logo HARUN YAHYA

Nimetlerden Gereği Gibi Zevk Alabilmenin Tek Yolu İmandır

Nimetlerden Gereği Gibi Zevk Alabilmenin Tek Yolu İmandır

İnsanların gerçek mutluluğu elde edebilmelerinin tek yolu Allah'a iman etmektir. Bu gerçek Kuran'da "... Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur." (Rad Suresi, 28) ayetiyle haber verilmektedir. Yaşanılan mutsuzluktan ve bıkkınlıktan, ancak, Allah'ın rahmeti ve kulları üzerindeki nimeti kavrandığı ve iman ahlakı yaşandığı takdirde kurtulunabilir. Dünya hayatından ancak bu şekilde gerçek anlamda zevk alınabilir, ancak bu şekilde güzelliklerin değeri tam olarak anlaşılabilir.

Allah'ın "... Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır..." (Nahl Suresi, 30) ve "... Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi..." (Al-i İmran Suresi, 148) ayetleriyle hatırlattığı gibi, Allah güzel bir hayatı ancak iman edenlere yaşatır. İnkar edenler için ise, Allah'ın bir ayette "Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır..." (Taha Suresi, 124) hükmüyle belirttiği gibi, mutlaka "sıkıntılı bir hayat şekli" vardır. Bu insanlar, iman dışında hiçbir şekilde bu sıkıntılı yaşamdan kurtulamaz, hiçbir yolla gerçek mutluluğu elde edemezler. Maddi anlamda çok büyük imkanlara sahip olsalar bile, bunların tadına gereği gibi varamaz bu nimetlerin sevincini tam olarak yaşayamazlar.

Zira güzelliklerin bir insana zevk verebilmesi için, kişinin bu güzellikleri takdir edebilecek bir anlayışa sahip olması gerekir. Örneğin bir karanfilin yapraklarındaki kusursuz dizilimi, kokusunu, dokusundaki yumuşaklığı fark edebilmesi daha önemlisi bu benzersiz güzelliğin büyük bir nimet olarak var edildiğini anlaması gerekir. Bunu gerçek manasıyla anlayabilecek olan kişiler de sadece iman sahipleridir. Çünkü Allah'a iman eden kimseler, dünyadaki her detayın Rabbimiz’in büyük bir lütfu olduğunun bilincindedirler. Bu kişiler çevrelerini saran nimetlerin Allah'tan olduğunun farkındadırlar ve her güzellikte Allah'ın sonsuz yaratış gücünü düşünürler. Bu, onların Allah'a olan sevgilerini ve bağlılıklarını artırır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Allah'ın verdiği nimetlerle ilgili olarak şöyle buyurmuşlardır:

"Size vermekte olduğu nimetlerinden ötürü Allah'ı sevin, beni de Allah beni sevdiği için seviniz." (Tirmizi; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 4. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s.594)

Sonsuz güç ve kudret sahibi olan Rabbimiz, iman edenlere olan sevgi ve merhametinin bir göstergesi olarak onları dünya hayatında çeşitli nimetlerle yararlandırmaktadır. Bu, insanın tüm hayatı için geçerlidir.

Böyle bir insan için sabah kalktığında nefes almak çok büyük bir nimettir ve sevinç vesilesidir. Çünkü Allah ona, rızasını kazanacağı bir gün daha nasip etmiş, bir fırsat daha vermiştir. Yürüyebilmesi, konuşabilmesi, gülebilmesi, hareket edebilmesi bu kişi için bir mutluluk kaynağıdır. Dilediği takdirde Allah'ın tüm gücünü, hareket kabiliyetini elinden alabileceğinin şuurundadır. Bu kişi tüm bunlara sahip olmanın bir nimet olduğunu bilir, bu nedenle de hayattan çok büyük bir zevk alır.

Dünya hayatının birkaç on yıllık bir imtihan dönemi olduğunu, asıl yaşamın sonsuz ahiret hayatı olduğundan haberdardır. Kısa süren yaşamı boyunca gösterdiği güzel ahlakın, zorluk ve sıkıntılar karşısındaki sabır ve tevekkülünün kendisine cennet nimetleri olarak geri döneceğini umut eder. Bu nedenle de dünya hayatındaki her sıkıntı onun için bir ecir vesilesi haline gelir. İşte iman sahiplerinin dünya hayatındaki neşeli, huzurlu, güvenli, rahat tavırlarının nedenlerinden biri budur.

İnkar edenlerin yaşadığı bunalımın ve tüm zevklerini tüketip yok etmiş olmalarının nedeni de imanın insanlara kazandırdığı bu ruh halinden uzak yaşamalarıdır.

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, dünya hayatındaki gerçek huzurun ve nimetlerden haz alabilmenin ancak Allah'a sarsılmaz bir imanla mümkün olduğunu açıklamaktadır. İman edenlerin her detayı bir nimet olarak görüp Allah'ın yaratma sanatını takdir ettikleri, inkâr edenlerin ise manevi boşluk nedeniyle sıkıntılı bir yaşam sürdükleri vurgulanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Gerçek mutluluk ve huzur ancak Allah'ı anmak ve O'na içtenlikle iman etmekle mümkündür.
  • İman sahipleri, dünyadaki her türlü detayı Allah'ın büyük bir lütfu olarak görür ve O'nun yaratma sanatını tefekkür ederler.
  • Dünya hayatının geçici bir imtihan olduğu bilinci, müminlerin zorluklar karşısında tevekküllü ve huzurlu olmalarını sağlar.
  • İman etmeyenlerin yaşadığı manevi bunalımın temel nedeni, hayatın asıl sahibini ve nimetlerin kaynağını göz ardı etmeleridir.

Sıkça Sorulan Sorular

Dünya hayatında gerçek mutluluğa nasıl ulaşılır?

Gerçek mutluluk, Allah'a iman edip O'nun rahmetini ve kulları üzerindeki nimetlerini kavramakla elde edilir. Kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur ve huzur bulur.

İman eden bir kişiyle etmeyen bir kişinin nimetlere bakışı neden farklıdır?

İman edenler her güzelliğin Allah'tan gelen bir lütuf olduğunun farkındadırlar ve bu detaylarda Allah'ın yaratma sanatını düşünürler. İnkâr edenler ise bu nimetlerin asıl kaynağını takdir edemedikleri için bunlardan gerçek anlamda zevk alamazlar.

İman sahibi için günlük sıradan olaylar neden bir mutluluk kaynağıdır?

Nefes almak, yürümek veya konuşabilmek gibi her eylemin Allah'ın bahşettiği büyük birer nimet olduğunun bilincinde olunması, bu olayları birer şükür ve sevinç vesilesi haline getirir.

İman ahlakı dünya hayatındaki sıkıntılara karşı nasıl bir bakış açısı kazandırır?

Dünya hayatının geçici bir imtihan olduğu bilinci, yaşanan sıkıntıları birer ecir ve ahiret için hazırlık vesilesi haline getirir. Bu durum mümine zorluklar karşısında sabır ve tevekkül ile huzur içinde yaşama imkanı tanır.