| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
25 Ocak 2013, Milliyet
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
25 Ocak 2013, Milliyet
| ||
İslam'da iman, kalpteki inanç ve Allah sevgisiyle şekillenir. Başörtüsü bir ibadet ve tesettür emri olmakla birlikte, asıl olan kişinin imanlı, vatanını seven ve güzel ahlak sahibi olmasıdır. Dış görünüşten ziyade kalpteki takva ve samimiyet ön plandadır.
Müslümanlar arasında hoşgörü ve kardeşlik, Kuran ahlakının temelini oluşturur. Dış görünüş farklılıklarına rağmen, tüm Müslümanların birbirine sevgi, merhamet ve dostluk gözüyle bakması, birliğin ve beraberliğin sağlanması açısından hayati öneme sahiptir. Nefret ve öfke gibi duygular İslam ahlakıyla bağdaşmaz.
Dış görünüşün tek başına iman göstergesi olmamasının örnekleri arasında, başörtülü olmasına rağmen Darwinist veya Marksist ideolojilere sahip kişiler bulunmaktadır. Suriye ve İran gibi ülkelerde başörtülü Marksist kadınların varlığı, dışsal bir sembolün her zaman içsel inancı yansıtmadığını göstermektedir.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, başı açık olan ile kapalı arasında ayrım yapılmaması gerektiğini belirtmiştir. Başörtüsünün en doğal yaşam hakkı olduğunu ve 1982 yılındaki bir yönetmelik dışında anayasada başörtüsünü engelleyen bir madde olmadığını ifade etmiştir. Bu konunun yasalar içerisinde çözülmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi dini nedenlerden dolayı almadığı düşünülse de, asıl nedenin Türkiye'nin Darwinizm ve materyalizme karşı duruşu olduğu belirtilmektedir. Eğer Türkiye sadece İslam diniyle sınırlı ve bu felsefelere karşı gelmeyen bir yapıda olsa, birliğe kabul edilmesinde bir sorun yaşanmayacağı ifade edilmiştir.