logo HARUN YAHYA

Bu Pişmanlığı Yaşamamak İçin…

Bu Pişmanlığı Yaşamamak İçin…

Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın? Allah şükrün karşılığını verendir, bilendir. (Nisa Suresi, 147)

İnsan birtakım kusurlara, eksikliklere, acizliklere sahip olarak yaratılmış bir varlıktır. Kendisine verilen ömür süresince unutur, yanılır ve sayısız hata yapar. Ama aynı zamanda Allah'ın vermiş olduğu tevbe gibi büyük bir nimetle, bu hataların telafisi dünyada her zaman için mümkündür. Zaten dünya, insanın eğitilmesi, hatalarından arındırılması ve kendisine verilen nimetlerle denenmesi için var edilmiştir. İnsan dünyada iken, yaptığı hatalardan ya da yaşadığı hayattan kimi zaman büyük bir pişmanlık duyabilir ama bu pişmanlığı telafi etme imkanı vardır. Pişmanlığın ardından tevbe edip, Allah'ın kendisini bağışlayacağını ve esirgeyeceğini umabilir.

Kuran'da Allah, samimi olarak yapılan her tevbeyi bağışlayacağını müjdeler. Allah insanın içinde sakladığı, düşündüğü, aklından geçirdiği her kelimeyi, her düşünceyi ve insanın kendi içinde samimi olup olmadığını bilir. Nitekim Allah Kuran'da, "Rabbiniz, sizin içinizdekini daha iyi bilir. Eğer siz salih olursanız, şüphesiz O da, (Kendisi'ne) yönelip dönenleri bağışlayıcıdır" (İsra Suresi, 25) şeklinde buyurarak insana olan yakınlığını haber verir.

Ancak çok önemli bir gerçek daha vardır ki; öldükten sonra dünyada yapılan hataların, işlenen günahların telafi edilmesi -Allah'ın dilemesi dışında- asla mümkün değildir.

O halde insanın kaybedeceği tek bir an dahi yoktur. Yaşadığı dakikalar göz açıp kapayıncaya kadar geçmekte, insan ölüme her geçen saniye daha da yaklaşmaktadır. Üstelik ölümün ne zaman, hangi gün ve saat kendisini bulacağından da emin değildir. Bir gün mutlaka ölecek ve dünyada yapmış olduğu davranışlar ile yaşadığı hayattan dolayı Rabbimiz'in huzurunda hesaba çekilecektir. Bu nedenle insan çok yakında öleceğini sürekli aklında tutmalı ve ahirette pişman olmamak için yaşamını yeniden gözden geçirmelidir.

Allah üstün güç sahibi Yaratıcımız'dır ve O'nun kudreti karşısında her insanın yapması gereken, kendisine dünyada verilen süre içinde, kulluk görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmektir. İman sahibi bir insan ibadetlerine gösterdiği titizlikle kendini belli eder. Allah’ın farz kıldığı 5 vakit namaz, abdest ve oruç gibi ibadetlerini yaşamı boyunca şevkle sürdürür. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır:

"İslam beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah'tan başka İlâh olmadığına ve Muhammed (sav)'in Allah'ın Resulü olduğuna şahitlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Allah'ın evi Kâbe'yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak." (Buhârî, Îmân 1, 2, Tefsîru sûre(2) 30; Müslim, Îmân 19-22. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 3; Nesâî, Îmân 13)

Dünyada Allah’a olan kulluk vazifesini yerine getirmeyen bir kişi şu an ölüm melekleri ile karşılaşmış olsa, acaba geçirdiği bunca senenin hesabını verebilecek midir?

Bugüne kadar Allah'ı razı etmek için neler yapmıştır?

O'nun hükümlerini uygulamadaki titizliği yeterli midir?

Bu soruların belki de hiçbirine verebileceği olumlu bir cevabı olmayabilir. Ama eğer, şu anda tevbe eder ve bundan sonraki hayatını Allah'ı razı etmek için geçireceğine samimi olarak karar verirse, Allah'ın tevbesini kabul edeceğini, onu bağışlayacağını umabilir.

