logo HARUN YAHYA

Giriş

Giriş

İnsan dünyada zaman zaman maddi-manevi çeşitli acı ve sıkıntılarla karşılaşır. Ancak bunlar arasında öyle bir his vardır ki bu, belki de hiçbir fiziksel acı ile kıyaslanamayacak kadar şiddetlidir. İnsanın ruhunda büyük bir sıkıntı oluşturur. Bahsettiğimiz bu his, "pişmanlık"tır.

Pişmanlığın iki farklı şekli vardır. Allah'a iman eden insanların yaşadıkları pişmanlık ile inkarcı insanların yaşadıkları pişmanlık... Bu iki his, birbirlerinden son derece farklıdır.

Hiç kimse hata yapmak istemez. Ama hatalar, dünya hayatındaki imtihanın önemli bir parçasıdır. İnsan pek çok konuda hata yaparak eğitilir ve çoğu zaman da, aynı hataları tekrarlamamaya ancak bu şekilde karar verir.

Hata, insanın bir parçası olduğuna göre, insanın bu konuyu da kapsamlı olarak düşünüp kendini bu duruma hazırlaması gerekir:

‘Bir hata yapıldığında, hatadan vazgeçmek nasıl olmalıdır?’, ‘İnsanın, yaptığı hatadan dolayı Allah'a sığınması, Allah'tan bağışlanma dilemesi nasıl olur?’, ‘Kuran'a göre hatadan pişmanlık duymanın ölçüsü nasıldır?’, ‘Hata yapan insanın suçluluk duygusu içerisinde olması gerekir mi?’, ‘İnsan yaptığı bir hatayı düzelttikten sonra unutmalı mıdır, yoksa sürekli o hatanın ezikliğini mi yaşamalıdır?’, ‘Bir insan aynı hatayı bir daha tekrarlamamak için nasıl tedbirler almalıdır?’, ‘Hatanın telafisi nasıl olmalıdır?’

Allah Kuran'da insanlara bu gibi soruların kesin cevaplarını vermiştir. Dolayısıyla insan bir hata yaptığında, hayatının bundan sonrasında bu konuyu nasıl değerlendirmesi gerektiğini Kuran'a göre belirlemelidir.

Müminler her olayın Allah'ın bilgisi ve izniyle gerçekleştiğini, başlarına ne gelirse gelsin Allah'ın dilemesiyle olduğunu kesin olarak bilen insanlardır. Bu yüzden de en önemli özelliklerinden biri tevekküllü oluşlarıdır. İnanan bir insan zorlukla da karşılaşsa, çok rahat bir ortamda da bulunsa, hiç yapmak istemediği bir hatayı da işlese tevekküllü davranır. Eğer hatalı bir tavır gösterdiyse hemen tevbe eder ve Allah'ın kendisini bağışlayacağını umar. Bu yüzden de yaşamı boyunca, sıkıntılı ve uzun süreli bir pişmanlık hissine kapılmaz. Müminin hissettiği pişmanlık, onu, hatalarını düzeltmeye, tevbe ederek böyle bir tavrı bir daha tekrarlamamaya yöneltir. Yani kendisini düzeltmesine, eksikliklerini tamamlamasına vesile olur. Asla sıkıntılı, olumsuz bir ruh haline sokmaz, şevkini, heyecanını, imani coşkusunu azaltmaz, vesveseye ve bunalıma sürüklemez.

Allah'a iman etmeyen insanların yaşadıkları pişmanlık duygusu ise son derece sıkıntılı ve uzun sürelidir. Tevekküllü olmadıkları için karşılaştıkları zorluklarda, yaptıkları bir hatada müthiş bir iç sıkıntısı yaşarlar. Hayatları boyunca pek çok olayda "keşke" kelimesini kullanırlar; "keşke yapmasaydım", "keşke söylemeseydim", "keşke gitmeseydim"...

