logo HARUN YAHYA

Göz Kör Tesadüflerin Değil, Üstün Akıl Sahibi Rabbimiz'in Eseridir

Göz Kör Tesadüflerin Değil, Üstün Akıl Sahibi Rabbimiz'in Eseridir

göz, yaratılış

1. Görüntünün oluştuğu retina göz yuvarlağının en gerisinde yer alır.

2. Göz yuvarlağı ışığın kolayca iletilmesini sağlayan şeffaf jölemsi bir sıvıdan oluşur.

3. Kornea şeffaf ve dışa doğru kıvrımlıdır.

4. İris

5. Gö̈z merceği odaklandığı nesneye göre incelir veya kalınlaşır.

6. Retina gö̈z yuvarlığının üst kısmında olsaydı.

7. Gö̈z merceği görüntüyü iletecek yer bulamazdı, görüntü oluşmazdı...

8. Gö̈z yuvarlağından merceğe açılan boşluk başka bir yerde olsaydı, görüntü oluşmazdı.

- Gözler, altı kemik uzantısı ile kafatasına bağlanan, etrafları özel dokularla çevrelenmiş göz yuvaları içinde, koruyucu bir yağ yastıkçığı üzerine yerleştirilmişlerdir. Burun kemeri, kaşlar ve elmacık kemikleri tarafından dış etkenlere karşı korunurlar.

- Gözler, çok iyi korunmalarının yanı sıra vücutta, görmeyi en rahat ve en ideal biçimde sağlayacak bir bölgeye yerleştirilmişlerdir. Acaba gözler yüzün başka bir yerinde, örneğin burnun altında bulunsalardı ne olurdu? Hem emniyet açısından riskli bir durum oluşur hem de estetik olarak oldukça çirkin bir görünüm meydana gelirdi. Görüş açısı da şu ankinden çok daha kısıtlı olurdu.

- Gözlerin her yönden, olabilecek en ideal yerde, simetrik bir biçimde bulunmaları estetiğe de son derece uygundur. İki gözün arası ortalama tek göz boyundadır. Bu oran bozulduğunda, gözlerin arası daha açık veya daha yakın olunca yüzün tüm ifadesi değişir.

- Göz, sahip olduğu bütün özellikleri ile insanı Allah'ın yarattığını ispatlayan bir delildir. Allah Kuran'da şöyle bildirmektedir:

Allah, yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne Yücedir. (Mümin Suresi, 64)

Evrimciler ise gözün bu kusursuz yapıya tesadüfi mutasyonların etkisi ile aşama aşama sahip olduğunu iddia ederler. Bu iddiaya göre milyonlarca yıl boyunca ard arda kör ve şuursuz tesadüfler meydana gelmiş ve dolayısıyla göz bu kusursuz yapıya ulaşıncaya kadar milyonlarca farklı anormalliğe sahip olmuştur. Örneğin insanın kafasında değil ayağında veya sırtında yer alan, simetrik şekilde yerleştirilmiş iki tane yerine arılarınki gibi petek şeklinde çok sayıda olan, gözyaşı bezleri olmadığı için kısa sürede kuruyup körleşen, korneası şeffaf olmadığı için ışığı geçirmeyen ve dolayısıyla görme fonksiyonu olmayan, irisi henüz oluşmadığı için küçük bir ışık değişiminde bile görme işlevini yitiren gözler meydana gelmiş olmalıdır. Üstelik bunlar oluşabilecek anormalliklerin çok küçük bir kısmıdır, gözün tüm organelleri ve işlevleri göz önünde bulundurulduğunda bu şekilde milyonlarca anormal göz şekli düşünülebilir.

Oysa bugüne kadar bahsedilen anormal ve bozuk yapılı gözlere sahip tek bir canlı bile bulunmamıştır. Fosil kayıtlarında yer alan tüm canlılar kendilerine has mükemmel göz sistemlerine sahiptirler. Bu gerçek göstermektedir ki, evrim teorisinin küçük değişimlerle meydana gelen canlılar iddiası kesin bir aldatmacadır.

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, insan gözünün sahip olduğu karmaşık ve kusursuz yapıyı ele alarak, bu sistemin tesadüflerle oluşmasının imkansızlığını ortaya koymaktadır. Gözün yerleşimi, koruyucu özellikleri ve anatomik detayları üzerinden, canlıların üstün bir akıl tarafından eksiksiz olarak yaratıldığı vurgulanmaktadır. Bölüm, evrim iddialarının fosil kayıtları ve biyolojik gerçeklerle nasıl çeliştiğini gözler önüne sermektedir.

Önemli Noktalar

  • Göz, kafatasındaki koruyucu kemik yapıları ve yağ yastıkçıkları ile en ideal konuma yerleştirilmiştir.
  • Gözün anatomik parçaları olan retina, kornea ve mercek, kusursuz bir görüntü oluşumu için birbirine tam uyumlu yaratılmıştır.
  • Fosil kayıtları, canlıların her dönemde mükemmel göz sistemlerine sahip olduğunu kanıtlayarak evrim teorisini çürütmektedir.
  • Gözdeki estetik ve fonksiyonel oranlar, tesadüflerle açıklanamayacak kadar üstün bir planın ürünüdür.

Sıkça Sorulan Sorular

Gözün kafatasındaki konumu neden en ideal noktadır?

Göz, hem koruma açısından güvenli olması hem de en geniş ve rahat görüş açısını sağlaması için özel dokularla çevrelenmiş yuvalarda, burun ve elmacık kemiklerinin koruması altında, yüzdeki en estetik ve işlevsel noktada konumlandırılmıştır.

Gözün görüntüyü oluşturabilmesi için hangi yapısal özelliklere sahip olması gerekir?

Görüntünün oluşması için korneanın şeffaf ve kıvrımlı olması, göz yuvarlığının ışığı ileten şeffaf sıvıyla dolu olması, merceğin odaklanabilmesi ve retinanın en geride bulunması gibi pek çok parçanın aynı anda ve kusursuz bir uyumla var olması şarttır.

Fosil kayıtları canlıların gelişimi hakkında neyi kanıtlamaktadır?

Fosil kayıtlarında yer alan tüm canlılar, kendilerine has ve kusursuz göz sistemleriyle birlikte ortaya çıkmışlardır. Hiçbir dönemde, iddia edilen bozuk veya anormal ara yapılara sahip göz örneklerine rastlanmamıştır.

Gözdeki tasarım Allah'ın varlığına nasıl bir delil oluşturur?

Gözdeki parçaların birbiriyle olan tam uyumu ve estetik yapısı, hiçbir şuursuz tesadüfün meydana getiremeyeceği kadar üstün bir akla ve planlamaya işaret eder. Bu mükemmel sistem, Allah'ın kusursuz yaratma sanatının bir göstergesidir.