| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yenişafak, 27 Nisan 2010 ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yenişafak, 27 Nisan 2010 ![]()
| ||
Türkiye'nin Azerbaycan ve Gürcistan ile olan yakın ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda, Ermenistan bölgedeki tek eksik halka olarak değerlendirilmektedir. Bu eksiklik, bölgesel bütünleşme ve işbirliği açısından önemli bir boşluk yaratmaktadır.
Sınırların açılmasıyla bölgede güvenlik ve barışın hakim olması, çatışmaların sona ermesi, işgallerin bitmesi ve donmuş krizlere çözümler bulunması hedeflenmektedir. Bu durum, aynı zamanda ekonomik refah ve ticaretin gelişmesi için de büyük bir potansiyel taşımaktadır.
Ermenilerin küt bir millet olmadığı, aksine şefkatli, efendi, aklı başında ve nezaketi bilen insanlar olduğu belirtilmektedir. Bu yaklaşım, karşılıklı sevgi ve hoşgörü temelinde ilişkilerin geliştirilebileceği fikrini desteklemektedir.
Karabağ meselesinin, halkları birbirine düşürmek ve iki tarafı düşman haline getirmek için yapılmış bir oyun olduğu ifade edilmektedir. Bu perspektif, toprak merakının değil, dış güçlerin kışkırtmalarının bu sorunlara yol açtığına işaret etmektedir.
Türk-İslam birliği vizyonunda, bölgedeki tüm halkların binlerce yıldır iç içe yaşadığı ve aradaki ayrılıkların suni olduğu belirtilmektedir. Sınırların açılması, vizelerin kalkması, ticaretin canlanması ve karşılıklı sevgiyle kucaklaşma, bu birliğin temel adımları olarak görülmektedir.