| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
En Son Haber, 31 Temmuz 2012
Radikal, 01 Ağustos 2012
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
En Son Haber, 31 Temmuz 2012
Radikal, 01 Ağustos 2012
| ||
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kilise gibi dini kutsal bir otoritesi yoktur. Hiçbir kişiyi ve toplumu dinin dışına itme hakkı da bulunmamaktadır.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez'e göre, bu sorunların çözümü için her birine modern hukuk açısından çözümler üretilmelidir. Geleneksel beraberliğin modern bir forma kavuşturulması hedeflenmelidir.
Adnan Oktar, samimi Hristiyan ve Yahudilere şefkat ve sevgiyle yaklaşılması gerektiğini belirtmiştir. Onlar da Allah'ın bir emaneti olarak görülmeli, aynı Allah'a inandıkları ve aynı peygamberleri sevdikleri kabul edilmelidir.
Türk-İslam Birliği'nin başarıyla devam ettirilmesi hedeflenmektedir. Bu vizyon, farklı mezhep ve etnik kökenlerden insanların kardeşlik içinde bir araya gelmesini esas alır.
Laik sistem içerisinde dinin anlatılması, İslam'ın yaşanması ve herkesin huzurlu olması gerektiği ifade edilmektedir. Bu sistemde dinsiz, Yahudi, Hıristiyan ve farklı mezheplere mensup herkesin hakkı ve hukuku olduğu vurgulanır.
Aleviler ve Caferiler gibi tüm mezhep grupları kardeş olarak görülmeli, onlara derin bir muhabbet duyulmalı ve hiçbir şekilde mağdur edilmeleri kabul edilmemelidir. Onlar da dostluk ve sevgi bağı içinde yaşanması gereken topluluklardır.