Güzel ahlakı ile Peygamberimiz (sav)'e benzetilen Hz. Mehdi, hadislerdeki bilgilere göre tüm insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşları için samimi çaba harcayacak, dünyada huzur, barış, bolluk ve bereketin oluşmasına vesile olacaktır. Hz. Mehdi`nin gelişi, Peygamber Efendimiz (sav)`in tevatür (kuvvetli haber) derecesindeki hadisleri doğrultusunda İslam aleminde yüzyıllardır beklenen en önemli konulardan biridir. Tüm Müslüman alemi, bu mübarek şahsın vesile olmasıyla, İslam medeniyetinin yeniden yükselmesini ve Kuran ahlakının dünyaya hakim olmasını ümitle ve şevkle beklemektedir.
Buna rağmen, Hz. İsa'nın gelişinden ve Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışından şüphe duyup tedirginliğe kapılanlar (ki bu çok büyük bir yanılgıdır) olabilmektedir. Ancak çok önemli bir gerçek vardır: "Bu bakış açısındaki insanların ortaya çıkışı da, aslında Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerinden başka bir şey değildir. " Söz konusu kimselerin durumu, Hz. Mehdi'nin gelişinin ne kadar yaklaştığının açık bir göstergesidir. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bu müjde şöyle haber verilmiştir:
``İnsanların ümitsiz olduğu ve "hiç Mehdi falan yokmuş" dediği bir sırada Allah Mehdi'yi gönderir...`` (Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)
``...Mehdi, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar...`` (Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)
Kuran'da da, Allah'ın müminlere önderlik edecek bir elçi göndermesinden şüphe duyan kimseler olabileceği haber verilmiştir. Bir ayette "Hz. Yusuf'tan sonra peygamber gelmeyecek" diyen kimselerin örneği şöyle bildirilmektedir:
"Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık belgeler getirmişti. O zaman size getirdikleri hakkında kuşkuya kapılıp durmuştunuz. Sonunda o, vefat edince, demiştiniz ki; "Allah, Ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez." İşte Allah, ölçüyü taşıran, şüpheci kimseyi böyle saptırır." (Mümin Suresi, 34)
Tüm insanlar İslam Ahlakının Güzelliğini Yaşayacaktır
Rabbimiz Kuran'da, "İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılacağını, inanan kullarını güç ve iktidar sahibi kılacağını" vadetmiş ve bu vaadinin kesin olduğunu bildirmiştir. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde ve bütün büyük İslam alimlerinin sözlerinde de bu duruma "Hz. İsa ile Hz. Mehdi'nin vesile olacakları" belirtilmiştir. Rabbimiz'in bu vaadi doğrultusunda İslam ahlakı mutlaka hakim olacak ve bir kişinin Müslümanların önderliğini üstlenmesi gerekecektir. İslam dünyasının başında, tüm Müslümanları biraraya getirecek bir lider uzun süredir yoktur. Allah'ın izniyle, Müslümanların bu ilk lideri, 1400 senedir müjdelendiği gibi Hz. Mehdi olacaktır. Yeryüzünden zulmü ve karanlığı kaldıracak, İslam ahlakının güzelliğinin tüm insanlar tarafından yaşanmasına vesile olacaktır.
Bu dönem yaklaştıkça, yaşanan küçük büyük her olay, Allah'ın kaderde dilediği bu sonucun gerçekleşmesinde çok önemli bir rol oynayacaktır. Yapılan her faaliyet, bilerek ya da bilmeyerek, istenerek ya da istenmeyerek bu sonuca ulaşılmasına destek olacaktır. Lehte yapılan faaliyetler kadar aleyhte yapılan tüm çalışmalar ve propagandalar da yine, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışına, tanınmasına, hizmetlerine güç katacaktır.
