logo HARUN YAHYA

Kimlik Savaşlarının Oyununa Gelmeyin

Kimlik Savaşlarının Oyununa Gelmeyin

National Yemen, 14 Eylül 2014

Soğuk Savaş boyunca yeryüzüne ideolojik politikalar hakimdi. O zamanlar dünya adeta ikiye bölünmüştü. Batı Bloku serbest piyasa ekonomisini ve özel mülkiyeti savunuyordu. Doğu Bloku ise merkezi planlamayı ve ortak mülkiyeti savunuyordu. İki blok arasındaki mücadele Doğu Bloku ülkelerini etrafında toplayan Sovyetler Birliği'nin dağılması ile sonuçlandı.

Birçok siyasetçi ve sosyal bilimci Sovyetler Birliği'nin dağılmasını kapitalizmin mutlak zaferi olarak ilan etti. Bunlara göre artık komünizm kesin olarak yenilmişti, yeryüzünde demokrasi ve kapitalizmin egemenliği için bir engel kalmamıştı. Ne var ki sonradan yaşanan birçok olay, bu öngörünün doğru olmadığını gösterdi. Ülkeler arasında ideolojik politikaların yerine kimlik politikaları büyük bir gerilim kaynağı olmaya başladı.

çiçek buketi

Kimlik siyaseti, bir ülkede ya da bölgede "saf ve özgün" bir kimlik inşa etmeyi amaçlayan politikaların tamamı için kullanılan bir nitelendirmedir. Bir ülke genelinde yürütülen bu siyasete karşı gösterilen direnişi de kimlik siyasetinin içinde değerlendirmek mümkündür. Kimlik siyasetinin ana öğesi bazen etnik, bazen dini ya da mezhepsel farklılıklara dayanabilir. Oysa güzel olan farklı kimlikleri birbirinden ayırmak değil, bir arada adil bir düzen içinde yaşayabilecekleri medeniyeti inşa etmektir.

İspanya'nın Bask ve Katalonya bölgelerinde ya da Kuzey İtalya'da yaşananları kimlik siyaseti başlığı altında değerlendirmek mümkündür. Yemen'de de benzeri bir durum yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Hadi'nin gösterileri sonlandırmaları için önerdiklerine karşın, Husilerin kurulacak yeni bir kabinede beş bakanlık koltuğu talep etmesi de bu arzunun diğer bir örneğidir. Elbette ki yönetimde farklı kimliklerin eşit temsil edilmesi haklı bir taleptir, ancak bunu çatışma malzemesi yapmak, demokratik talepleri anti demokratik yöntemlerle kazanmaya çalışmak doğru bir yol değildir.

Yemen de Halkın  gösteri

Yemen ! Soykırımı Durdur!

Kimlik siyaseti uygulayıcıları, farklı kimliktekiler ile güçlerini birleştirerek bir arada yaşamak yerine, tek tip özellikte bir toplum şeklinde dar ve nispeten güçsüz yaşamayı tercih ederler. Bu anlayış farkı nedeniyle, Soğuk Savaş yıllarından bu yana giderek yaygınlaşan kimlik politikaları, sürekli çatışma ortamları yaratmaktadır. Örneğin Bosna'da Sırplar, İspanya'da Basklar ve Türkiye'de PKK yaşanan çatışmaların ana figürleri olmuşlardır.

Kimlik siyasetlerinin tam olarak başarıya ulaşması mümkün değildir. Çünkü insan toplulukları bir masayı oluşturan atomlar gibi özdeş bireylerden oluşmazlar. Sözgelimi Güneydoğu Anadolu'nun tamamı Kürt değildir. Bölgede azımsanmayacak oranda Araplar ve Türkler de yaşamaktadır. Bölge halkı yüzyıllardır kaynaşmış, etnik ayrımlar ortadan kalkmıştır. Aynı şey Yemen için de geçerlidir. Husilerin çoğunlukta yaşadığı bölgelerde pek çok Sünni Arap da yaşamaktadır. Kaldı ki bir bölgedeki insanlar, aynı etnik ya da mezhepsel aidiyete sahip olsalar bile, bu, farklılıkların giderildiği anlamına gelmeyecektir. Zira Güneydoğu Anadolu halkının çok büyük bir bölümü ayrılıkçı Marksist Kürtleri desteklememekte, destekleyenler ise bunu silah tehdidi altında yapmaktadırlar. Aynı şekilde Yemen'deki Zeydilerin tamamının Husi Hareketi'ni desteklediğini söylemek de imkansızdır.

 Kuzey Güney yemen haritası

1. Yemen Arap Cumhuriyeti (Kuzey Yemen)
2. Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti (Güney Yemen)

Kuzey ve Güney Yemen 22 Mayıs 1990'da birleşti. Ülke iki buçuk yıllık geçiş döneminde iki parti tarafından ortaklaşa yönetildi. 1993 yılında yapılan seçimin ardından iki ülke tamamen birleşti.

