logo HARUN YAHYA

Giriş

Giriş

Dünyada yaşam süren toplumların birbirlerinden çok farklı yapıları ve değer yargıları vardır. İdeolojiler, gelenekler, kültürler insanlar arasında büyük farklılıklar oluşturmuştur. Bu nedenle de insanların düşünce ve davranışları birbirine tamamen zıt olabilir. Bir insanın doğru olarak kabul ettiği şey, bir diğeri için tamamen yanlış olabilir.

Ancak insanlar arasındaki bu kültürel ya da ideolojik ayrımların ötesinde, çok daha büyük ve temel bir ayrım daha vardır. Kuran'da bildirildiğine göre, tüm insanlık, Allah'a iman edenler ve etmeyenler olarak iki gruba ayrılmıştır. Ve bu iki grubun arasındaki farklılık o denli büyüktür ki, az önce saydığımız geleneksel ve kültürel farklılıklar bunun yanında son derece önemsiz kalır.

İman eden kişi Allah'ın sonsuz kudretinin farkındadır: Kendisini ve tüm diğer varlıkları Allah'ın yarattığını ve O'nun kontrolünde olduğunu, Rabbimiz'in gücünün herşeye yettiğini ve tüm mülkün O'na ait olduğunu kavramıştır. Bu dünyanın geçici bir yurt olduğunu ve burada yaptıklarının hesabını ahirette Allah'a vereceğini de bilmektedir. Oysa Allah'ı tanımayan bir insan, doğal olarak bu gerçeklerin tümünden habersizdir. Onun yanlış bakış açısına göre tüm dünya başıboş ve sahipsizdir. Bu ortam içinde kendi varlığını devam ettirmeye, çıkarlarını korumaya çalışmalıdır. Çıkarlarını korumak uğruna her türlü sahtekarlığı da rahatlıkla yapabilir, çünkü tüm yaptıklarının hesabının sorulacağından habersizdir.

Bu iki insan modelinin, dünyaya bakış açıları ve dolayısıyla karakterleri, ahlak yapıları ve davranışları taban tabana zıttır. Kuran'da, bu farklar oldukça detaylı bir biçimde anlatılır.

Kuran'da bildirildiği gibi, inkarcı toplum, Allah'ı tanımayan, ya da "O'nu arkalarında-unutuluvermiş (önemsiz) bir şey edinmiş" (Hud Suresi, 92) ve "Allah'ı gereği gibi takdir edememiş" (Enam Suresi, 91) insanlardan oluşan bir toplumdur ki, Kuran'da bu topluma "cahiliye toplumu" adı verilir. Bu toplum her ne kadar kendini "ileri ve çağdaş bir uygarlık" olarak tanımlasa da, Allah'ı gereği gibi takdir edemeyen, ahireti gereği gibi tanımayan, kendi varoluşunun amacı hakkında bilgisi olmayan bir yapıya sahip olduğu için aslında "cahil"dir.

Gerçek müminler ise bu "cahiliye toplumu"nun üyelerinin yanında sayıca çok küçük bir azınlığı teşkil ederler. İman edenler Kuran'daki peygamber kıssalarında da açıkça görüldüğü gibi, tarih boyunca cahiliye toplumunun içinden çıkmış, fakat cahiliyenin kirli mantıklarından tamamen arınmış, temiz, salih ve net bir akıl kazanmış insanlardır.

Şunu da belirtmek gerekir ki, müminlerin cahiliye toplumundan farklı bir yapı oluşturmaları, onlarla hiç muhatap olmayacakları anlamına gelmez. Aksine müminler, Allah'ın emri gereği, sürekli olarak bu kişilerle konuşmaya, onları Kuran ahlakını yaşamaya davet etmeye çalışırlar. Çünkü bu toplum içinde de mümin olacak vicdana ve akla sahip kimseler vardır; ancak kendilerine anlatılmadığı için din ahlakından habersizdirler, "cahil" kalmışlardır. Müminler bu kimselere de şefkatle, güzel sözle Kuran ahlakını anlatmaya çalışırlar.

Ancak cahiliye toplumunun içinden gelen ve müminlerle yeni tanışan bir kişinin aklına, ilk başta bazı sorular takılabilir. Çünkü Kuran ahlakına sahip insanlar onun görmeye alıştığı insanlardan çok farklıdır. Bencil, çıkarcı, vicdansız, kibirli, basit hedefleri olan insanlarla birarada olmaya alışmışken, birden bire son derece vicdanlı, fedakar, akıllı, şahsiyetli, mütevazi, güvenilir, hoşgörülü insanlarla karşılaşmak kişiyi şaşırtabilir.

Müminler her zaman samimi ve dürüst insanlardır. Çünkü onlar Allah'ın gösterdiği yolu izlemektedirler ve insan için, kendisini yaratmış olan Allah'tan başka doğru bir yol gösterici yoktur. Kuran ahlakıyla yeni tanışan kişinin tüm şüphe ve kuruntuları ise, içinden çıkıp geldiği çarpık cahiliye toplumunun telkinlerinden kaynaklanmaktadır.

Bu kitap, cahiliye toplumunun içinden gelen ve Kuran ahlakıyla yeni tanışan bir kişinin aklına gelebilecek söz konusu muhtemel soru ve kuşkuları açıklamak üzere yazılmıştır.

İlerleyen sayfalarda söz konusu sorular ve bunların cevapları maddeler halinde incelenmiştir.

