işte, çek ödeyeceğim der, senet ödeyeceğim der, borç var der, şunu hallettim, bunu hallettim,
Canları çıkarken tabii insanlar onu görmez. Can çıkması ayrı bir şeydir.
Kuranı koruyormuş gibi görünüp Kurana karşı mücadele eder. Bunu nasıl yapıyor, cehd etmez.
Hiçbir münafık Hz. Mehdi (as) ı ağzına almaz. Daha önceki münafıklar nasıldı? Onlar da kaçıyordu.
Büyük bir alim olmak, kendince Peygamber olmak, Hz. Mehdi (as) olmak istiyor.
Büyük alim olmak ister, Peygamber olduğunu, Hz. Mehdi (as) olduğunu iddia eder.
Beynindeki tüm konu budur, yemek içmek uyumak ve bu.
Allahın elçisinin, mesela asrımızda kimdir? Hz. Mehdi (a.s).
Onlara her türlü imkan sağlıyor, kolaylık sağlıyor, iyilik sağlıyor.
Eğer tevbe ederlerse kendileri için hayırlı olur diyor Allah.
Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in yanından ayrılmalarının nedeni odur veya Hz.
Mehdi (a.s.) ye düşman kesilmelerinin nedeni de odur.
Mesela Peygamberimiz (s.a.v.) in yanında rahat ediyor, ekonomik durumu yerinde ama şimdi çok çok daha
Allaha iman edin, Onun elçisi ile cihada çıkın diye bir sûre indirildiği zaman onlardan servet sahibi
(Tevbe Suresi, 86-87) Şimdi bu kişilere desen ki hacca gideceğiz , hep beraber gidelim derler sevinçle
Namaz kılacağız dersen senin kıldığın namazı beğenmez detaylar ister.
İyilik edenlerin aleyhinde de bir yol yoktur. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
İyilik edenlere her yerde rahatlık var.
Ölürken ya vesvese edersem diyor, hiçbir şey olmaz mümin olan insana.
Onlara sorarsan, andolsun: Biz dalmış, oyalanıyorduk derler.
Ben daha iyisini bilirim diyor, değil mi?
Aman evinizi de vermeyin, barkınızı vermeyin, paranızı vermeyin derler.
İ N ÜZER İ NE GÜVEN DUYGUSU VE HUZUR İ ND İ RD İ , sizin görmediğiniz orduları indirdi ve inkâr edenleri
AĞIZLARIYLA ALLAHIN NURUNU SÖNDÜRMEK İSTİYORLAR.
Ağızlarıyla Allahın nurunu söndürmek istiyorlar...
Buna engel olmaya hiç kimsenin gücü asla yetmeyecektir.
meydana gelmiş olabileceğini ifade eder.
Dolayısıyla eğer insan samimi iman ediyorsa, o zaman dosdoğru yol apaçık ortadadır.
Aklı başında, iman sahibi bir insanın tavırları her zaman eksikleri telafi eder nitelikte asil ve vakurdur
karşılaştıklarında da, rahatlık ve güven içinde olduklarında da Allah'ın kendileriyle beraber olduğunu bilir
Kim de Allah'a tevekkül ederse o ona yeter.
İman eden Yahudilerin, Allah'a tevekkül etmeleri gerektiği, şöyle ifade edilmektedir:
"Müminlerin Güzel Ahlakı" Belgeselinden Tevekkül ve kadere İman
Her insan hayatında zor olarak tanımlayabileceği anlar yaşar.
Çünkü müminler bilirler ki Allah'ın yarattığı tüm bu zorluklar aslında birer denemedir.
Tevekkül ve kadere İman O da birçoğumuz gibiydi.
Her insan hayatında zor olarak tanımlayabileceği anlar yaşar.
Çünkü müminler bilirler ki Allah'ın yarattığı tüm bu zorluklar aslında birer denemedir.
(Yunus Suresi, 61) Yaşadığı her anı Kuran doğrultusunda aklıyla, vicdanıyla ve imanıyla değerlendiren
Allahın herşeyi bir hayırla, iyilikle ve güzellikle yarattığına iman eder.
Allahın dilediği hayır, güzellik, sevgi, saygı, korunma mutlaka samimi olan insan için tecelli eder.