| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 6 Şubat 2013, Milli Gazete
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 6 Şubat 2013, Milli Gazete
| ||
İslami ölçülerde tesettürün asli şekli çarşaftır. Çarşafın rengi illa siyah olmak zorunda değildir; şeri tesettürü sağlamak şartıyla pastel renkli kumaşlar da kullanılabilir.
Kur'an'da doğrudan "başörtüsü" diye bir ayet bulunmamaktadır, ancak Ahzab Suresi'nde "cilbab" olarak ifade edilen geniş dış örtülerin, yani çarşafın emredildiği belirtilmektedir.
Çarşaf, kadınların dışarı çıktıklarında hür ve iffetli tanınmaları, köle olmadıklarının anlaşılması ve taciz edilmemeleri için Allah tarafından emredilmiştir. Bu hüküm, kadınların rahatsız edilme riski olan toplumlarda bir tedbir olarak sunulmuştur.
Cilbab, Kur'an'da geçen ve kadınların dışarıya çıktıklarında üzerlerine almaları emredilen geniş örtüleri ifade eder. Bu, çarşaf gibi tüm vücudu saran bir dış giysi anlamına gelmektedir.
Çarşaf, kadınların iffetli ve hür kimliklerinin dışa vurumu olarak görülür. Aynı zamanda, kadınların toplum içinde tanınarak rahatsız edilmelerini engelleme amacı taşıyan, Allah'ın bir tedbiri olarak manevi bir öneme sahiptir.