logo HARUN YAHYA

Sonuç

Sonuç:
“Türk Ulusu Daha Dindar Olmalidir”

Atatürk, samimi bir dindardı. Bu nedenle İslam'ın doğru anlaşılması ve yaşanması için büyük çaba göstermişti. Öte yandan Atatürk'ün "din vardır ve lazımdır, dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur" sözü de, Türk Milleti'nin bekasında dinin ne denli önemli bir etkiye sahip olduğuna dikkat çekmektedir.

Atatürk

"Türk Ulusu daha dindar olmalıdır. Yani tüm sadeliği ile dindar olmalıdır. Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum..."91 diyerek inancını vurgulayan Atatürk, dinin bir milletin birlik-beraberlik içinde yaşamasında önemli bir faktör olduğuna da başka sözlerinde dikkat çekmiştir.

Gerçekten de din, toplumları birbirine bağlar, bireylerin birbirlerine kenetlenmesine vesile olur. Tarihe baktığımızda, savaş, açlık, kıtlık gibi zor anlarda milletleri ayakta tutan faktörün milli ve manevi birlik olduğunu görürüz. Dini bağlarını koparan ya da zayıflatan toplumlar tarih sahnesinden birer birer silinerek yok olmuşlardır.

Nitekim Atatürk'ün, vefat etmeden 15 gün önce dönemin Başvekili kanalıyla tüm dünyaya açıkladığı son sözleri, kurtuluşun ve kalkınmanın sırlarını vermekle birlikte Türk gençliğine manevi bir vasiyet niteliği de taşımaktadır. Atamızın bu kıymetli sözleri şöyledir:

"Bütün dünyanın Müslümanları Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed (sav)'in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed (sav)'i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli; İslamiyet'in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler."92

Dipnotlar

91. Mustafa Baydar, Atatürk’le Konuşmalar, Yeditepe Basımevi, İstanbul, 1955, s.979
92. Hanif Fauk, Atatürk Urduca Yayınlardan, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 1979, s.102
PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Atatürk'ün samimi dindarlığına ve İslam'ın bir milletin bekası için taşıdığı hayati öneme dikkat çekmektedir. Dinin bireyleri kenetleyen birleştirici gücü vurgulanırken, Hz. Muhammed'in (sav) rehberliğinde yaşamanın toplumsal kurtuluş ve kalkınma için tek yol olduğu üzerinde durulmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Dinin toplumların birlik ve beraberliğini sağlayan temel faktör olduğu vurgulanmaktadır.
  • Atatürk'ün dindar kişiliği ve milletin dindarlığına verdiği önem tarihsel belgelerle ortaya konmaktadır.
  • Kurtuluş ve kalkınmanın ancak İslamiyet'in hükümlerini tam olarak yerine getirmekle mümkün olabileceği belirtilmektedir.
  • Manevi bağlarını kaybeden toplumların tarih sahnesinden silinme riskiyle karşı karşıya olduğu hatırlatılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Atatürk'e göre dinin bir milletin devamındaki rolü nedir?

Din, bir milletin bekası için zorunlu görülmekte ve dinsiz toplumların varlığını sürdürme imkanının bulunmadığı ifade edilmektedir.

İslamiyet'in yaşanması toplumsal kalkınma için neden gereklidir?

Hz. Muhammed'in (sav) gösterdiği yolun ve İslam hükümlerinin tam olarak tatbik edilmesi, insanların hem dünyevi kurtuluşu hem de toplumsal kalkınması için tek yol olarak kabul edilmektedir.

Manevi değerlerini kaybeden toplumları nasıl bir gelecek bekler?

Manevi bağlarını koparan ya da zayıflatan toplumların tarih sahnesinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya oldukları ve birer birer silindikleri görülmektedir.

Atatürk'ün gençliğe bıraktığı temel manevi vasiyet nedir?

Dünya Müslümanlarının Hz. Muhammed'i (sav) örnek almaları, onun yolunu takip etmeleri ve İslam'ın hükümlerini yaşamaları gerektiği yönünde bir vasiyet bırakılmıştır.