Yaşayan fosiller, canlıların evrim geçirmediklerini, yaratıldıklarını göstermektedir.
Resimde görülen ringa balığı fosili de bu açık gerçeğin ispatlarından biridir.
Diğer tüm fosiller gibi, bu fosil de evrim teorisinin yalanlar üzerine kurulu olduğunu söylemektedir.
Eğer Darwinizm bir gerçek olsaydı, milyonlarca yıllık günümüz canlılarının fosilleri yerine, fosil kayıtlarında
gelişmekte olan ara türlerin var olması gerekirdi.
Fakat durum böyle değildir, bulgular Darwinist masalla uyum sağlamamaktadır.
Darwinistler, sürekli olarak evrimin ispatlanmış bir teori olduğu telkinini verirler.
Hiçbir Darwinist yayında, bu iddianın gerçek olduğuna dair tek bir bilimsel delil sunulmamıştır.
Henüz bu aşamayı geçememiş olan Darwinistlerin, fosil kayıtlarının sergilediği Yaratılış gerçeği delillerine
Resimde görülen Percopsidae fosili, bu canlıların milyonlarca yıldır değişmeden varlıklarını devam ettirdiklerini
Ve yeryüzünde bunu kanıtlayacak tek bir örnek değil, milyonlarca örnek bulunmaktadır.
Söz konusu Percopsidae fosili de bu kanıtlardan sadece biridir.
Fosil kayıtları ise bu iddianın hiçbir doğruluk payı olmadığını göstermektedir.
Bugüne kadar yarı köpek yarı ayı tek bir fosil dahi bulunmamış, ancak ayıların hep ayı köpeklerin hep
köpek olarak var olduklarını gösteren yüzlerce fosil elde edilmiştir.
Bu zaman zarfında yapılarında bir değişiklik olmamış, herhangi bir ara aşamadan geçmemişlerdir.
Darwinistler, bu fosiller karşısında çaresizdirler.
Çünkü bu fosiller, Darwinistlerin iddia ettiği evrim sürecinin hiçbir zaman yaşanmadığının ispatıdırlar
Aslında fosil kayıtlarının evrimi desteklemediği bilim çevrelerinin çok iyi bildikleri bir gerçektir,
Origin and Evolution of Life in the Sea (Denizlerdeki Yaşamın Başlangıcı ve Evrimi) adlı kitabında, fosillerin
evrimin öngördüğü değişimi değil, durağanlığı ispatladığını şöyle ifade eder: Fosillerden elde edilen
Diğer tüm canlılar gibi, antilopların da evrim geçirmediğinin delili olan resimdeki fosil, 50 milyon
Fosil kayıtlarının tamamı Darwinistleri yalanlamaktadır.
Darwinistler, canlıların birbirlerinden aşama aşama türediklerini öne sürmektedir.
Fosiller ise, canlıların eksiksiz ve kusursuz yapılarıyla bir anda ortaya çıktıklarını ve var oldukları
Resimdeki rakun fosili, dişleri, kafatası ve çene yapısıyla günümüz rakunlarından farksızdır.
Bu durum bir kez daha göstermektedir ki, canlı türleri fosil kayıtlarında ilk olarak nasıl belirdiyse
Yaşayan fosiller, canlıların evrim geçirmediklerini, yaratıldıklarını göstermektedir.
Tek bir hayvan türünün bile bir başka hayvan türüne tam olarak dönüştüğü, laboratuvar ortamında da sahada
Resimdeki mavi mezgit fosili örneğinde olduğu gibi sayısız bilimsel bulgu, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını
Canlıların milyonlarca yıldır yapılarında hiçbir değişiklik olmadığını gösteren yaşayan fosiller, evrim
Yaşayan fosiller ise, teorinin, türlerin zaman içinde değişen şartlara göre değişim geçireceği iddiasının
olan cırcır böceklerinin de çitlembiklerin de günümüzdeki örnekleriyle aynı olduğunu ortaya koyan bu fosil
Fosil kayıtları evrim için bir açmazdır.
Mark Czarnecki nin sözleri: Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil
Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır.
Eklembacaklılar filumuna dahil olan karideslerin bilinen en eski fosil örnekleri Jura dönemine (206-144
Fosillerin gösterdiği gerçek, karideslerin yüz milyonlarca yıldır değişmediği, herhangi bir ara aşamadan
Elde edilen fosiller, maymunların hep maymun, insanların da hep insan olarak var olduklarını, maymunların
çoktan belgelenmiş fosiller üzerinde spekülasyonlar yapmak oldu.
