Yaratılış Delilleri
Ağrı vücudun savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu his vücutta sağlığı olumsuz yönde etkileyecek bir durum oluştuğuna işaret eder ve buna karşı önlem alınmasını sağlayarak, vücutta oluşabilecek fiziksel zararın asgariye indirilmesine yardımcı olur.
Yaklaşık 1350-1400 gram ağırlığında olan insan beyni, 100 süper bilgisayarın bilgisini içerebilecek kapasitededir. Beyin, saniyeler içinde trilyonlarca bağlantıyı değerlendirerek insan vücudunun tüm sistemlerini kusursuz bir uyum içinde yönetir.
Demir, yeryüzünde en yaygın olarak bulunan elementlerden biridir ve yerkabuğunun yaklaşık %5’ini oluşturur. Güçlü yapısı ve hayati görevleri sayesinde hem doğada hem de canlı yaşamında vazgeçilmez bir role sahiptir.
Saatte 320 km hızla uçan alaca doğan kuşunun sahip olduğu hız, dünyanın en hızlı spor otomobillerinden biri olarak kabul edilen Lamborghini Murcielago Convertible ile Formula 1 yarışları için özel olarak üretilen otomobillerin son hızlarına eşittir.
Tüm gezegenleri, galaksileri, yaşadığımız dünyayı, çevremizde gördüğümüz her şeyi ve bizi oluşturan atomların %99.95’i boşdur. Geri kalan %0.05’lik kısmı ise enerjidir. Bu gerçek, evrenin görünenden çok daha derin, hassas ve hayranlık uyandıran bir düzene sahip olduğunu gösterir.
Hücre içinde gerçekleşen bilgi transferi dünyanın en iyi istihbarat servislerinden bile daha hızlı ve daha verimli çalışmaktadır. Teknolojik açıdan hiçbir şekilde taklit edilemeyen bu sistemin en önemli özelliği dokusal organizmalardan oluşmasıdır.
Kalp, dakikada ortalama 70 atım ile günde yaklaşık 100.000 kere, yılda yaklaşık 35 milyon kez atar. Yaklaşık 80 yıllık bir ömürde ise 2,5 milyar ile 3 milyar arasında atım gerçekleştirir. Dinlenir durumda bile dakikada yaklaşık 5 litre kan pompalayan kalp, bir insan ömrü boyunca vücutta yaklaşık 227 milyon litre kan dolaşımı sağlar.
Karıncalar, yuvalarını sel ve su baskınlarına karşı korumak için olağanüstü drenaj sistemleri geliştirir ve yuvadaki atıkları, biriken suyu uzaklaştırmak amacıyla ana yaşam alanlarının dışına açılan özel dehlizler inşa eder. Bu sistem yalnızca su baskınlarını önlemekle kalmaz, aynı zamanda yuva içindeki nem oranını ve oksijen seviyesini de dengede tutar.
Topraktaki bakteri ve mantarlar organik atıkları çürütürken, tohumlar özel koruyucu yapıları sayesinde zarar görmez. Tohumun dışındaki kabuk (testa), su ve oksijenin içeri girmesine izin verdiği halde zararlı mikroorganizmaların içeri girmesini engelleyen bir zırh görevi görür. Böylece tohumlar, uygun ısı ve nemi bulduklarında çürümeden filizlenebilir.
Normal bir insanda ortalama 10 ila 12 milyon koku alma hücresi bulunur. Köpeklerde ise koklama işlevini üstlenen hücrelerin sayısı insanlardan yaklaşık 40 kat fazladır. Örneğin bir tilki teriyerinde 147 milyon, bir Alman çoban köpeğinde ise 225 milyon koku alıcı hücre bulunur.
En küçük göçmen kuşlardan biri olarak bilinen sinekkuşları, yaklaşık 3,2 gram ağırlığındadır. Her yıl 6.000 km’den fazla yol kateden bu kuşlar, yolculuk öncesinde ağırlıklarının neredeyse yarısına kadar yağ depolar. Böylece göç sırasında ihtiyaç duydukları enerjiyi hazırda tutarlar. Ayrıca rüzgârın hızını ve yönünü lehlerine kullanabilecekleri uygun yüksekliklerde uçarak güç tüketimlerini en aza indirirler.
Yılanlar, insanların göremediği kızılötesi ışınları algılayabilen özel yapılara sahiptir. Bazı yılanlarda gözlerin altında veya ağız çevresinde bulunan “çukur organı”, sıcakkanlı canlılardan yayılan ısıyı yakalar. Bu sayede yılanlar, zifiri karanlıkta bile avlarının yerini hassas şekilde tespit edebilirler. İnsanlar ise kızılötesi ışınları göremez, yalnızca ısı olarak hisseder.