İnsan, Gaffar (merhametlilerin en merhametlisi), Halim (kullarına karşı çok yumuşak olan) ve Tevvab (bağışlayan ve esirgeyen, tevbeleri kabul edip günahları iyiliklere çeviren) olan Rabbimiz'e sığınmalıdır. Allah sabredenlerin ve Kendisi'ne yönelip dönenlerin karşılığını mutlaka verecektir. İman eden kullarının günahlarını bağışlayarak iyiliğe çevirecek ve yaptıkları hayırlı işleri en güzeliyle mükafatlandıracaktır. Nitekim Allah Kuran’da kullarına bu büyük müjdeyi şöyle vermektedir:

Sizin yanınızda olan tükenir, Allah'ın Katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle Biz muhakkak vereceğiz. Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 96-97)

Unutmayın ki her insan bir anda ölümle karşılaşabilir ve her ne kadar pişman olsa da bir daha geri dönüp yaptıklarını düzeltme imkanı bulamayabilir. Bu nedenle bir kişi eğer Rabbimiz’in kendisini esirgemesini, O'nun sevdiği bir kul olmayı ve ölümünden sonra Allah'ın salih kulları için hazırladığı cennete kavuşmayı istiyorsa, bir an önce Rabbimiz'den bağışlanma dilemeli ve hayatını O'nun emrettiği şekilde Kuran'a uyarak yaşamalıdır.

Sen Yücesin,
bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.
Gerçekten Sen, herşeyi bilen,
hüküm ve hikmet sahibi olansın.
(Bakara Suresi, 32)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, insanın dünyadaki eksikliklerini ve hatalarını telafi edebilmesi için tevbenin sunduğu eşsiz fırsatı ele almaktadır. Allah'ın bağışlayıcı sıfatlarına odaklanılarak, ölüm gelmeden önce salih amellere yönelmenin ve yaşamı Kur'an'a uygun şekilde düzenlemenin gerekliliği vurgulanmaktadır. Okuyucu, ahirette pişmanlık yaşamamak adına tevbenin samimiyeti ve kulluk bilinci üzerine düşünmeye davet edilmektedir.

Önemli Noktalar

  • İnsanın dünyadaki hatalarını telafi edebilmesi için tevbe kapısı ölüm anına kadar açıktır.
  • Dünya, insanın eğitilmesi ve imtihan edilmesi için var edilmiş geçici bir mekandır.
  • Allah'ın bağışlayıcı ve merhametli olduğu, samimiyetle dönenleri esirgeyeceği Kur'an'da müjdelenmiştir.
  • Ölüm her an gelebileceği için insan kulluk vazifelerini vakit kaybetmeden yerine getirmelidir.
  • Gerçek iman; namaz, zekât, oruç ve hac gibi ibadetlerde gösterilen titizlikle belli olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Tevbe etmek dünya hayatında neden bu kadar önemlidir?

Dünya hayatı insanın hatalarından arınması için bir imtihan sürecidir. Ölümden sonra yapılan hataların telafisi mümkün olmadığından, kişi dünyadayken samimiyetle tevbe ederek hatalarını bağışlatma imkanına sahiptir.

Allah'ın kullarına olan yakınlığı Kur'an'da nasıl ifade edilmiştir?

Allah, insanın içinde sakladığı düşünceleri ve içindeki samimiyeti bilendir. İnsanın kendisine yönelmesi durumunda, O'nun bağışlayıcı olduğu ayetlerle haber verilmiştir.

İslam'ın beş temeli nelerdir?

İslam; Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun Resulü olduğuna şahitlik etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek, hac etmek ve Ramazan orucunu tutmak üzerine bina kılınmıştır.

Ahirette pişmanlık yaşamamak için hayatta yapılması gerekenler nelerdir?

Kişi ölüme her an yaklaşmakta olduğunun bilincinde olarak yaşamalı, kulluk görevlerini titizlikle yerine getirmeli ve hayatını Kur'an ahlakına uygun şekilde tanzim etmelidir.