logo HARUN YAHYA

Giriş

Giriş

Günlük hayatımızda kullanmaya alışık olduğumuz birçok kavram Kuran ayetlerinde sık sık yer alır. Akıl, sabır, sadakat, inkar, nimet, hikmet bunlardan bazılarıdır. İlerleyen sayfalarda ele alınacak olan bu kavramların Kuran'ın anlaşılmasında ve hayata geçirilmesinde kilit rolleri vardır. Ancak çoğu günlük hayatımızda gerçek anlamlarından daha farklı anlamlarda kullanılırlar. Bu nedenle, özellikle Kuran'ı yeni okumaya başlayan bir kişi, bu kavramları gündelik yaşamda kullanılan anlamlarıyla algılamaya kalkarsa Kuran'ı gerektiği gibi kavrayamaz.

Bir örnek olarak "akıl" kelimesini ele alalım. Akıl halk arasında, zeka, kurnazlık, uyanıklık, iş bitiricilik veya bunlara benzer özellikleri ifade etmek için kullanılır. Halbuki Kuran'da bahsedilen aklın bu kavramlarla hiçbir benzerliği yoktur. Kuran'a göre, akıl yalnızca müminlere mahsus olan bir meziyettir ve kişinin imanı ve takvası oranında artar veya azalır. Akıl, müminin, Allah'ın en çok razı olduğu, en doğru tutum ve davranışları sergilemesini, Allah'ın sınırlarını korumada, Kuran'ın emir ve yasaklarına uymada tam bir titizlik göstermesini, Allah'ı gereği gibi takdir edebilmesini, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt edebilmesini, en güzel ahlakı edinmesini, her konuda en doğru kararı vermesini, en isabetli tercihi yapmasını, ahireti için en faydalı ve en güzel bir biçimde hareket edebilmesini sağlayan bir yol göstericidir.

Dini inkar eden bir kişide ise, ne kadar zeki olursa olsun, akıl yoktur. İnkarcı bir insan en fazla zeka ile hareket edebilir. İmanı olmadığı için aklın ya da akletmenin nasıl bir şey olduğunu bilemez. Yalnızca aklın, zekayla eş anlamlı bir kelime olduğunu zanneder. Kimisi de kelimeye biraz fark katarak aklın zekayla birlikte, olgunluk ve ağırbaşlılık gibi vasıflar da içerdiğini düşünür. Gerçekte ise, inkarcıların en zeki, en olgun, en tecrübeli, en ağırbaşlı, en oturaklı görüneninde bile akıl mevcut değildir.

Kuran'da geçen aklı yukarıda bahsettiğimiz yanlış biçimiyle algılayan bir kişi ise ayetlerden, kastedilenden çok farklı, çok yanlış anlamlar çıkarabilir. Kafasında Kuran'da belirtilenden bambaşka bir model oluşabilir. Kimi zaman bu yanlış anlayışın boyutları kişiyi tamamen sapkın bir inanç ve düşünceye sürükleyecek derecede ciddi de olabilir. Aynı durum diğer kavramlar için de geçerlidir.

İşte, Kuran'ın hakkıyla ve en doğru bir biçimde anlaşılması, kalbe yerleşmesi ve uygulanabilmesi için Kuran'da geçen bu temel kavramların ne anlamda ve ne maksatla kullanıldıklarını, ne tür hikmetler içerdiklerini doğru olarak bilmek şarttır.

Bu kitapta, Kuran'da en sık geçen kavramlar, içlerinde geçtikleri ayetlerin ışığında incelenerek, bunların genel olarak ve özel durumlarda hangi anlamlarda ve ne gibi hikmetler doğrultusunda kullanıldıkları açıklanmaya çalışıldı. Elbette herşeyin doğrusunu Allah bilir.

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Kuran'da sıklıkla yer alan ancak günlük dilde farklı yorumlanan temel kavramları incelemektedir. Akıl gibi kavramların sadece müminlere has bir meziyet olduğu vurgulanarak, yanlış anlamaların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Okuyucuya, Kuran'ı doğru kavramak adına bu terimlerin gerçek hikmetlerini öğrenmenin önemi hatırlatılmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Kuran'da geçen akıl, zeka veya kurnazlık değil, imana dayalı bir basiret ve Allah'ı takdir etme yetisidir.
  • İnkarcıların sahip olduğu zeka, Kuran'da tanımlanan akıl kavramı ile aynı değildir.
  • Kuran'ı doğru anlamak ve uygulamak için temel kavramların Allah'ın bildirdiği gerçek anlamlarını bilmek şarttır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kuran'da bahsedilen akıl kavramı günlük dildeki zeka kavramından nasıl ayrılır?

Günlük dilde akıl genellikle zeka, kurnazlık veya iş bitiricilik olarak algılanır. Oysa Kuran'da akıl, sadece müminlere özgü, kişinin imanı ve takvası oranında gelişen, Allah'ın sınırlarını korumaya ve en doğru kararları vermeye yarayan bir nur ve meziyettir.

İnkarcı bir insanın sahip olduğu zeka Kuran'daki akıl tanımını karşılar mı?

Hayır, karşılamaz. İnkarcı bir kişi dünyevi konularda çok zeki, olgun veya tecrübeli görünebilir. Ancak imanı olmadığı için Kuran'da tanımlanan gerçek akıl ve akletme yetisinden yoksundur, bu nedenle yaşadığı hayat sadece zeka kullanımı ile sınırlıdır.

Kuran'daki temel kavramları günlük anlamlarıyla kullanmanın sakıncası nedir?

Bu kavramların günlük anlamlarla algılanması, kişinin ayetlerden yanlış çıkarımlar yapmasına ve hatalı bir Kuran modeli oluşturmasına neden olur. Bu durum, kişinin inancını ve düşünce dünyasını kökten sarsabilecek kadar ciddi yanlış anlaşılmalara yol açabilir.

Kuran'ın doğru anlaşılması için hangi yöntem izlenmelidir?

Kuran'ın hakkıyla anlaşılması için kavramların sadece dilimizdeki karşılıklarına değil, ayetlerin bütünü içindeki kullanımlarına, Allah'ın bildirdiği hikmetlere ve bu kelimelerin kastettiği asıl manaya odaklanmak gereklidir.