logo HARUN YAHYA

Sonuç

Sonuç

Şüphesiz dünya üzerinde bir insanın yaratılmış olmasından ve Yüce Allah'ı tanımasından daha önemli bir olay olamaz. Kitap boyunca yaptığımız da, her insan için hayatta en çok önem teşkil eden bu konuyu anlatmaya çalışmak oldu.

Ancak bu noktaya geldiğimizde şunu belirtmekte fayda görüyoruz; bir insanın evrenin ve kendisinin yaratılmış olduğunu kavrayabilmesi için aslında çok fazla bilgiye ihtiyacı yoktur. Küçük bir çocuk da, yetişkin bir insan da kendi vicdanı ve aklı ölçüsünde yaratıldığını kavrayabilir. Bu konuda Kuran'da bildirilen Hz. İbrahim (as)'ın konuşması çok güzel bir örnektir.

Hz. İbrahim (as) Allah'a iman etmeyen, putlara tapan bir kavim içinde yaşıyordu. Kendisine Allah'ın varlığı ile ilgili hiçbir bilgi öğretilmediği halde aklı ve vicdanı ile yaratıldığını, üstelik gökleri ve yeri yaratan Allah tarafından var edildiğini kavramıştı. Kuran'da bu konu şöyle anlatılır:

Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: "Bu benim rabbimdir." Fakat (yıldız) kayboluverince: "Ben kaybolup-gidenleri sevmem" demişti. Ardından ay'ı, (etrafa aydınlık saçarak) doğar görünce: "Bu benim rabbim" demiş, fakat o da kayboluverince: "Andolsun" demişti, "Eğer Rabbim beni doğru yola erdirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum." Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: "İşte bu benim rabbim, bu en büyük" demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım." "Gerçek şu ki, ben bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim." (Enam Suresi, 76-79)

Hz. İbrahim (as) 'ın örnek tavrında da gördüğümüz gibi aklı ve vicdanı olan, 'zulüm ve büyüklenme sebebiyle inkar etmeyen' her insan, kainatın yaratılmış olduğunu; üstelik de çok büyük bir düzen ve uyum ile yaratılmış olduğunu kavrayabilecek bir anlayışa sahiptir.

Elbette gözler önündeki bunca kanıta rağmen Allah'ın varlığını inkar eden insanların durumu, akıl ve vicdan sahibi insanlar için oldukça şaşırtıcıdır. Nitekim Kuran'da Allah'ın yaratma gücüne inanmayanlarla ilgili olarak şöyle bildirilmiştir:

"Eğer şaşıracaksan, asıl şaşkınlık konusu onların şöyle söylemeleridir: "Biz toprak iken mi, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?" İşte onlar Rablerine karşı inkara sapanlar, işte onlar boyunlarına (ateşten) halkalar geçirilenler ve işte onlar -içinde ebedi kalacakları- ateşin arkadaşları olanlardır." (Rad Suresi, 5)

Bu kitapta anlatılanlar, sizin için tüm yaşamınızdaki en önemli konudur. Belki bu konuyu şimdiye kadar bu denli önemli görmemiş, hatta hiç düşünmemiş olabilirsiniz. Ancak, emin olun, sizi yaratmış olan Allah'ı tanımak, başka herşeyden çok önemli ve aciliyetlidir.

O'nun size verdiklerini bir düşünün; Hayatınızı sürdürebilmeniz için özel yaratılmış, tüm detaylarıyla ince ince düzenlenmiş bir dünyada yaşıyorsunuz. Dünyaya gelmek için ve bu düzeni sağlamak için hiçbir şey yapmadınız; sizin bu konuda hiçbir katkınız olmadı. Sadece bir gün gözünüzü açtınız ve kendinizi sayısız nimet içerisinde buldunuz. Görebiliyorsunuz, duyabiliyorsunuz, hissedebiliyorsunuz...

Allah'ın tüm bunları yaratırken tek amacı var. Allah, Kendisi'ni çok sevmemizi istiyor. Dünya'nın yaratılış amacı sadece sevgidir.

Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi. (Nahl Suresi, 78)

Dediler ki: "Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten Sen, herşeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın."
(Bakara Suresi, 32)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, insanın evrenin ve kendi varlığının yaratılmış olduğunu vicdanıyla kavrayabileceğini vurgular. Hz. İbrahim'in tefekkür örneği üzerinden Allah'ın varlığına ulaşma süreci incelenir. İnsanın dünyaya geliş amacının Allah'ı tanımak ve O'nu sevmek olduğu, karşılaşılan tüm nimetlerin O'nun yaratma sanatının bir eseri olduğu ifade edilir.

Önemli Noktalar

  • İnsanın Allah'ı tanıması ve O'na iman etmesi hayattaki en önemli sorumluluğudur.
  • Hz. İbrahim'in kıssası, aklını ve vicdanını kullanan herkesin yaratılış gerçeğini görebileceğini kanıtlar.
  • Dünya, Allah'ın insan için özel olarak yarattığı ve sonsuz nimetlerle donattığı bir ortamdır.
  • Allah'ın yaratma sanatı, evrenin her noktasında kusursuz bir düzen ve uyumla kendini gösterir.
  • İnsanın varoluş gayesi, kendisini yaratan Allah'ı sevmek ve O'na şükretmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

İnsanın Allah'ın varlığını kavraması için ne yapması gerekir?

İnsanın aklını ve vicdanını kullanarak çevresindeki düzeni ve yaratılış delillerini düşünmesi yeterlidir. Hz. İbrahim'in kıssasında olduğu gibi, kainattaki her bir detay Yaratıcı'nın varlığını gösteren birer işarettir.

Hz. İbrahim'in tefekkür yöntemi nasıl açıklanır?

Hz. İbrahim, gördüğü her varlığın geçici olduğunu kavrayarak, değişim ve yok oluşa tabi olmayan mutlak bir yaratıcının varlığına ulaşmıştır. Bu yöntem, evrendeki hiçbir varlığın bağımsız bir güç olmadığını, hepsinin Yüce Allah tarafından var edildiğini gösterir.

Dünyanın yaratılışının temel amacı nedir?

Dünyanın yaratılış amacı, insanın kendisine sunulan sonsuz nimetler üzerinde düşünerek Yaratıcısı olan Allah'ı tanıması ve O'nu sevmesidir. İnsan, hayatın her anında Allah'ın yaratma sanatına şahitlik etmekle sorumludur.

Yaratılış gerçeği karşısında şükür neden önemlidir?

İnsan, kendi çabası olmaksızın dünyaya getirilmiş ve tüm duyularıyla birlikte kusursuz bir düzen içerisinde var edilmiştir. Bu sebeple yaşam, nefes almak ve görme gibi tüm nimetler için Allah'a şükretmek, kulluk şuurunun bir gereğidir.