logo HARUN YAHYA

Yemenliler Birbirinin Düşmanı Değil, Kardeşi Olmalı

Yemenliler Birbirinin Düşmanı Değil, Kardeşi Olmalı

National Yemen, 2 Mart 2014

Güç ve güvenlik, devletlerin dış politikalarını oluştururken esas aldıkları iki kriterdir. Hemen hemen tüm ülkeler kendi güvenliklerini sağlamak için komşu ülkelerden güçlü olma ihtiyacı içindedir.

Ülkeler kendi güvenliklerine tehdit olarak görürlerse komşularına karşı savaş açabilmekte, bazen de savaş yerine çeşitli ittifaklara katılarak kendilerini güvene almaya çalışmaktadırlar. Ekonomik abluka, kuşatma, şiddet unsuruna yer vermeyen başka güvenlik yöntemleridir. Uluslararası hukukta yasaklanmış olmasına karşın, komşu ülkedeki silahlı unsurları desteklemek başvurulan bir diğer yöntemdir. Bu yöntemlerin hemen hemen tamamı son derece acımasız olup, çok sayıda masum sivilin büyük sıkıntılar yaşamasına ya da hayatını kaybetmesine yol açmaktadır.

çiçek buketi

Bugün Yemen'de yaşananlar uluslararası sistemdeki bu acımasız yöntemlerin bir sonucu olarak yorumlanabilir. Yemen üzerinde bölgesel ve küresel güçler farklı hesaplar yapmakta ve bu da ülkeyi, uzun yıllardır istikrarsızlığa mahkum etmektedir.

Şüphesiz tüm bu olup bitenlerde Yemen'in sosyal ve siyasi yapısından kaynaklanan iç dinamiklerin rolü oldukça büyük. Yemen'in yaşadığı ayrılmalar, birleşmeler, iç savaşlar ve son dönemde bunlara ek olarak ordunun zayıflaması, güvenliğin sağlanamaması, ekonominin kötüleşmesi gibi etkenler de Yemen'in ülkenin şu anki durumuna gelmesine yol açmıştır.

 yemenli çocuklar

Yemen üzerinde bölgesel ve küresel güçler farklı hesaplar yapmakta ve bu da ülkeyi, uzun yıllardır istikrarsızlığa mahkum etmektedir.

Artık ülkeler, başka ülkelere eskiden olduğu gibi doğrudan müdahalede bulunmamaktadır. Çünkü bu tür müdahaleler hem çok pahalıdır hem de uluslararası hukukta yeri yoktur. Bu nedenle ülkeler, komşu bir ülkede tehlikeye düştüğünü düşündükleri çıkarlarını yeniden elde edebilmek için hemen yeni arayışlara girmektedirler. Bu durumda tercih edilen, 'komşu ülkede kendi çıkarlarına göre hareket edecek unsurlar bulmak' olmaktadır.

Bu unsur bazen bir terör örgütü, bazen bir azınlık grubu, bazen de o ülkenin ordusu ya da bir siyasi parti olabilmektedir. Bu unsurlar silah ya da para yardımı ile doğrudan desteklenebildiği gibi, dolaylı destekler de alabilmektedir. Hatta bazen destekler o kadar profesyonelce olur ki; desteklenen grup kendi idealleri doğrultusunda mücadele ettiğini düşünürken, aslında farkında olmadan başka bir ülkenin çıkarları uğruna çatışabilmektedir.

yemen iç savaş

1. Yeni Asya Gazetesi, 27.05.2011
2. Taraf Gazetesi, 19.03.2011
3. Zaman Gazetesi, 04.04.2011

4. Zaman Gazetesi, 18.02.2011
5. Taraf Gazetsi, 28.05.2011

Yüce Allah Kuran'da müminlere birlik olmalarını, inkara karşı imanda ittifak etmelerini, birbirlerini kardeşleri gibi görüp sevmelerini, dağılmaktan, ayrılmaktan ve parçalanmaktan şiddetle kaçınmalarını emretmiştir.

Yemen üzerinde etkili olmaya çalışan iki temel güç var. Birisi arkasında İran'ın olduğu Şii etkisi, diğeri ise ardında Suudi Arabistan'ın olduğu Sünni etkisi. Zaman zaman bu ikisine ek olarak ABD'yi eklemek de mümkün. İslam'ın iki ana kolu olmasına karşın Şiilik ve Sünnilik Ortadoğu'da amansız bir mücadele veriyor. Lübnan'da başlayan, Irak'ta alevlenen bu mücadele, sonrasında Suriye'ye sıçradı. Şimdi de kendini Yemen'de gösteriyor.

