Henry Gee, In Search of Deep Time, New York, The Free Press, 1999, s. 116-117


İnsan evrimi şeması, gerçekler sonrasında yaratılmış bir insan icadı olup, önyargılara göre şekillenmiştir. Bir grup fosilin akrabalık zincirini yansıttığını söylemek, test edilebilir bir bilimsel hipotez olarak değerlendirilmemektedir.
Henry Gee, fosillerden akrabalık zincirleri çıkarma iddialarını "gece yarısı masalları"na benzetmektedir. Bu benzetme, söz konusu iddiaların eğlenceli veya yönlendirici olabileceğini ancak bilimsel bir temeli olmadığını vurgulamaktadır.
Evrim teorisinin ata-torun ilişkisi iddiaları, bilimsel test edilebilirliğin eksikliği nedeniyle eleştirilmektedir. Fosillerin bir akrabalık zincirini yansıttığını söylemek, bilimsel bir hipotezden ziyade, sübjektif bir yorum olarak görülmektedir.
Nature dergisinin önemli bir bilim yazarının bu itirafı, evrim teorisinin bazı temel iddialarının bilim camiası içinde bile sorgulandığını göstermektedir. Bu durum, teorinin dayandığı delillerin sağlamlığına dair şüpheleri artırmaktadır.