logo HARUN YAHYA

Üstad Şualar'da deccaliyeti açıklıyor

Üstad Şualar'da Deccaliyeti Açıklıyor

Birinci Mes'ele: Rivayetlerde Hazret-i İsa Aleyhisselâm'a "Mesih" namı verildiği gibi her iki Deccal'a dahi "Mesih" namı verilmiş ve bütün rivayetlerde ("Mesih Deccal'in şerrinden ... Mesih Deccal'in şerrinden." Buhari, Ezan: 149; Cenaiz: 88; Tırmizi, Dua: 70, 76, 132; Müsned: 2:185, 186, 414, 416.) denilmiş. Bunun hikmeti ve tevili nedir?

Elcevab: Allahu a'lem bunun hikmeti şudur ki: Nasılki emr-i İlahî (Allah'ın emri) ile İsa Aleyhisselâm, şeriat-ı Museviyede (Hz. Musa (a.s.)'nın getirdiği dinde) bir kısım ağır tekâlifi (Allah tarafından yüklenen görevler ve sorumlulukları) kaldırıp şarab gibi bazı müştehiyatı (gayri meşru istekler) helâl etmiş. Aynen öyle de; Büyük Deccal, şeytanın iğvası (aldatması) ve hükmü ile şeriat-ı İseviyenin (Hz. İsa (a.s.)'ın getirdiği şeriatin) ahkâmını (hükümlerini) kaldırıp Hristiyanların hayat-ı içtimaiyelerini (sosyal hayatlarını) idare eden rabıtaları (bağları) bozarak, anarşistliğe ve Ye'cüc ve Me'cüc'e zemin hazır eder. Ve İslâm deccalı olan Süfyan dahi, şeriat-ı Muhammediyenin (A.S.M.) (İslam dininin) ebedî bir kısım ahkâmını (hükümlerini) nefis ve şeytanın desiseleri ile (hile ve aldatmalarıyla) kaldırmağa çalışarak hayat-ı beşeriyenin (toplum hayatının) maddî ve manevî rabıtalarını (bağlarını) bozarak, serkeş (başkaldıran, isyan eden) ve sarhoş ve sersem nefisleri başıboş bırakarak, hürmet ve merhamet gibi nurani zincirleri çözer; hevesat-ı müteaffine (kokuşmuş istek ve arzular) bataklığında, birbirine saldırmak için cebrî (zorlamaya dayalı) bir serbestiyet ve ayn-ı istibdad (baskı ve zorbalığın ta kendisi) bir hürriyet vermek ile dehşetli bir anarşistliğe meydan açar ki, o vakit o insanlar gayet şiddetli bir istibdaddan (baskı, zulüm ve zorbalıktan) başka zabt altına alınamaz. (Şualar, Beşinci Şua, s. 521)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Önsöz Bediüzzaman'ın, Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkış zamanıyla ilgili sözleri (Osmanlıca) Bediüzzaman'ın, Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkış zamanıyla ilgili sözleri (Türkçe) Bediüzzaman, Risale-i Nur Külliyatı'nda 63 defa Hz. Mehdi (a.s.)'ın bir şahıs, bir zat, bir insan olarak geleceğini İifade etmiştir Bediüzzaman'ın has talebelerinden Ahmed Feyzi Kul Efendi'nin ahir zamanla ilgili yaptığı ebced hesaplarından bazıları Ahir zamanın büyük mehdisi üç vazifeyi bir arada yapacaktır Bediüzzaman'ın; kendisinin seyyid olmadığını, ahir zamanda zuhur edecek olan Hz. Mehdi (a.s.)'ın ise Ehl-i Beyt'e mensup yani seyyid olacağını ifade ettiği sözleri (Osmanlıca) Bediüzzaman'ın; kendisinin seyyid olmadığını, ahir zamanda zuhur edecek olan Hz. Mehdi (a.s.)'ın ise Ehl-i Beyt'e mensup yani seyyid olacağını ifade ettiği sözleri (Türkçe) Bediüzzaman'ın İslam Birliği (İttihad-ı İslam) ile ilgili sözleri Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin, kendisinden 100 yıl sonrasına yönelik yaptığı açıklamalar Bazı Nur talebelerinin Risalelerde değişiklikler yapmaları nedeniyle Üstad'ın hayatta kalan talebeleri bu kişilere bir ihtar mektubu yazmışlardır Risale-i Nur Külliyatı'nda; ''ta ahir zamanda hayatın geniş dairesinde...'' ve ''...Risale-i Nur'u bir program olarak neşr ve tatbik edecek...'' ifadelerinin geçtiği yerler Üstad, Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhurunun kıştan sonra baharın gelmesi gibi Allah'ın bir adetullahı olduğunu ifade etmiştir Bediüzzaman; Risalelerin şahsı manevisini ve Üstad'ı mehdi olarak görmenin bir yanlışlık ve yanılma olduğunu ifade etmiştir Risalelerin doğru okunması ve anlaşılması gerektiğine ve herkesin anlayacağı kadar anlaşılır olduğuna dair Bediüzzaman'ın bazı açıklamaları Tevrat'ta ve diğer Musevi kaynaklarda Mehdiyet inancı İncil'de Mehdiyet inancı Hindu metinlerinde ahir zaman ve Hz. Mehdi (a.s.)'a işaretler Zerdüştlükte Mehdilik inancı Beşinci Şua (Osmanlıca) Beşinci Şua (Türkçe) Peygamberimiz (s.a.v.)'in Allah’ın izniyle gaybten haberler verdiğine dair bazı örnekler Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin Allah'ın izniyle gayba yönelik bildirdiği bazı haberler Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin bazı kerametleri Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri yıllar öncesinden interneti tarif etmiştir Peygamberimiz (s.a.v.) ''dünyanın 7000 yıllık ömrü'' ifadesiyle bir takvim başlangıcına dikkat çekmektedir Risale-i Nur'da deccaliyet konusu Üstad Şualar'da deccaliyeti açıklıyor Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin Risalelerin yazımı ve basımı hakkında birkaç hatırası Risale-i Nur Külliyatı'nda Hz. Hızır (a.s.)