Ancak resimdeki 87 milyon yıllık jaguar kafatası fosili gibi fosiller bu spekülasyonları tamamen geçersiz
Darwinizm e göre, bugün fosilleri bulunmuş olan kafataslarının ve diğer kalıntıların, günümüzdeki canlılardan
Fosil kayıtlarında günümüzdeki canlıların evrimleşmekte olan halleriyle karşılaşılmalı, örneğin yarı
Bulunan eşek kafatası fosillerinde, üç göz çukuru olan, burun çukuru henüz oluşmamış, çenesi alnında
Bu sayfada görülen fosil resmiyle birlikte, Darwinistlerin yıllardır en büyük propaganda malzemesi olarak
evrimi senaryosunu çürüten bir delil daha gözler önüne serilmektedir. 2,8 milyon yıllık at kafatası fosili
Bu bilimsel gerçek karşısında Darwinistlerin kitaplarına temsili resimler koymaları, rekonstrüksiyonlarla
Ünlü İngiliz biyolog Brian Goodwin de, Darwinizm in bilimsel olarak desteklenmeyen bir teori olduğunu
Eğer Darwinistler canlıların evrimleştiğini iddia ediyorlarsa, bu durumda bunu kanıtlayacak bir ara fosil
Ama Darwinistlerin gösterebildikleri tek bir ara fosil örneği bile yoktur.
Buna karşılık yaşayan fosil örnekleri milyonlarcadır.
Yaşayan fosillerin sırrını tam anlamıyla çözemedik.
Eldredge in bu sözleri, resimde görülen 45 milyon yıllık sinek gibi yaşayan fosillerin eksiksiz bir biçimde
gelmişlerse, bu durumda cırcır böceğine yeni yeni dönüşmeye başlamış, yarı cırcır böceklerinin nin birçok fosil
Oysa şimdiye kadar bulunan tüm cırcır böceği fosilleri tam ve eksiksiz yapılarıyla, günümüzde yaşayan
Gerçekte ise, fosil kayıtları canlıların birbirlerine dönüştüklerini gösteren inandırıcı tek bir örnek
Bu soruların başında da; - Evrim teorisine delil olarak sunulabilecek herhangi bir ara form fosili var
açıktır:- Hayır, 150 yıldır yapılan kazı çalışmalarında tek bir tane ara form fosili dahi bulunmamıştır
Bu örnekler karşısında Darwinistler sessiz kalmaya mahkumdur.
Resimdeki 125 milyon yıllık çayır çekirgesi fosili, Darwinizm e darbe vuran delillerden biridir.
Evrim teorisinin canlılığın kökenine dair iddiaları fosiller tarafından geçersiz kılınmış, teorinin gerçekçi
Bugüne kadar bulunmuş tüm mayıs sineği fosilleri görünümleri, yapıları ve sahip oldukları sistemlerle
Açıktır ki, canlılar art arda gelen kör tesadüflerin, sürekli devam eden değişikliklerin eseri değildir
Küçük resimlerde fosilin dişleri detaylı olarak görülmektedir. 82 milyon yıllık bu izler, evrimin hiçbir
Bu durum, ara geçiş beklentisi içinde olan Darwinist iddialara çok büyük bir sekte vurmaktadır.
Çünkü fosil kayıtları, Darwinistlerin bekledikleri ara formları değil, hiçbir değişime uğramamış canlı
Darwinistlerin tuzakları, insanları aldatma yöntemleri, artık bir anlam taşımamaktadır.
gerçeğini açıkça gösteren atlaslar, canlıların hiçbir değişim geçirmediklerini belgeleyen sayısız fosil
Darwinist aldatmaca deşifre olmuş, etkisini yitirmiştir.73 milyon yıllık bu leopar kafatası fosili, canlıların
Fosiller, kaplanların herhangi bir canlıdan türemediklerini, hep kaplan olarak var olduklarını ispatlamıştır
80 milyon yıl önce yaşamış olan kaplanların, günümüz kaplanlarıyla aynı olduğunu gösteren resimdeki fosil
Bu amber parçasının içinde aynı zamanda kırkayak ve örümcek fosili de yer almaktadır.