Yemende Farklı Kimlikler ve Gruplar

Husiler veya Ansarullah

Bu grup kendilerine İnançlı Gençler adını veren birkaç gencin önderliğiyle kuruldu. 1992'de başlayan, Yemenlilerin beşte birini oluşturan Şii Zeydiyye aşiretine dayanan bir harekettir.

Abd-Rabbu Mansour Hadi

2012'de demokrasiye geçiş döneminde geçici başbakan olarak seçilmiştir. Hadi'nin ikameti Sanaa'nin Husiler tarafından işgalinden sonra Aden'e taşınmıştır.

Ali Abdullah Saleh

1978'den 1990'a kadar Kuzey Yemen'in Devlet Başkanı olarak görev yaptı. 2011'de toplu gösterilerle yönetimi bırak- maya zorlandı. Ancak 2012'ye kadar yönetimde kaldı.

Güney Hareketi

Bu hareket idaresi güç koalisyon gru- plarının Yemen'in 1990'da birleşmesine karşı ve eski Güney Yemen'i canlandır- maya yönelik bir harekettir. Güney Hareketi, Aden gibi Güney Yemen'de birçok şehirde çok fazla insanı sokaklara dökmüştür.

Arab Yarımadasındaki El Kaide (AYEK)

Çok uzun yıllar boyunca İslami hareketin en aktif grubu oldu. Yemen güvenlik güçlerine karşı çok defa ölümle sonuçlanan saldırılar gerçekleştirdi.

Islah Hareketi

Bu parti İslami ve aşiret çıkarlarını bir- leştirmektedir. Islah Partisi tüm Yemen'e yayılmıştır ve geçiş döneminde daha fazla güç kazanmıştır, ancak Husilerin ilerlemesiyle gücünü kaybetmiştir.

Görüldüğü gibi etnik ya da mezhebi özelliği öne çıkararak bir bölgede barışı ya da huzuru vadetmek hiç gerçekçi değildir. Bölgesel ayrılıklar için yapılan çatışmalar, ayrılık gerçekleştikten sonra da yeni çatışmalara sebebiyet vermektedir.

Bu nedenle ülkeler sıklıkla ayrılıkçı güçlerle çatışmalara girmekte ve bu çatışmalar uzun yıllar boyunca sürmektedir. Çözümü sadece silahlı mücadelede aramak büyük maddi kayıplara ve can kayıplarına yol açmaktadır.

Kimlik siyasetleri, Yemen'in kuzeyine adalet, huzur, güven ve zenginlik getirmek için yeterli değildir. Çünkü ne kadar benzer kimlikteki bireylerden oluşursa oluşsun, bu kimliklerde de mikro ayrışmalar yaşanması her zaman mümkündür. Yemen için ayrışma ne kadar olası ise, Yemen'in kuzeyinin de kendi içinde ayrışması o kadar olasıdır. Üstelik birebir aynı etnik kökenden, aynı mezhepten oluşmasına rağmen birbiri ile çatışan, yoksulluk içinde yaşayan birçok toplum mevcuttur.

İnsanların vicdan sahibi olması, etnik kökenleri ya da inançları yüzünden ayrımcılık yapmalarını engeller. Vicdan sahibi olmanın yegane yolu ise imandır. İmanlı insanlar, sürekli olarak vicdanlarını kullanarak hareket ederler.

Yemen'deki adaletsizliğin, kargaşanın, terörün, katliamların, açlığın, sefaletin ve zulmün tek bir çözümü vardır: Kuran ahlakının yaşanması.

Gerek Yemen'deki gerekse dünyadaki sorunlara genel olarak bakıldığında, tüm bu olaylara sevgisizlik, acımasızlık, düşmanlık, nefret, kin, çıkarcılık, gibi duyguların ve akılsızlığın neden olduğu görülür. Bunları tamamen ortadan kaldırmanın yolu ise anlayışlı ve bağışlayıcı olmaktır, sağduyulu ve akılcı davranmaktır. Sevgi, şefkat, merhamet, acıma, fedakârlık, dostluk gibi güzel ahlak özelliklerini toplumda hakim kılmaktır. Bu özellikler ise ancak Kuran ahlakını eksiksiz olarak yaşayan insanlara aittir.