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Bu kitapta ara
Önsöz Giriş "Din, Allah ile Kul Arasında. Din Ahlakını Başkalarına Anlatmaya Gerek Var mı?" Yanılgısına Cevap "Din Hayatın Sadece Bir Parçası. Neden Hayatın Her Alanında Kuran Ahlakının Yaşanması Gerektiğini Düşünüyorsunuz?" Yanılgısına Cevap "Kuran'ın İndirildiği Dönemle Bu Önem Çok Farklı Kuran Ayetleri Bu Asra Cevap Verebilir mi?" Yanılgısına Cevap "Benim Kalbim Zaten Temiz" Yanılgısına Cevap "Ben Daha Gencim, Din Ahlakını İleride Yaşarım" Yanılgısına Cevap "Kuran Ahlakını Benimsersem, Benden Karşılık Olarak Ne Bekleniyor?” Yanılgısına Cevap "Müminler Henüz Yeni Tanıdıkları Bir Kişiye Niçin Son Derece İlgili ve Sevgi Dolu Davranırlar?" Diyenlere Cevap "İnananlar Aleyhinde Yayılan Olumsuz Haberlerde Hiç mi Gerçek Payı Olmaz?" Yanılgısına Cevap "Madem Kuran Ahlakı İnsanlara Böyle İyi ve Mükemmel Bir Yapı Vaat Ediyor, O Zaman Neden Bu Kadar Çok Karşıtı Var?" Yanılgısına Cevap "Herkes Yanlış da Bir Tek İnananlar mı Doğru?" Yanılgısına Cevap "Müminler Sürekli Beraber Olmak Zorundalar mı? İnsan Kendi Başına da Din Ahlakını Yaşayamaz mı?" Yanılgısına Cevap "İslam'da Belli Bir Sınıf Ayrımı Var mıdır; İnsanlar Zenginlik, Statü ve Güzelliğine Göre Değerlendirilir mi? İslam Belli Bir Kesime mi Anlatılır?" Sorusuna Cevap "Müslümanların Zengin, Güçlü ve Gösterişli Olmaları İslam'ın Genel Mantığıyla Çelişir mi?" Sorusuna Cevap "Din Ahlakının Gereklerini Yerine Getirmeye Başlayan Bir İnsanın Mutlaka Eski Zevklerini Terk Etmesi mi Gerekir?" Diyenlere Cevap "İnsan İslamiyet'i Kabul Edip, Yaşamaya Başladığında Eski Çevresiyle, Dostlarıyla Birlikte Bulunamaz mı?" Diyenlere Cevap "Din Ahlakını Yaşamak İstiyorum Fakat Ailemden ve Çevremden Tepki Almaktan Korkuyorum?" Diyenlere Cevap "İslam'ı Yaşamaya Başladıktan Sonra Geçmiş Hayatımda Yaptıklarımdan Sorumlu Olur muyum?" Diyenlere Cevap "Din Ahlakını Yaşamak İstiyorum, Ancak Bu Gücü Kendimde Bulamıyorum” Yanılgısına Cevap Sonuç:"İşittik ve İtaat Ettik" Diyebilmek Darwinizm'in Çöküşü Yaratılış Gerçeği 1/2 Yaratılış Gerçeği - 2 (Fosiller Evrimi Yalanlıyor)

Özet

Bu kitap bölümü, insanlık tarihindeki en temel ayrım olan Allah'a iman edenler ve etmeyenler arasındaki derin uçurumu konu almaktadır. Cahiliye toplumunun Allah'ı gereği gibi takdir edemeyen yapısı ile müminlerin Allah'ın rızasını gözeten, vicdanlı ve fedakar karakterleri karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır. Okuyucu, Kuran ahlakı ile yeni tanışanların zihinlerini meşgul edebilecek soruların temellerini ve cahiliye mantığından kurtulmanın önemini bu bölümde bulacaktır.

Önemli Noktalar

  • İnsanlık tarihindeki en temel ayrım, Allah'a iman edenler ve etmeyenler arasındaki derin karakter farkıdır.
  • Cahiliye toplumu, Allah'ı gereği gibi takdir edemediği ve ahiret bilincine sahip olmadığı için temelden hatalı bir yapıdadır.
  • Müminler, cahiliye toplumunun çıkarcı ve bencil mantığından sıyrılarak Kuran ahlakının kazandırdığı vicdanlı ve dürüst bir karakter yapısına sahiptir.
  • Müminlerin cahiliye toplumuyla muhatap olmasının temel amacı, onlara Kuran ahlakını anlatmak ve hak yola davet etmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Cahiliye toplumu ifadesi ne anlama gelmektedir?

Allah'ı gereği gibi takdir edemeyen, ahireti göz ardı eden ve varoluş amacından habersiz olan insan grubunu tanımlar. Bu toplumlar kendilerini modern kabul etseler de, gerçek anlamda bir cehalet içerisindedirler.

Müminler ile cahiliye toplumu arasındaki temel davranış farkı nedir?

Müminler her işi Allah'ın rızası ve ahiret hesabı için yaparken, cahiliye toplumu sadece kendi çıkarlarını korumaya ve dünyevi hedeflere odaklanmaya çalışır. Bu yüzden müminlerde fedakarlık ve güven varken, diğer tarafta bencil ve çıkarcı bir ahlak hakimdir.

Neden müminler cahiliye toplumuyla iletişim kurmalıdır?

İçlerinde İslam ahlakından habersiz olduğu için cahil kalmış, ancak doğru yolu bulabilecek vicdana sahip insanlar bulunması sebebiyle onlara tebliğ yapılması bir sorumluluktur. Müminler şefkat ve güzel sözle onları Kuran ahlakına davet ederler.

İman edenlerin dünyaya bakış açısını belirleyen en temel unsur nedir?

Tüm varlıkların Allah tarafından yaratıldığının ve O'nun mutlak kontrolü altında olduğunun idraki temeldir. Bu farkındalık, müminin olayları geçici bir dünya imtihanı olarak görmesini ve hesap gününe göre hareket etmesini sağlar.