Özet

Bu kitap bölümü, Şualar adlı eserde yer alan Deccaliyet kavramını, özellikle dini hükümler ve sosyal düzen üzerindeki yıkıcı etkileri bağlamında incelemektedir. Büyük Deccal ve İslam Deccalı olan Süfyan'ın, manevi bağları kopararak toplumu anarşizme sürükleyen faaliyetleri detaylandırılmaktadır. Bölüm, bu şahısların toplumsal yapıyı bozma stratejilerini ve beraberinde getirdikleri manevi tahribatı ortaya koymaktadır.

Önemli Noktalar

  • Deccal figürleri, dini hükümleri geçersiz kılıp toplumun manevi bağlarını zayıflatarak anarşi ortamına zemin hazırlamaktadır.
  • İslam Deccalı olan Süfyan, nefsi arzuları körükleyerek merhamet ve hürmet gibi toplumsal değerleri yok etmeye çalışmaktadır.
  • Deccaliyetin kurduğu baskı ve sahte hürriyet anlayışı, toplumda kaosun ve kontrolsüzlüğün artmasına neden olmaktadır.
  • İnanç değerlerinin tahribi, toplumun şiddetli bir istibdat ve anarşi ile karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Deccaliyet kavramı ahir zaman açısından ne ifade etmektedir?

Deccaliyet, toplumsal huzuru sağlayan manevi ve dini bağların bilinçli bir şekilde tahrip edilerek, bireylerin başıboş ve serkeş hale getirilmesini ifade eder. Bu süreç, toplumun huzurunu bozan bir anarşizm zeminini hazırlar.

Süfyan'ın toplumsal düzendeki yıkıcı etkisi nasıl açıklanır?

Süfyan, dini hükümleri nefsin arzuları doğrultusunda geçersiz kılarak toplumu bir arada tutan hürmet ve merhamet gibi manevi zincirleri çözmektedir. Bu durum, insanları kokuşmuş arzular bataklığına iterek kaos ve istibdat ortamını doğurur.

Büyük Deccal ile Süfyan arasındaki ortak özellik nedir?

Her iki figür de dini şeriatın ahkâmını kaldırmaya çalışarak, kendi dönemlerindeki sosyal hayatın manevi temellerini bozmakla görevli ve yıkıcı etkilere sahip olan odaklardır.

Deccaliyetin teşvik ettiği sahte hürriyetin sonuçları nelerdir?

Nefsin sınırsız arzularına dayalı bir serbestiyet ve baskıcı bir hürriyet anlayışı, toplumsal düzeni imkânsız kılarak şiddetli bir istibdat ve anarşizme yol açar. Bu ortamda insanlar ancak çok ağır zulümlerle kontrol altında tutulabilir.