Bu gerçeği düşünmekten uzak olan Darwinistler, Allah ın dilediği zamanda bir canlıyı dilediği şekilde
Darwinistlerin ortaya sundukları mantıksız senaryoların, sahte delillerin kökeninde bu inançsızlıkları
, gerçeklerden habersiz olmaları yatar.
yaşamış ara formlara dair fosilleri ortaya koyarak ispatlayabilirler.
Ve bunların izleri fosil kayıtlarında sürekli karşımıza çıkmalıdır.
bir tane bile ara form fosili bulunmamıştır. 95 milyon yıllık mürekkep balığı fosilinin de gösterdiği
Fosil kayıtları, Darwin in iddialarının gerçeklerle uyumlu olmadığını ortaya koymuştur.
Canlıların değişmemiş oldukları, resimde görülen 59 milyon yıllık gelincik kafatası fosiliyle bir kez
Kitapta görüp incelediğiniz her fosil, Darwin in iddia ettiği dönüşüm hikayesini birer birer ortadan
Darwinizmin bu mucizeler hakkında söyleyebileceği tek şey tesadüf eseri olduklarıdır.
En bilinen Darwinist propagandalardan biri de Evrim teorisine inanmayan dogmatiktir , Evrim teorisine
Darwinist zihniyetin bahsettiği bilim, araştıran, inceleyen ve bulguları tarafsız olarak değerlendirip
Darwinist bilim, doğruyu arama çabası değil, doğruyu yönlendirme ve çarpıtma çabasıdır.
, bugünkü özelliklerinin tümüne sahipse, evrimleştiğine dair hiçbir iz taşımıyorsa, hiçbir özelliği ara
fosil niteliği göstermiyor, yapısında hiçbir eksiklik veya evrimcilerin iddiasıyla ilkellik söz konusu
Bilinen fosil kayıtları kademeli evrim ile uyumlu değildir ve hiçbir zaman olmamıştır...
Çünkü Darwinistler, fosil kayıtlarının teoriyi geçersiz kıldığının farkındadırlar.
Fosil kayıtlarının ve diğer bulguların böyle bir soy bağı göstermediği bilim adamları tarafından şöyle
Darwinistler, sürüngenlerin kökenlerinin deniz canlıları olduğunu iddia ederler.
canlılara aittir.Bunlardan biri de resimde görülen 65 milyon yaşındaki timsah fosilidir.
Bu fosil, timsahların hep timsah olarak var olduklarının delilerindendir.
Fosil kayıtlarındaki durağanlık, artık Darwinistler tarafından da inkar edilemez bir hal almıştır.
Türlerin değişmemiş olduğunu kabul etmeye başlayan pek çok Darwinist, bu konudaki ısrarlı senaryolarından
Gün geçtikçe artan sayısız yaşayan fosil bulgusu, Darwinistlerin değişim bekledikleri on milyonlarca
yayınlar vesilesiyle canlıların birbirlerinden değişim geçirerek evrimleşmediklerini gösteren sayısız fosil
Bu gerçek karşısında ise Darwinistlerden hiçbir bilimsel itiraz gelmemektedir.
Tek bir fosile karşı bile mantıklı açıklamada bulunamamaktadırlar.
Bird, The Origin of Species Revisited adlı kitabında, evrim teorisinin ara form iddiasının hayali bir
Türler arasında sözde ata-torun ilişkisi olduğunu gösteren bir fosil de bulunamamıştır.
Resimdeki 95 milyon yıllık tang balığı fosili de bu gerçeğin delillerindendir.
Ancestors Fleshed Out , Science, cilt 212, 26 Haziran 1981, s. 1492)Resimdeki 80 milyon yıllık sırtlan fosili
gibi sayısız fosil örneği, Darwinistleri yaşadıkları çaresizliğe mahkum etmiştir.
İşte bu nedenle ele geçirilen fosilleri tanımlamak zor değildir.
Fosili bulunan canlının tüm anatomik özelliklerini kalıntılardan anlamak mümkündür.
Resimde görülen 45 milyon yıllık zebra fosili de bu ayrımı açıkça göstermektedir.
Tüm dünya genelinde farklı türlerine rastlanır, ancak yoğun olarak kuzey yarım kürede yaşarlar.
Çünkü fosil kayıtlarında ne böyle bir atanın izine rastlanmakta ne de asalak arıların herhangi bir aşamadan
Tüm canlılar gibi tüm asalak arı fosillerinin de ortak özelliği değişmezlik tir.