Husiler olarak bilinen Ensarullah Hareketi, her ne kadar İran ile bağlantılarını reddetmeyi tercih etse de, pek çok ülke bu bağlantı konusunda oldukça emin. Zaten Husiler ile ilişkisini artık gizleme ihtiyacı duymayan İran'ın Yemen ile ilgili verdiği son demeçler de bu şüpheleri doğrulamaktadır.

Husiler Yemen devletini ele geçirme savaşında bir noktaya kadar etkili olmuşsa da, yönetimi üstlenip sürdürebilecek bir güce sahip görünmüyorlar. Hele ki karşılarında Suudi Arabistan tarafından desteklenen büyük bir Sünni muhalefet varken bunu gerçekleştirmeleri nerede ise imkansız.

Suudi Arabistan daha önce Bahreyn'deki Şii halk hareketlerini kendi güvenliğine tehdit kabul ederek, bu ülkeye doğrudan müdahale etmişti. Şimdi benzer bir müdahaleyi Yemen'de yapması kuvvetle muhtemel. Ancak bu arada Husilerle çarpışan El Kaide'nin, Şii tehlikesi gerekçesi ile kendisine karşı olan Sünni aşiretleri de yanına almasına yol açabilir. Böyle bir durum gerek Arabistan gerekse ABD için durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir.

1. Zaman Gazetesi, 25.01.2015
2. Yeni Asya Gazetesi, 24.03.2011
3. Zaman Gaztesi, 08.01.2015

4. Zaman Gazetesi, 01.06.2011
5. Habertürk Gazetesi, 22.05.2012
6. Zaman Gazetesi, 23.09.2011

Birlik ve beraberlik ruhu sağlandıktan sonra toplumsal barışın oluşması ve istikrar ortamının gelişmesi kolaylaşacaktır.

Sünnilerin Husileri dikkate almadan iktidarlarını kuramayacakları da belli olmuş durumda. Husiler iktidarlarını ilan etseler de, ülkenin her yerinde otorite kurmaları imkansız. Yemen'in siyasi durumu, hiçbir partinin iktidarı kuracak çoğunluğu yakalayamadığı bir parlamentoya benziyor. Gruplar ülkelerinin iyiliğini gözetmek yerine, kendi iktidarlarını nasıl kuracaklarının hesabındalar. Bu mücadelenin giderek artan bir çatışmaya dönmesi durumunda Yemen'deki Sünniler ve Şiiler, Suriye'dekiler gibi büyük bir yıkım yaşayacaklar. Suudi Arabistan ve İran ise; bir yandan petrol gelirleri giderek düşerken, güvenlik giderlerini artırmaya devam etmeleri durumunda ortaya çıkacak kriz, bu ülkelerde de bir Arap Baharı yaşanmasını tetikleyebilir. Böyle bir durumda Yemen'deki mücadele tam bir "Pirus Zaferi" (Pirus Zaferi, yıkıcı büyüklükte, kayıplar pahasına kazanılan zaferdir.) ile sonuçlanmış olacaktır.

Oysa Yüce Allah Kuran'da müminlere birlik olmalarını, inkara karşı imanda ittifak etmelerini, birbirlerini kardeşleri gibi görüp sevmelerini, birbirlerine karşı merhametli, affedici ve koruyucu olmalarını, dağılmaktan, ayrılmaktan ve parçalanmaktan şiddetle kaçınmalarını emretmiştir:

Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz. (Hucurat Suresi, 10)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Giriş Coğrafi Olarak Uzak Ama Gönülden Yakın İki Ülke Yemen ve Türkiye Nasıl Bir Yemen? Yemen'de Fakirlik Sorunu ve Kalkınma Yemen'in Ulusal Bütünlüğü Nasıl Sağlanacak? Yemen Doğal Zenginliklerini Nasıl Değerlendirebilir? Kadının Yemen Toplumundaki Yeri Yemen'de Partilerin Uzlaşabileceği Asgari Müşterekler Yemen'de Bireysel Hak ve Özgürlüklerin Önemi Yemen'de Gündemin Ana Maddesi Yine Terör Yemen'i İçten Çürüten Yolsuzluklar Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri Göç Yemen'de Demokrasi ve Kalkınmanın Anahtarı: Eğitim Ülkelerin Borç ve Faiz Batağı Yemen'de Siyasi Hayat Askeri Harcamalar Neden Önemli? Husiler Tüm Yemenlilerin Kardeşidirler Kimlik Savaşlarının Oyununa Gelmeyin Yemen'deki Protestolar Kitlesel Bir Cinnete Dönüşmemeli Yemen'de Kalıcı Bir Barış İçin Zihinlerde Değişime İhtiyaç Var Yemen'de İstikrarın Sağlanması İçin Neler Yapılabilir? Yemen'deki Yeni Hükumet İstikrarı Sağlayacak mı? Yemen Başarısız Devlet Olmayı Hak Etmiyor Yemen'de Sorunların Çözümü Ulusal Güvenliğin Sağlanması İle Başlar Askeri Operasyonlar Her Zaman Çözüm Getirmiyor Yemen'deki Siyasi İktidarsızlık Çocukları Olumsuz Etkiliyor Yemen Siyasi Geçiş Sürecini Başarıyla Tamamlamalı Yemen'in Asıl İhtiyacı Olan, Birlik ve Beraberlik Ruhudur Yemenliler Birbirinin Düşmanı Değil, Kardeşi Olmalı Barış ve Demokrasi İçin Hala Bir Umut Var Nüfuz Savaşı Yemen'i Parçalamamalı Yemen Arap Yarım Adasındaki Truva Atı Olmamalı Bahreyn, Yemen ve Diğer İslam Ülkelerinde Yaşanan Gelişmeler Mezhepler Arası Bir Çatışmaya Dönüşmemelidir Yemenlilerin İradesi mi? Küresel Güçlerin İradesi mi? Kararlılık Fırtınası Yemen'e İstikrar Değil, Ölüm Getiriyor Türkiye Yemen'de Savaş Değil Barış İstiyor Ölümler Daha Çok İnsan Öldürerek Durdurulamaz Yemen'de Acil Ateşkes İlan Edilmesi Gerekiyor Yemen'de Yaşanan, Artık Siyasi Değil İnsani Krizdir İslam Alemindeki Çatışmaları Sonlandıracak Uluslararası Bir Model Mümkün Kalitesizlik İslam Dünyasındaki Çatışmaları Besliyor Kimsenin Görmediği, Kimsenin Duymadığı Ülke: Yemen Yemen'deki Felaketin Tek Çözümü: Toplumda Barış ve Sevginin Yeniden Tesisi Sonuç Darwinizm'in Çöküşü

Özet

Bu kitap bölümü, Yemen'de yaşanan iç karışıklıkların küresel güçlerin rekabeti ve mezhepsel bölünmelerle nasıl tırmandırıldığını incelemektedir. Bölüm, çatışmaların toplumsal yıkıma yol açtığını belirterek, Müslümanların birbirlerine karşı merhametli ve birleştirici olmaları gerektiği Kur'anî ilkelere vurgu yapmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Yemen'deki istikrarsızlık dış güçlerin farklı çıkarları ve bölgedeki jeopolitik rekabetler nedeniyle derinleşmektedir.
  • İslam ahlakı Müslümanlar arasında bölünmeyi değil, kardeşliği, merhameti ve birliği esas almayı emretmektedir.
  • Mezhepsel temelli çatışmaların ülkelere yıkımdan başka bir sonuç getirmediği vurgulanmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yemen'deki istikrarsızlığın temel nedenleri nelerdir?

Yemen'deki istikrarsızlık; bölgedeki iç dinamikler, ordunun zayıflaması ve özellikle küresel güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda yerel unsurları destekleyerek müdahil olmalarından kaynaklanmaktadır.

İslam'da Müslümanlar arası ilişkiler nasıl olmalıdır?

Kur'an'a göre müminler ancak kardeştirler; bu nedenle aralarının bulunması, birbirlerine karşı merhametli, affedici ve koruyucu olmaları, ayrılık ve parçalanmadan ise şiddetle kaçınmaları emredilmiştir.

Pirus Zaferi kavramı Yemen'deki çatışmalar için ne anlama gelir?

Pirus Zaferi, yıkıcı kayıplar pahasına kazanılan zaferi ifade eder. Yemen'deki tarafların çatışmayı tırmandırması durumunda, elde edilecek sonucun taraflar için büyük bir yıkım getireceği ve hiçbir tarafın gerçek bir kazanç sağlayamayacağı anlamını taşır.

Küresel güçler neden diğer ülkelerin iç işlerine doğrudan müdahale etmek yerine farklı unsurları kullanırlar?

Doğrudan müdahalelerin hem ekonomik maliyeti çok yüksektir hem de uluslararası hukukta bir karşılığı yoktur. Bu yüzden ülkeler, kendi çıkarlarına göre hareket ettirebilecekleri yerel terör örgütleri, azınlık grupları veya siyasi partiler üzerinden dolaylı destek yöntemini tercih ederler.