logo HARUN YAHYA

Sonuç

Sonuç

Kuran'a baktığımızda tüm Resullerin ve onlarla birlikte iman edenlerin ortak bir kadere sahip olduklarını görürüz. Resullerin önderliğindeki mümin toplulukları hep küçük bir topluluk olarak mücadeleye başlamışlardır. Bu mümin toplulukları bir taraftan Allah'ın dinini tebliğ ederken bir taraftan da kendilerinden görünüşte çok daha güçlü olan düşmanlara karşı mücadele vermişlerdir. Ve bu mücadeleden "... Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir" (Bakara Suresi, 249) ayetinin sırrıyla galip çıkanlar hep Resuller ve müminler olmuştur. Resul ve inkarcılar arasındaki söz konusu mücadelelerin tümü Allah'ın çizdiği kadere göre yürür. Müminleri de, düşmanlarını da yaratan Allah'tır. Kuran'da Allah'ın Resuller için özel düşmanlar kıldığı haber verilmektedir:

"Böylece her peygambere, insan ve cin şeytanlarından bir düşman kıldık. Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları yalan olarak düzmekte olduklarıyla başbaşa bırak." (Enam Suresi, 112)

"İşte böyle; Biz, her peygambere suçlu-günahkarlardan bir düşman kıldık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter." (Furkan Suresi, 31)

Mücadelenin her iki tarafını da Allah yarattığına göre sonucunu belirleyen de O'dur. Ve Allah Resullerin kaderinde galip gelmeyi yazmıştır. Kuran'da bildirildiğine göre, Resul için yenilmek söz konusu değildir:

Allah, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)

Mümin topluluğunun, zahiren mağlubiyet gibi görünen olaylar yaşamasının nedenlerinden biri ise, ancak Resule karşı itaatsiz davranmalarıdır. Nitekim Al-i İmran Suresi'nde anlatıldığına göre, Uhud Savaşı sırasında müminlerin bir kısmı Peygamberimiz (sav)'in emrine uymamışlar ve bu nedenle de kazanılacak gibi görünen savaş kaybedilmiştir. Ama bu geçici bir yenilgidir ve müminlerin eğitilmesine, daha itaatli olmalarına vesile olmuştur. Sonuçta galip gelenler ise mutlaka Resul ve onunla birlikte iman edenlerdir. Resule karşı düşmanlık besleyenlerin sonu ise aynıdır: Dünyada aşağılanma ve ahirette cehennem azabı. Kuran'da, Resule başkaldıranların durumu şöyle bildirilir:

"Gerçekten Allah'a ve Resûlü'ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) başkaldıranlar, kendilerinden öncekilerin alçaltılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa Biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır. Allah, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını haber verecektir. Allah, onları (yaptıklarıyla bir bir) saymıştır; onlar ise onu unutmuşlardır. Allah, herşeye şahid olandır." (Mücadele Suresi, 5-6)

Buna karşılık Resule tabi olan müminler ise dünyada zafer ve hakimiyetle, ahirette cennetle ve hepsinden en önemlisi, Allah'ın rızasıyla ödüllendirilirler. Kuran'da Resulün ve onunla birlikte iman edenlerin "Allah'ın fırkası" olduğu bildirilir ve bu kimselerin ahirette alacakları karşılık şöyle haber verilir:

"Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir kavim (topluluk) bulamazsın ki, Allah'a ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar, ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun. Onlar, öyle kimselerdir ki, (Allah) kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orda süresiz olarak kalacaklardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz Allah'ın fırkası olanlar, felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir." (Mücadele Suresi, 22)

Başka ayetlerde de Resullerin (ve onların yolunu izleyen kavimlerinin) kesin olarak galip geleceği şöyle bildirilir:

"Andolsun (peygamber olarak) gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: Gerçekten onlar muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; Bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır." (Saffat Suresi, 171-173)

Allah'ın izniyle üstün gelecek olanlar, "Allah'ın taraftarlarıdır." Allah'ın sözü haktır ve muhakkak gerçekleşecektir.

Sen Yücesin,
bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.
Gerçekten Sen, herşeyi bilen,
hüküm ve hikmet sahibi olansın.
(Bakara Suresi, 32)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, peygamberlerin ve iman edenlerin mücadelelerindeki ilahi desteği ve kaderdeki mutlak zaferi ele almaktadır. Allah'ın her peygambere düşmanlar kıldığı ancak her durumda galip gelecek olanların elçiler ve onlara tabi olanlar olduğu vurgulanmaktadır. Müminlerin itaatinin önemi ve Allah'ın fırkası olmanın getirdiği manevi mükafatlar Kur'an ayetleri ışığında açıklanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Peygamberler ve onlara iman edenler her dönemde küçük bir topluluk olsalar da Allah'ın izniyle büyük topluluklara karşı galip gelmişlerdir.
  • Allah her peygambere imtihan gereği insan ve cinlerden düşmanlar kılmış, ancak zaferi elçilerine ve taraftarlarına takdir etmiştir.
  • Müminlerin zafer kazanabilmesi için peygamberin tebliğine ve emirlerine tam bir sadakatle uymaları gerekmektedir.
  • Allah'ın fırkası olan iman edenler hem dünyada zaferle hem de ahirette sonsuz cennet nimetleriyle müjdelenmişlerdir.

Sıkça Sorulan Sorular

Peygamberlerin karşılaştığı düşmanlıklar kaderde nasıl bir hikmete dayanmaktadır?

Allah her peygambere imtihanın bir parçası olarak insan ve cin şeytanlarından düşmanlar kılmıştır. Bu durum, müminlerin sabrını ve imanındaki sadakatini sınayan ilahi bir takdirdir.

Kur'an'a göre elçilerin mücadelesinde sonuç neden daima galibiyetle biter?

Allah kendi katında elçilerinin ve elçilerine tabi olanların mutlak galip geleceğini yazmıştır. Mücadelelerin sonucunu belirleyen O olduğu için zafer daima hak yolunda olanlara aittir.

Müminler neden bazen zahiren yenilgi gibi görünen olaylar yaşamaktadır?

Bu durum genellikle peygamberin emirlerine karşı yapılan itaatsizliklerin bir sonucu olarak gerçekleşir. Bu geçici zorluklar müminlerin eğitilmesine ve daha itaatli olmalarına vesiledir.

Allah'ın fırkası kavramı neyi ifade eder?

Allah'ın fırkası, O'nun elçisine ve getirdiği dine gönülden bağlı olan, hiçbir beşeri çıkar için imanından taviz vermeyen topluluğu tanımlar. Bu topluluk dünya ve ahirette kurtuluşa erenlerdir.