logo HARUN YAHYA

Sonsöz

Sonsöz

Bu kitapta Kuran'ı anlayamamanın ve yanlış anlamanın temel nedenlerini inceledik. İmandan uzak kimselerin Kuran'daki çeşitli konularla ilgili öne sürdükleri akılsızca itirazlardan, yaptıkları saçma yorumlardan bazı örnekleri ele aldık. Bundaki amacımız, bu itirazların cevaplarını vermekle birlikte asıl olarak, imandan ve samimiyetten uzak kimselerin nasıl en basit konuları dahi akledemeyecek, idrak edemeyecek hale düştüklerini gözler önüne sermekti.

Şunu unutmamak gerekir ki, akılsız bir kimsenin İslam ve Kuran hakkında içine düşeceği çelişkilerin, tutarsızlıkların sonu yoktur. Çünkü Kuran, samimiyet ve onun getirdiği akıl ile anlaşılacak bir üslupta indirilmiştir, yani Kuran'ı anlamada ölçü samimiyet ve akıldır. Bu nedenle akıldan yoksun bir kimsenin Kuran hakkında getirdiği yorumların, itirazların saçmalığına şaşırmak anlamsızdır.

Mümin karşısındakinden de kendisi gibi bir akıl ve anlayış beklediğinden son derece akılsız ve mantıksız yorumlar karşısında doğal olarak şaşırabilir. Fakat Allah Kuran’da bize iman etmeyenlerin akıl ve anlayış konusunda bir nasipleri olmadığını bildirmiştir. Bu yüzden Kuran’a uygun olarak bakıldığında iman etmeyenlerin akılsızca yorumları bir şaşkınlık konusu olmaktan çıkar, bir ibret konusu, bir iman hakikati haline dönüşür.

Kuran Allah'ın hak Kitabıdır ve apaçık ortadadır. Hiçbir hezeyanla, safsatayla Kuran üzerinde şüphe uyandırmak mümkün değildir. İnkar edenler bu hezeyanlarla ancak kendilerini ve kendileri gibi olanları kandırır, vicdanlarının sesini bastırmaya çalışırlar.

Mümin Kuran'ın hakikatlerini ve mucizelerini insanlara anlatmakla mükelleftir. Hak ortaya konunca batıl zaten yok olmaya mahkumdur. Kuran'da bu gerçek, "Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size." (Enbiya Suresi, 18) ayetiyle haber verilmektedir.

Nitekim batılın kaderi yok olmaktan başkası değildir:

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını artırmaz. (İsra Suresi, 81-82)

Sen Yücesin,
bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.
Gerçekten Sen, herşeyi bilen,
hüküm ve hikmet sahibi olansın.
(Bakara Suresi, 32)

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Kuran'ı anlamada samimiyet ve aklın temel ölçü olduğunu vurgulamaktadır. İmandan uzak kimselerin mantıksız itirazlarının altında yatan manevi eksiklikler ele alınarak, hakikatin batıl karşısındaki üstünlüğü ayetlerle açıklanmaktadır. Okuyucu, müminlerin Kuran hakikatlerini anlatma konusundaki sorumluluğu ve inkarın akılsızlık olduğu üzerine bir bakış açısı kazanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Kuran'ı anlamanın temel şartı, samimiyet ve bu samimiyetin getirdiği akıldır.
  • İman etmeyenlerin mantıksız yorumları bir şaşkınlık sebebi değil, bir ibret ve iman hakikati konusudur.
  • Hak geldiğinde batıl yok olmaya mahkumdur, bu Allah'ın vadedilen bir kanunudur.
  • Müminler, Kuran'ın mucizelerini ve hakikatlerini insanlara anlatmakla yükümlüdür.

Sıkça Sorulan Sorular

Kuran'ı anlamada en temel ölçü nedir?

Kuran'ı anlamada esas olan ölçü, samimiyet ve bu samimiyetin beraberinde getirdiği akıldır. Samimiyetten uzak olan kimseler Kuran üzerindeki ayetleri ve hikmetleri idrak etme konusunda büyük bir yetersizlik içindedirler.

İnkarcıların Kuran'a yönelik itirazları nasıl değerlendirilmelidir?

İman etmeyenlerin Kuran hakkındaki akılsızca ve mantıksız yorumları, bir şaşkınlık konusu olmaktan ziyade bir ibret ve iman hakikati olarak görülmelidir. Bu tutarsızlıklar, iman etmeyenlerin akıl ve anlayıştan nasiplerinin olmadığının bir göstergesidir.

Hak ile batıl arasındaki ilişki Kuran'da nasıl tanımlanır?

Hak geldiğinde batılın yok olması kaçınılmazdır. Enbiya Suresi'nde belirtildiği üzere hak, batılın üzerine fırlatıldığında batılın beynini darmadağın eder ve onu yok eder.

Müminlerin Kuran'a karşı temel sorumluluğu nedir?

Müminlerin temel sorumluluğu, Kuran'ın hakikatlerini ve mucizelerini insanlara anlatmaktır. Hak ortaya konduğunda, zaten yok olmaya mahkum olan batıl etkisini kaybeder.