Bugüne kadar bulunan sayısız fosil, canlıların evrim geçirmediklerini ispatlamıştır.
Fosil kayıtlarının evrim teorisini desteklemediği Darwinistler tarafından da bilinmektedir.
Ancak artık bu örtbasın bir anlamı kalmamıştır.
Resimde, Kuzey İtalya daki fosil yataklarında bulunan bir denizatı fosili görülmektedir. 7.5-5 milyon
Fosil kayıtlarında gözlemlenmeye başladıkları ilk andan itibaren hiç değişmeyen denizatları, evrimcilerin
Tek bir türün sayısız alt türü vardır ve hepsi kendilerine özgü özellikler sergilerler.
Ve bu türlerin neredeyse tamamı kendilerine has özelliklerle fosil kayıtlarında vardır.
Onlardan biri de bozayıdır. 8,9 milyon yıl öncesinden kalmış olan bu kusursuz kafatası fosili örneği,
Böyle bir iddianın doğru olup olmadığını gösterebilecek en önemli delil fosil kayıtlarıdır.
Ne var ki fosil kayıtlarına bakıldığında evrimcilerin iddia ettiği gibi herhangi bir ara aşama görülmez
Bu fosillerden biri de resimdeki 100 milyon yıllık karınca aslanıdır.
Bunlar, tıpkı sineğin altıgen petek gözleri gibi, tek bir bağımsız mercek gibi görev görürler.
Fosiller, pandaların hep panda olarak var olduklarını, herhangi bir evrim geçirmediklerini ispatlamıştır
Bu ispatlardan biri de resimde görülen 88 milyon yıllık panda kafatası fosilidir.
Darwin in bir gün bulunacağını umduğu ara fomlar halen kayıptır.
çöküşünün ispatı olan bu durum evrimci Nature dergisindeki bir makalede şöyle ifade edilmektedir: Fosil
Darwinistlerin, omugasızlardan balıklara, balıklardan sürüngenlere, sürüngenlerden memelilere ve kuşlara
geçişi gösteren tek bir delil dahi sunamamaları, en büyük açmazlarıdır.
aşamaları gösteren fosil delillerinin olmaması, aşamalı evrim teorisi için kalıcı ve rahatsız edici
Bugüne kadar yarın maymun yarı insan özelliği taşıyan bir tane bile fosil bulunamamıştır.
Geriye Darwinistlerin hayal ürünü senaryoları dışında bir şey kalmamıştır.
Bu bulgulardan biri de resimdeki 32 milyon yıllık maymun kafatası fosilidir.
Darwinistler kör tesadüflere milyonlarca yıl süre tanındığında, bunların mucizeler meydana getireceğine
Yüz milyonlarca yıllık fosiller, canlıların hiçbir dönüşüm ve değişim geçirmediklerini ispatlamıştır.
Resimdeki 95 milyon yıllık tilki kafatası fosili gibi tüm fosiller, Darwinizm in geçersizliğini gözler
Resimde görülen kuş fosili, ünlü Messel Oluşumu nda bulunduğu için bu isimle anılmaktadır.
Herşeyden önce kuşu kuş yapan en önemli özellik olan kanatlar evrim teorisi için çok büyük bir çıkmazdır
Evrimciler bizzat kendileri, bir sürüngenin uçabilmesinin imkansızlığını ve bu iddianın fosil kayıtlarıyla
olacak bir fosil aramaktadırlar.
ara aşamaları gösteren canlı fosilleri de bulamamışlardır.
Bunlardan biri de, 54 37 milyon yıllık güneş balığı fosilidir.
Bunun izleri fosil kayıtlarıdır.
Sayısız balık çeşidi, kuşlar, sürüngenler, mükemmel donanımlı kara ve deniz canlıları fosil kayıtlarında
Resimdeki 49 milyon yıllık yer kurdu kafatası gibi fosiller, hiçbir türün bir başka türe dönüşmediğinin
Canlıların herhangi bir türünün sözde evrimi iddiasını destekleyecek herhangi bir ara form fosili bulunmadığı
Yüz binlerce omurgasız fosili vardır, yüz binlerce balık fosili vardır, ama tek bir tane bile ara form
fosili bulunamamıştır.