Ancak bundan daha önemli bir konu vardır ki, dünyadayken yaşadıkları bu sıkıntılı pişmanlıktan çok daha büyüğü ahirette karşılarına çıkacaktır. Dünyada iken dinden uzak yaşayan insanlar, ahirette dünyada yanlış yola sapmış olarak geçirdikleri her dakikanın an an pişmanlığını duyacaklardır. Çünkü dünyada defalarca uyarılmış, doğru yola davet edilmişlerdir. Kendilerine verilen süre içerisinde düşünebilecekleri ve doğruyu bulabilecekleri çok fazla zamanları olmuştur. Ancak bu anları hep göz ardı etmiş, uyarıldıklarında dinlememiş ve dünya hayatının hiç son bulmayacağı gibi bir hisse kapılarak ahireti unutmuşlardır. Ne var ki, cehennem ile karşılaştıklarında artık geri dönüp telafi etme imkanı bulamayacaklardır. Allah Kuran'da bu kişilerin ahiretteki pişmanlık dolu sözlerini şöyle bildirmiştir:

Gerçekten Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan da: "Ah, keşke ben bir toprak olsaydım" diyecek. (Nebe Suresi, 40)

Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve müminlerden olsaydık." (Enam Suresi, 27)

Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık." (Mülk Suresi, 10)

İşte bu kitabın amacı, "keşke akıl etmiş olsaydık, keşke Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamamış olsaydık, keşke bizi uyaranların sözlerine uysaydık, keşke..." diyecekleri ve toprak olarak yok olmayı dileyecek kadar büyük bir pişmanlık duyacakları böyle bir güne karşı insanları uyarmak ve henüz telafi imkanı varken Allah için yaşamaya çağırmaktır.

Unutmayın ki, o gün hiç kimsenin pişmanlığı kimseye fayda vermeyecek ve kişiyi Allah'ın azabından kurtaramayacaktır. Bu pişmanlığı yaşamamanın tek yolu da henüz vakit varken Allah'a teslim olmak, O'nun emrettiği şekilde bir hayat sürmektir.

Bu kitap sığınılacak hiçbir yerin ve kurtuluşa dair hiçbir imkanın olmadığı ahiret azabına karşı bir hatırlatma ve Allah'ın yoluna bir davettir. Rabbimiz Kuran'da bu gerçeği şöyle hatırlatmıştır:

Allah'tan, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden evvel, Rabbiniz'e icabet edin. O gün, sizin için ne sığınılacak bir yer var, ne sizin için inkar (etmeye bir imkan). (Şura Suresi, 47)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, insanın dünyada karşılaştığı pişmanlık duygusunu iman perspektifinden incelemektedir. Müminlerin hatalarını tevbe ve tevekkülle nasıl bir olgunlaşma vesilesi haline getirdiği açıklanırken, inkarcıların ahirette yaşayacakları geri dönüşü olmayan büyük pişmanlığa dikkat çekilmektedir. Bölüm, henüz vakit varken Kur'an'a yönelmenin önemini vurgulamaktadır.

Önemli Noktalar

  • Müminler hatalarını tevbe ve tevekkül ile telafi ederek pişmanlığı bir olgunlaşma sürecine dönüştürürler.
  • İnkar edenlerin dünyadaki pişmanlıkları çok daha ağır bir ahiret pişmanlığına dönüşür.
  • Kur'an'da yer alan uyarılar, insanların dünyadaki sınırlı sürede doğruyu bulmaları için büyük bir fırsattır.
  • Ahirette duyulacak pişmanlık, insanın yaptığı hataların telafisi için hiçbir kapının açık olmadığı bir durumu ifade eder.

Sıkça Sorulan Sorular

Müminler hata yaptıklarında pişmanlık duygusunu nasıl yönetirler?

Müminler hatalarını bir tevbe ve kendini düzeltme vesilesi olarak görürler. Tevekküllü bir tavırla Allah'ın kendilerini bağışlayacağını umarlar ve bu his onları sürekli bir bunalıma sürüklemez.

İnkarcıların yaşadığı pişmanlık ile müminlerin hissettiği pişmanlık arasındaki fark nedir?

İman edenlerin pişmanlığı hataları düzeltmeye ve şevki artırmaya yarar. İnkarcıların pişmanlığı ise tevekkülsüzlükten kaynaklanan sıkıntılı bir sürece dönüşür ve ahirette geri dönüşü olmayan bir pişmanlığa evrilir.

Kur'an'a göre hatadan sonra nasıl bir tutum sergilenmelidir?

İnsan yaptığı hatadan dolayı Allah'a sığınmalı ve bağışlanma dilemelidir. Hatanın tekrar edilmemesi için tedbir alınmalı ve bu durum Kur'an'ın bildirdiği ölçüler dahilinde değerlendirilmelidir.

Ahirette inkarcıların yaşadığı pişmanlığın temel sebebi nedir?

Dünyada kendilerine sunulan uyarıları dikkate almamaları ve ahiret hayatını yok saymalarıdır. Doğru yolu bulabilecekleri fırsatları değerlendirmeyip dünya hayatına dalmaları, ahirette büyük bir pişmanlığa sebep olur.