Parmak izi, doğumdan önce oluşur ve ciddi yaralanmalar dışında ömür boyu değişmeden kalır. Genetik özelliklerin yanı sıra amniyotik sıvı basıncı ve bebeğin rahimdeki duruşu gibi etkenlerle şekillendiği için tek yumurta ikizlerinde bile farklıdır. Bu benzersiz ve değiştirilemez yapı, parmak izinin adli tıp ve biyometrik güvenlik sistemlerinde temel kimlik doğrulama aracı olarak kullanılmasını sağlar.
Uçan tohumlar, paraşüt veya kanat benzeri özel uzantılara sahiptir. Bu tohumların olgunlaşıp ana bitkiden ayrılma zamanı genellikle rüzgârların en şiddetli olduğu sonbahar veya ilkbahar dönemlerine denk gelir. Böylece tohumlar, rüzgâr sayesinde uzak mesafelere taşınarak yeni yaşam alanlarına ulaşır. Bu, doğadaki kusursuz düzenin dikkat çekici örneklerinden yalnız biridir.
Karanlıkta dolaşan aslanların gözlerinde, ışığı mümkün olduğunca fazla toplayabilmelerini sağlayan özel bir yaratılış vardır. Büyük göz bebekleri ve güçlü lensleri sayesinde çok düşük ışıkta bile güçlü bir gece görüşüne sahip olurlar. Bu özellik, aslanların karanlıkta sessizce hareket ederek avlarını kolayca takip etmelerini sağlayan en önemli üstünlüklerden biridir.
Ateş böcekleri, karın bölgelerindeki özel hücrelerde ışık üretir. Bu ışığın en önemli özelliği, neredeyse hiç ısı yaymamasıdır. Günümüzde kullanılan normal bir ampul, elektrik enerjisinin ancak %3-4’ünü ışığa çevirirken kalan kısmını ısıya dönüştürür. Ateş böcekleri ise %100’e yakın bir verimle ışık üretebilir. Işığın ısı yaymaması, ateş böceklerini aşırı ısınmadan korur ve bu nedenle yayılan ışığa “soğuk ışık” denilir.
Göç eden birçok kuş, uzun mesafeli uçuşlarda enerjiyi en verimli şekilde kullanmak için “V” şeklinde uçar ve öndeki kuşun kanat uçlarında oluşan yukarı yönlü hava akımlarından faydalanır. Bu sayede sürünün arkasındaki kuşlar %70’e varan oranda enerji tasarrufu sağlar. Sürünün başındaki kuş yorulduğunda başka bir kuş liderliği devralır. Böylece tüm sürü, enerjisini dengeli şekilde kullanarak yolculuğunu sürdürebilir.
İşçi arılar, bir arı kolonisinde çiftleşme kapasitesine sahip olmayan dişi arılardır ve yaşlarına göre farklı görevler üstlenirler. Genç işçi arılar genellikle kovan içinde çalışırken, daha yaşlı olanlar dışarı çıkarak nektar ve polen toplar. Kış aylarında 4-9 ay, yaz aylarında ise yaklaşık 6 hafta yaşayan işçi arılar, kesin olarak neyi nasıl yapacağını bilir ve görevlerini kusursuz bir disiplin içinde yerine getirirler.
Nudibranch, olağanüstü renklere sahip, kabuksuz ve son derece yumuşak bedenli bir deniz salyangozudur. Bu canlı, güçlü zehir taşıyan “ısırgan hücreleri” sayesinde düşmanlarından korunur. Ancak bu hücreleri kendisi üretmez. Hydroid adlı canlılarla beslenen nudibranch, onları sindirim sisteminde öğütmek yerine koruyucu bir mukusla kaplar ve ısırgan hücrelerini savunma amacıyla kullanır.
Terzi kuşu, Allah’ın canlılara verdiği kusursuz mühendislik yeteneklerinin en etkileyici örneklerinden biridir. Bu küçük kuş, yaprakları adeta dikerek kamuflajlı yuvalar inşa eder. Sivri gagasını bir iğne gibi kullanarak yaprak kenarlarına delikler açar ve dikiş ipliği olarak bitki lifleriyle örümcek ağlarını kullanır. Yaprakların birbirine dikilmesiyle oluşan bu korunaklı yapının içine ise yumurtalarını güvenle bırakabileceği gizli bir yuva dokur.
Birçok yarasa türünün gözleri, uzaktaki cisimleri net şekilde seçemez. Bu canlılar, insan kulağının duyamayacağı yüksek frekanslı sesler yayar. Bu sesler bir cisme çarpıp geri döndüğünde, yarasa avının yerini ve uzaklığını hassas şekilde tespit eder. Ekolokasyon adı verilen özel bir sistem sayesinde zifiri karanlıkta yön bulabilir ve avlanabilir. İnsanlar da bu sistemden ilham alarak radar teknolojisini geliştirmiştir.
Videolar
Videolar
Videolar
Videolar
Videolar
Videolar