Çünkü her iki göz yapısı da kendi sistemleri içinde mükemmel çalışmaktadır ve hiçbir ara aşama işe yaramayacaktır
yeteneğinden yoksun bırakacak ve hiçbir zaman varlığını devam ettiremeyecektir.Üstelik bulunan hiçbir fosilde
Elde edilen her fosil, resimdeki 150 milyon yıllık karides fosili gibi kusursuz gözlere, sistemlere ve
Canlıların evrim geçirdikleri iddiası doğru olsaydı bunun izlerinin fosil kayıtlarında mutlaka görülmesi
garip canlı fosili bulunmalıydı.
Ancak fosil kayıtları böyle garip mahluklara dair hiçbir örnek sunmaz.
Darwinizm in yöntemi kafa bulandırmak üzerine kuruludur.
Oysa fosiller, somut bilimsel kanıttır.
Bu kaynaktan elde edilen bulgular, yani yaşayan sayısız fosil, evrimi reddetmektedir.
Darwinistler, insanın evrimi senaryosunu kendilerince inandırıcı kılabilmek için şimdiye kadar hep sahte
çıkmışlardır. 40 yıl sergilenen ve sonradan bir sahtekarlık ürünü olduğu anlaşılan Piltdown adamı, tek
Darwinistler insanın evrimi diye hayali bir süreci yoktan var etmeye çalışırlar.
Canlının günümüz kar leoparlarından hiçbir farkı olmayan 67 milyon yıllık kafatası fosili bu gerçeği
aksine hiçbir ara forma, hiçbir ortak ataya sahip olmadan fosil kayıtlarında aniden ortaya çıkmakta
Evrimcilerin, fosil kayıtlarındaki bu ani ve kusursuz ortaya çıkışın sebebini açıklamaları gerekmektedir
Raup, fosil kayıtlarının evrimi geçersiz kıldığını şöyle itiraf eder: Fosil kayıtları Darwin i şaşırtmıştı
Şu anda biz Darwin den yaklaşık 120 yıl sonrasındayız ve fosil kayıtları hakkında bilgimiz büyük oranda
Elimizde çeyrek milyon fosil türü bulunmaktadır, ancak durum pek fazla değişmemiştir.
Darwinistlerin iddialarına göre ise fosillerin bunun tam tersi bir tablo sergilemesi gerekirdi.
Fosil kayıtları yarım zargana larla dolu olmalıydı.
Fosillerin Darwinist tabloyla uyumlu olmaması, hatta tam tersine bir yapı sergilemesi, evrim teorisinin
Stanley, Fosillerin yokluğunda evrim fikrinin haddi aşan bir hipotezden daha fazla bir şeyi temsil edip
etmeyeceği şüphelidir. diyerek fosil kayıtlarının evrim teorisi için önemini ortaya koymaktadır.
Resimde görülen 95 milyon yıllık keman vatozu fosili de Prof.
Darwin in ileride bulunmasını beklediği ara geçiş örnekleri, Darwin in ardından 150 yıla yakın süre geçmesine
sunulabilecek sayısız delilden biri de, 50 milyon yıl önce yaşamış Braconidae familyasından olan bu arıdır
ilgili olarak Science et Vie isimli dergide şu yorum yer almıştır: Confuciosornis Sanctus adı verilen fosili
İşte Darwinistlerin kavrayamadığı, görmekte zorlandıkları, hatta pek çoğunun görmeyi reddettiği gerçek
Fosil bilimi de, sayısız örnekle, bu gerçeği gözler önüne sermektedir.
Resimdeki 3,4 milyon yıllık zebra kafatası fosili de, evrimin geçersizliğini, Yaratılış ın gerçek olduğunu
Fosil bulguları bu gerçeğin ispatıdır. 87 milyon yıl önce yaşamış olan yaban domuzlarının günümüzdeki
yaban domuzlarıyla aynı özelliklere sahip olduğunu gösteren resimdeki kafatası fosili karşısında, evrimcilerin
kendilerini kandırmaya devam edebilirler, akıl ve mantık sahibi insanların ise evrim aldatmacasına kanmaları artık
Darwinizm in temel iddiası, canlıların sürekli değiştikleri ve aşamalı olarak gelişerek sözde evrim sürecinde
Ne var ki, somut bulgulara bakıldığında Darwinistlerin bu hayali hikayesini destekleyen hiçbir delile
Bu bulgulardan biri de resimdeki 50 milyon yıllık çulluk sineği fosilidir.
