





Ida fosili, 47 milyon yıl önce mükemmel şekilde varlığını sürdürmüş, kusursuz bir canlıdır. Yapılan incelemelerde, ara form özelliği gösteren tek bir yapı dahi bulunmamaktadır, bu da onun bir lemur olduğunu kanıtlamaktadır.
Evrim teorisi, hiçbir bilimsel delille desteklenmeyen, yalnızca materyalist felsefeye sözde bilimsel delil olarak zorla ayakta tutulmaya çalışılan köhne bir teoridir. Ida fosili gibi örnekler, evrimcilerin iddialarının sahtekarlık olduğunu ve bilimsel temeli olmadığını göstermektedir.
Ida fosilinin mükemmel yapısı ve ara form özelliği göstermemesi, canlıların evrimle aşamalı olarak değil, ilk hallerinden itibaren kusursuz bir biçimde yaratıldığını kanıtlamaktadır. Bu durum, Allah'ın yaratma sanatının ve kâinattaki kusursuz tasarımın bir delilidir.
Darwinistler geçmişte Nebraska Adamı, Archaeoraptor ve Piltdown Adamı gibi sahtekarlıklarla kamuoyunu yanıltmaya çalışmışlardır. Bu örneklerin her birinde, sözde kayıp halka iddiaları utanç verici bir şekilde geri çekilmek zorunda kalınmıştır.
İslam inancına göre, canlıların tümünü sonsuz kuvvet sahibi Allah yaratmıştır. Canlılar, orijinal yapıları ile Allah tarafından yoktan var edilmişlerdir ve evrim teorisinin iddialarının aksine, bu yaratılışta herhangi bir eksiklik veya ara form bulunmamaktadır.