| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 25 Kasım 2009 ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 25 Kasım 2009 ![]()
| ||
Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihracat pazarının daralmasının ardından İslam ülkeleri, yeni ve önemli ihracat pazarları olarak öne çıkmıştır. Bu durum, ekonomik gelişmelerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Ekonomik krizlerin çözümünde ihracatın sürekli artırılması ve ithalatın mümkün mertebe durdurulması gerektiği belirtilmektedir. Bu yaklaşım, ülke ekonomisinin dışa bağımlılığını azaltarak daha güçlü bir yapıya kavuşmasını hedefler.
Ekonomik krizler ve son gelişmeler Türk-İslam Birliği'nin zorunlu bir çözüm haline gelmesini sağlamıştır. Bu birliğin, ekonomik ve stratejik açıdan başka bir çözüm görünmediği için hayati önem taşıdığı ifade edilmektedir.
Ekonomik kriz sonrasında, daha önce bu fikre muhalif olan kesimlerin bile Türk-İslam Birliği'ni kabul etmeye başladığı gözlemlenmiştir. Bu durum, birliğin gerekliliğinin geniş bir mutabakatla anlaşıldığını göstermektedir.
Türk-İslam Birliği'nin bir gerçek olduğu ve herkesin bu birliği desteklemesi, teşvik etmesi gerektiği belirtilmektedir. Yakın gelecekte bu birliğin hayata geçeceğine dair bir beklenti bulunmaktadır.