Fosil kayıtlarında çok eski dönemlerden itibaren izlerine rastlanan mersin balıkları, Acipenseriformes
Kuzey yarım küredeki tatlı sularda ve denizlerde yaşarlar.
Mersin balıkları, on milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıldır değişmeyen yapılarıyla, Darwinistlerin
fosillerin, teorinin aleyhinde bir kanıt olduğu artık açıkça görülmektedir.
şöyle ifade eder: Fosil mezarlığı boşluklarla doludur.
Darwin in teorisi ile fosil kayıtları çelişkilidir.
Darwinistlerin en etkin olarak kullandıkları propaganda yöntemlerinden biri, hiç olmamış şeyleri yaşanmış
Ne var ki bu yoğun telkin nedeniyle, konu hakkında bilgisi olmayan pek çok insan evrimi bilimin ayrılmaz
Sunderland, Darwins Enigma, Master Book Publishers, California, 1988, s.32) A9TV Televizyonu Adnan Oktar
Bu fosilin de incelenen anatomik detayları, günümüz antiloplarından farksız olduğunu göstermiştir.
Darwinistler, maymunların bazı davranış biçimlerine bakarak, insanlarla maymunların sözde ortak bir atadan
Bu delillerle evrim teorisinin iddiaları birer birer çürütülüyorken, Darwinizm e sadakatle bağlanmanın
Darwinistlerin bu çabaları artık istedikleri sonucu vermemekte, onlara ve teorilerine bir şey kazandırmamaktadır
Oysa böyle bir sürekli değişim, mutlaka sayısız ara formun yaşamış olmasını, dolayısıyla varsayılan sözde
evrimsel gelişimin fosil kayıtlarında izlenebilir olmasını gerektirir.
Ancak ne ortada böyle bir ara form mevcuttur ne de sözde evrimsel gelişimi fosil kayıtlarında izleyebilmek
Darwinist yayınlarda, neredeyse hiçbir zaman somut bilimsel delillere dayalı bir anlatım yoktur.
nasıl sürüngene dönüştüğünü uzun uzun anlatan bir evrimciye, bu iddiasını delilendirecek herhangi bir fosil
Çünkü Darwinistler 150 yılı aşkın zamandır, ara türlerin fosillerini aramalarına rağmen tek bir örnek
Stephen Jay Gould, 1993 yılında, Natural History dergisindeki yazısında canlıların fosil kayıtlarında
hep aynı yapılarıyla gözlenmeleri konusunda şöyle demektedir: Birçok fosil türünün jeolojik yaşam süresi
(ki bu evrimin yokluğudur) bir ilanı olarak göz ardı edilmiş olarak bırakıldı.
Darwinizm e en ciddi darbe indiren bilim dallarından biri ise paleontoloji olmuştur.
Elde edilen milyonlarca fosil, evrimin yaşandığına dair en küçük bir iz bile taşımamaktadır.
gördüğümüz kırmızı pandalarından hiçbir farkı olmayan resimdeki 67 milyon yıllık kırmızı panda kafatası fosili
Yaklaşık 100 türü olduğu bilinen deve sinekleri, ağaçlık alanların gölgelik kısımlarında yaşarlar.
Bu durum Darwinistlerin çarpıtma ve yönlendirmelerinin gizleyemeyeceği bir gerçeği ilan etmektedir: Canlılar
Bir de Darwinistlere Bu değişimi gösteren fosil var mı?
Çünkü tüm umutsuzca arayışlarına rağmen, evrimciler böyle bir fosil bulamamışlardır.
Darwinizm e göre milyonlarca yıl öncesine ait bu fosiller yarı gelişmiş olmalı, çeneleri farklı yerde
Aslında tek bir delil, yalnızca 74 milyon yıllık bu bozayı kafatası bile, evrimi çürütmeye yeterlidir
varlıklarını devam ettirdiği bilinen yusufçuklar, olağanüstü kanat yapıları ve uçuş sistemleriyle Darwinizm
Percopsiformes takımına dahil olan bu balıklar genellikle Kuzey Amerika daki tatlı sularda yaşarlar.