yemen halkı

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Giriş Coğrafi Olarak Uzak Ama Gönülden Yakın İki Ülke Yemen ve Türkiye Nasıl Bir Yemen? Yemen'de Fakirlik Sorunu ve Kalkınma Yemen'in Ulusal Bütünlüğü Nasıl Sağlanacak? Yemen Doğal Zenginliklerini Nasıl Değerlendirebilir? Kadının Yemen Toplumundaki Yeri Yemen'de Partilerin Uzlaşabileceği Asgari Müşterekler Yemen'de Bireysel Hak ve Özgürlüklerin Önemi Yemen'de Gündemin Ana Maddesi Yine Terör Yemen'i İçten Çürüten Yolsuzluklar Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri Göç Yemen'de Demokrasi ve Kalkınmanın Anahtarı: Eğitim Ülkelerin Borç ve Faiz Batağı Yemen'de Siyasi Hayat Askeri Harcamalar Neden Önemli? Husiler Tüm Yemenlilerin Kardeşidirler Kimlik Savaşlarının Oyununa Gelmeyin Yemen'deki Protestolar Kitlesel Bir Cinnete Dönüşmemeli Yemen'de Kalıcı Bir Barış İçin Zihinlerde Değişime İhtiyaç Var Yemen'de İstikrarın Sağlanması İçin Neler Yapılabilir? Yemen'deki Yeni Hükumet İstikrarı Sağlayacak mı? Yemen Başarısız Devlet Olmayı Hak Etmiyor Yemen'de Sorunların Çözümü Ulusal Güvenliğin Sağlanması İle Başlar Askeri Operasyonlar Her Zaman Çözüm Getirmiyor Yemen'deki Siyasi İktidarsızlık Çocukları Olumsuz Etkiliyor Yemen Siyasi Geçiş Sürecini Başarıyla Tamamlamalı Yemen'in Asıl İhtiyacı Olan, Birlik ve Beraberlik Ruhudur Yemenliler Birbirinin Düşmanı Değil, Kardeşi Olmalı Barış ve Demokrasi İçin Hala Bir Umut Var Nüfuz Savaşı Yemen'i Parçalamamalı Yemen Arap Yarım Adasındaki Truva Atı Olmamalı Bahreyn, Yemen ve Diğer İslam Ülkelerinde Yaşanan Gelişmeler Mezhepler Arası Bir Çatışmaya Dönüşmemelidir Yemenlilerin İradesi mi? Küresel Güçlerin İradesi mi? Kararlılık Fırtınası Yemen'e İstikrar Değil, Ölüm Getiriyor Türkiye Yemen'de Savaş Değil Barış İstiyor Ölümler Daha Çok İnsan Öldürerek Durdurulamaz Yemen'de Acil Ateşkes İlan Edilmesi Gerekiyor Yemen'de Yaşanan, Artık Siyasi Değil İnsani Krizdir İslam Alemindeki Çatışmaları Sonlandıracak Uluslararası Bir Model Mümkün Kalitesizlik İslam Dünyasındaki Çatışmaları Besliyor Kimsenin Görmediği, Kimsenin Duymadığı Ülke: Yemen Yemen'deki Felaketin Tek Çözümü: Toplumda Barış ve Sevginin Yeniden Tesisi Sonuç Darwinizm'in Çöküşü

Özet

Bu kitap bölümünde, Soğuk Savaş sonrası dönemde ideolojik çekişmelerin yerini alan kimlik siyasetinin toplumsal ayrışmalara ve çatışmalara etkisi analiz edilmektedir. Farklı kimlikleri birleştirip medeniyet inşa etmek yerine onları ayrıştıran siyasi yaklaşımların çıkmazına dikkat çekilmektedir. Bölümde, sorunların çözümünün ancak Kur'an ahlakının topluma hakim kılınması, sevgi, şefkat ve merhamet değerlerinin yaşanmasıyla mümkün olacağı savunulmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Kimlik siyaseti toplumu daha dar ve çatışmacı bir yapıya sürükleyerek barış yerine sürekli gerilim ortamı oluşturmaktadır.
  • İnsan topluluklarının yapısı gereği etnik veya mezhepsel temelli ayrışmaların başarıya ulaşması ve kalıcı huzur getirmesi imkansızdır.
  • Yemen ve benzeri bölgelerdeki kargaşanın tek gerçek çözümü, Kur'an ahlakının getirdiği sevgi, fedakarlık ve merhamet anlayışının benimsenmesidir.
  • Gerçek bir toplumsal huzur ancak vicdan sahibi, imanlı insanların bir arada, kardeşlik ve adalet içinde yaşamasıyla inşa edilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kimlik siyaseti neden çatışmaları tetikleyen bir unsur olarak görülmektedir?

Kimlik siyaseti, farklı toplumsal grupları bir arada yaşatmak yerine onları etnik, dini veya mezhepsel kökenlerine göre ayrıştırdığı için sürekli bir gerilim kaynağı oluşturmaktadır.

Toplumsal ayrışmaların çözümü için hangi temel değerler gereklidir?

Toplumsal huzurun sağlanması için anlayışlı, bağışlayıcı, sağduyulu ve akılcı bir yaklaşım şarttır. Sevgi, şefkat, merhamet ve fedakarlık gibi Kur'an ahlakının gerektirdiği özelliklerin toplumda hakim kılınması gerekir.

Etnik veya mezhepsel aidiyetler bir toplumun barışı için neden yeterli bir temel değildir?

İnsan grupları özdeş bireylerden oluşmadığı için aynı etnik veya mezhepsel kökene sahip olunması bile mikro ayrışmaların yaşanmasına engel değildir. Aidiyetler üzerinden kurulan bir yapı her zaman çatışmaya açıktır.

Dünyadaki terör ve zulüm olaylarını ortadan kaldırmanın yolu nedir?

Tüm bu olumsuzlukların kaynağında yer alan sevgisizlik, kin, nefret ve çıkarcılık duyguları ancak iman ile terbiye edilmiş bir vicdanla aşılabilir. Kur'an ahlakının eksiksiz yaşanması bu sorunların tek kalıcı çözümüdür.