Bu makale, Türkmenistan, Azerbaycan ve Türkiye liderlerinin Hazar kıyısında gerçekleştirdiği üçlü zirveyi ele almaktadır. Zirvede dile getirilen "Tek millet, üç devlet" mesajı ve Adnan Oktar'ın Türk-İslam Birliği vizyonu vurgulanarak, Türk dünyasındaki gönül birliği ve sınırların kaldırılması gerekliliği üzerinde durulmaktadır.
Türkmenistan, Azerbaycan ve Türkiye liderleri Hazar kıyısında bir araya gelerek Türk dünyasının birliğini pekiştirmiştir.
Liderler, "Tek millet, üç devletiz" mesajıyla gönül bağlarının güçlü olduğunu ifade etmiştir.
Adnan Oktar, Azerbaycan ve Türkiye'nin birleşmesiyle başlayan Türk-İslam Birliği'nin genişlemesini ön görmektedir.
Türk-İslam Birliği, manevi bir sevgi ve ruh birliği olarak tanımlanmakta, sınırların ve vizelerin kaldırılmasını içermektedir.
Azerbaycan'ın Türk-İslam Birliği'nde öncü rol oynamak istediği belirtilmiştir.
Pasaport ve vize engellerinin kaldırılmasıyla Türk devletleri arasında serbest dolaşım hedeflenmektedir.
Türkmenistan, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki liderler zirvesinin önemi nedir?+
Hazar kıyısında gerçekleşen bu üçlü zirve, Türkmenistan, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki güçlü kardeşlik bağlarını ve Türk dünyasındaki birleşme arzusunu simgelemektedir. Liderlerin samimi ortamda bir araya gelmesi, kültürel ve siyasi iş birliğinin derinleştiğini göstermektedir.
Adnan Oktar'ın Türk-İslam Birliği vizyonu nasıl bir yapıyı öngörmektedir?+
Adnan Oktar'ın vizyonu, Türkiye ve Azerbaycan'ın birleşmesiyle başlayıp Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan ve Türkistan'ı kapsayacak bir Türk-İslam Birliği öngörmektedir. Bu birlik, devletlerin kendi yapılarını korurken sınırların, pasaport ve vize uygulamalarının kaldırıldığı manevi bir sevgi ve ruh birliği olarak tanımlanmaktadır.
Türk-İslam Birliği'nin temel hedefleri arasında neler bulunmaktadır?+
Türk-İslam Birliği'nin temel hedefleri arasında pasaport ve vize uygulamalarının kaldırılması, böylece Türk devletleri arasında serbest dolaşımın sağlanması yer almaktadır. Bu sayede ticari, kültürel ve sosyal etkileşimin artırılması, Türk dünyasının ortak lezzetlerini ve kültürlerini bir araya getiren samimi ortamların oluşturulması amaçlanmaktadır.
Azerbaycan'ın Türk-İslam Birliği'ndeki rolü nasıl değerlendirilmektedir?+
Azerbaycan, Türk-İslam Birliği'nde öncü olmak isteyen bir ülke olarak değerlendirilmektedir. Azeri aydınlarının bu birliği can-ı gönülden istediği ve özellikle pasaport ile vize olayının bir an önce kalkmasını arzu ettiği belirtilmektedir.
Türk-İslam Birliği'nin gerçekleştirilmesi için atılması gereken ilk adım nedir?+
Türk-İslam Birliği'nin gerçekleştirilmesi için atılması gereken ilk adımın pasaport ve vize uygulamalarının kaldırılması olduğu vurgulanmaktadır. Bu adımın, zaten gönül ve kalple birleşmiş olan Türk devletleri arasındaki engelleri ortadan kaldıracağı ifade edilmektedir.