Resimdeki fosil yaklaşık 50 milyon yaşındadır ve bu balıkların 50 milyon yıldır aynı şekilde yaşamlarını
Ager, fosil kayıtlarının evrim teorisi açısından ne kadar ciddi bir sorun olduğunu şöyle anlatır: Sorunumuz
şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli
, s. 133.)Canlıların herhangi bir kademeden yani ara aşamadan geçmediğini belgeleyen fosillerden biri
Ne var ki, sayısız masalla ve hayali senaryoyla dolu olan evrimci yayınlarda, bir tane bile ara canlı
fosili sergilenmemektedir.
Çünkü böyle bir fosil yoktur. Çünkü böyle bir canlı tarihin hiçbir döneminde yaşamamıştır.
Henry Gee, In Search of Deep Time (Eski Zamanların Arayışında) isimli kitabında, fosil kayıtlarında evrim
yorumlandığını şöyle belirtmektedir: Evrimle ilgili olarak yaptığımız varsayımların çoğu, özellikle fosil
of Deep Time, Ithaca: Cornell University Press, 1999, s. 1-2.)Henry Gee nin de ifade ettiği gibi, fosil
Fosillerden anlaşılmaktadır ki, bu özelliğe milyonlarca yıl boyunca yaşamış tüm ağustos böcekleri sahiptir.Resimdeki
ağustos böceği fosili dikkatle incelendiğinde de, günümüzdeki örnekleriyle hiçbir farkı olmadığı kolaylıkla
Resimdeki hamam böceği fosili 125 milyon yaşındadır ve 125 milyon yıldır en küçük bir değişiklik dahi
geçirmemiştir.Bugüne kadar yapılan fosil araştırmaları, hamam böceklerinin sözde ortak bir atasını ortaya
Elde edilen her fosil, yaşı kaç olursa olsun, bir diğerinin ve bugün yaşamakta olan örneklerinin aynısıdır
Çeşitli soyu tükenmiş fosiller veya birkaç kemik parçası hayali ara geçişe delil gibi gösterilmeye çalışılmış
, günümüzde yaşayan canlıların fosilleri yıllarca evrimleşmekte olan canlılar olarak kamuoyuna sunulmuştur
Fakat fosiller üzerindeki bu aldatıcı spekülasyonların yerini uzun bir zamandır bir sessizlik kaplamıştır
Pek çok paleontolog fosil kayıtlarında kayıp halkaları bulmak yerine, sadece büyük boşluklarla ve bugüne
kadar kaydedilmiş fosil türleri arasında herhangi bir ara form olmadığı gerçeğiyle yüz yüze geldi.
Fosil kayıtları, evrimcilerin bekledikleri ara formları göstermemiş, 4,2 milyon yıllık bu canlıda olduğu
Resimdeki ringa balığı fosili 20 cm boyundadır.
Diğer tüm fosil kayıtları gibi, söz konusu ringa balığı fosili de canlıların evrim geçirmediğini göstermektedir
Evrimciler, fosil kayıtları karşısında çaresizdirler ve bulunan her yeni fosil çaresizliklerini bir kat
Bugüne kadar elde edilen yüz binlerce fosil örneğinin hepsi, canlıların farklı anatomik yapılara evrimleşmediğini
Darwinizm e darbe vuran canlılardan biri de mantar sivrisinekleridir.
Resimde görülen mantar sivrisineği fosili 45 milyon yaşındadır ve 45 milyon yıldır aynı kalan bu canlılar
Resimdeki 125 milyon yıllık hamam böceği fosilinin günümüzde yaşayan örneklerinden farkı olmaması, net
Fosil kayıtları, kademeli evrim iddiasını geçersiz kılmakta ve bu gerçek pek çok bilim adamı tarafından
Bugüne kadar kanatları kısmen oluşmuş herhangi bir sinek türünün fosiline rastlanmamıştır.
Elde edilen her sinek fosili kanatlarıyla, görme sistemiyle ve diğer tüm yapılarıyla tamdır.
Fosil biliminin yıllardır ortaya koyduğu sayısız delil, canlıların evrim geçirmediğini tasdik etmektedir
Resimdeki fosil de evrimcilerin görmezden geldikleri bu delillerden bir tanesidir.
Fosilde, balığın baş ve yüzgeç bölümleri tüm detaylarıyla seçilmektedir.
Fosil kayıtları da farklı bitki sınıflarının yeryüzünde bir anda ve kendilerine özgü yapılarıyla ortaya
Resimde görülen sekoya ve gürgen yaprağı fosilleri de, evrim teorisinin geçersizliğini gösteren delillerdendir