Adnan Oktar: “En önce Azerbaycan’la Türkiye’yi birleştiriyoruz, iki devlet bir millet olarak....Ermenistan’ı da, Gürcistan’ı da, Azerbaycan’ı, Kazakistan’ı, Türkistan’ı....da bütün Türk Devletlerini kapsayacak şekilde Türk İslam Birliği oluşuyor İnşaAllah.” Kıbrıs Postası Röportajı, 23 Eylül 2008
Adnan Oktar: “Türk İslam Birliği, manevi bir sevgi birliği, ruh birliği. Mesela Türkiye yine kendi sınırları içersinde laik yapısını korur, Azerbaycan da kendi yapısını korur. Ama sınırlar kalkar, pasaportu kaldırırsın, vizeyi kaldırırsın. Vızır vızır kamyonlar gelir gider. İstediğin yere gidersin; Hazar Denizi’nin kenarına masayı kurar yemeği yersin. Böyle bir sistem.” Hatay TV, 7 Eylül 2008
Adnan Oktar: Kafkas Birliği zaten Türk İslam Birliği'nin, birinci blok aşaması ve Azerbaycan zaten Türk İslam Birliği'nde ilk öncü olmak isteyen bir ülke. Ben Azeri aydınlarıyla konuşuyorum, burada görüşüyorum, hepsi can-ı gönülden istiyorlar. Ve bir an önce olsun istiyorlar. İlk istediğimiz şey inşaAllah şu pasaport olayı ve vize olayının bir kalkması inşaAllah. Hazar denizinin kenarına güzel masalar kuracağız, orada ızgara yapacağız yiyeceğiz hep birlikte inşaAllah. Azerbaycan Trend Haber Ajansı, 1 Eylül 2008
Adnan Oktar: “Azerbaycanla Türkiye’nin birleşmesi sadece pasaportun kalkmasıyla biter, pasaport kalkacak bu kadar; yani başka hiçbir ilave yapmamıza gerek yok, çünkü biz gönül ve kalple birleşmiş durumdayız... Biz niye bir uçakla gidip Hazar Denizi’nin kenarında masa kurmayalım; fasıl dinleyelim, yemek yiyelim, konuşalım, eğlence ortamı olsun, sohbet edelim, ibadet edelim birlikte.”
Sabah Gazetesi, 30 Kasım 2008
Türk-Azeri-Türkmen liderler dün ilk defa Hazar'ın kıyısında üçlü zirvede biraraya geldi. Gül, "Tek millet, üç devletiz. Aramızda sınırlar olmayacak kadar gönüllerimiz bağlı" mesajını verdi.
Liderler bayraklar önünde yaptıkları kravatlı buluşmanın ardından öğle yemeğinde Berdimuhammedov'un Hazar Köşkü'nde kravatsız buluştu. Yuvarlak masa etrafında üç lider görüşmeye girerken, yanlarına sadece bir tercüman katıldı... Liderler yemeğe giderken kravatlarını çıkarttı ve böylece samimi bir sohbet başladı. Liderlerin yemeğinde, Hazar'da siyah havyarın çıkarıldığı, Türkiye'de Mersin balığı olarak bilinen meşhur Beluga balığının yanı sıra, üç lider Türk dünyasının ortak lezzetlerini de tattı.
Türk kahvesi eşliğinde konser
TÜRKMEN-Azeri ve Türk liderlerin üçlü buluşmasının ardından dün üç ülkenin ortak kültürleri de Ruhiyet Köşkü'nde buluştu. Türkmen çocukların ellerinde bayraklarla karşıladığı liderler, 300'den fazla sanatçının gösterisini Türk kahvesi eşliğinde izledi. Kahveler aynı anda liderlere servis edilirken, ev sahibi Türkmenistan konuklarına bir de jest yaptı. "Dostluğun Yüceliği" adlı şarkıyla başlayan programda üç ülkenin bayrakları açılırken, son şarkı ise Türk dünyasındaki yeni dönem için özel olarak bestelendi. "Yaşasın kardeşlik, yaşasın dostluk" adlı besteyi....