Hz. Mehdi aleyhindeki her girişim, Hz. Mehdi'nin faaliyetlerinin etkisinin giderek daha da artmasına ve tüm dünyada ses getirmesine katkıda bulunacaktır. Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelmeyeceklerini öne süren, ``Ben Hz. İsa'nın ve Hz. Mehdi'nin geleceğine inanmıyorum`` diyen her şahıs, yaptığı her çalışma, her konuşma ya da her vurguyla Hz. İsa'ya ve Hz. Mehdi'ye bir kez daha dikkat çekmiş, bu mübarek şahıslara hizmet etmiş, insanların bu önemli müjdeler üzerinde düşünmelerine bir kez daha vesile olmuş olacaktır. Dolayısıyla bu anlamda ``Hz. İsa gelmeyecek`` demek aslında ``Hz. İsa gelecek`` demektir. ``Hz. Mehdi gelmeyecek`` demek de aynı şekilde aslında ``Hz. Mehdi gelecek`` anlamına gelir. ``Ben Hz. Mehdi'ye karşıyım`` diyen, Mehdiliğin gündeme getirilmesini, araştırılmasını, öğrenilmesini sağlar. Dolayısıyla şu çok açık bir gerçektir ki, inkar edenler de, münafık ahlakı gösterenler de, Kuran ahlakı aleyhinde bir fikri benimseyenler de, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'ye düşman olanlar da, her ne kadar istemeseler de, Allah'ın dilemesiyle bilerek ya da bilmeyerek bu müjdelerin duyurulmasına ve İslam ahlakının tüm dünyada yayılmasına büyük destek vermektedirler.
Unutulmamalıdır ki Allah`ın vaadi haktır. Kimi insanlar istemese de, Allah vaadini gerçekleştirecek; İslam ahlakını tüm dünyada hakim kılacak ve Müslümanlara önderlik edecek manevi bir liderle din ahlakını yerleşik kılacaktır. Tüm bunlar, Allah'ın izniyle, engellenebilecek gelişmeler değildir; kaderde zaten gerçekleşmiştir. Ve sonsuz kudret sahibi Rabbimiz, Hz. İsa ve Hz. Mehdi aleyhinde yapılan tüm propaganda ve girişimleri de bu kutlu sonuca ulaşılmasında vesile kılmakta, söz konusu kimseleri de Hz. Mehdi'nin hizmetine vermektedir.
Kuran'da inkar edenler her ne kadar istemeseler de Allah'ın nurunu tamamlayacağı şöyle müjdelenmektedir:
"Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. " (Tevbe Suresi, 32)
"Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur. " (Tevbe Suresi, 33)
"Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, Kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile. " (Saff Suresi, 8-9)
İslam Ahlakı Huzur, Barış ve Rahatlık Getirir
Özet
Makalede, Hz. Mehdi'nin gelişinin İslam dünyası için taşıdığı önem ve beraberinde getireceği huzur, barış ve bereket vurgulanmaktadır. Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerinden biri olarak, onun gelişinden şüphe duyanların varlığına dikkat çekilmekte ve bu durumun aslında müjdenin gerçekleştiğine işaret ettiği belirtilmektedir. Ayrıca, İslam ahlakının dünya genelinde hakim olacağı ve bu süreçte Hz. İsa ile Hz. Mehdi'nin kilit rol oynayacağı ifade edilmektedir.
Önemli Noktalar
- Hz. Mehdi'nin gelişi, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleriyle müjdelenen önemli bir olaydır.
- Hz. Mehdi'nin amacı, tüm insanlığın dünyada ve ahirette kurtuluşu için çaba harcamak ve İslam ahlakını yaymaktır.
- Hz. Mehdi'nin gelişinden şüphe duyanların ortaya çıkışı, hadislerde belirtilen bir çıkış alametidir.
- İslam ahlakı, Allah'ın vaadiyle tüm dünyaya hakim olacak ve bu süreçte Hz. İsa ile Hz. Mehdi önemli rol oynayacaktır.
- Hz. Mehdi aleyhindeki her girişim, aslında onun faaliyetlerinin yayılmasına ve tanınmasına katkı sağlamaktadır.
- Allah, kafirler istemese de nurunu tamamlayacak ve hak dini bütün dinlere üstün kılacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Mehdi'nin gelişi İslam dünyası için neden önemlidir?
Hz. Mehdi'nin gelişi, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleriyle müjdelenen ve İslam medeniyetinin yeniden yükselişine, Kur'an ahlakının dünyaya hakim olmasına vesile olacak önemli bir olaydır. O, tüm insanların dünya ve ahiret kurtuluşu için çaba harcayacaktır.
Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerinden biri nedir?
Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerinden biri, insanların onun gelişinden ümitsiz olduğu ve hatta böyle bir şahsın olmadığına dair şüphelerin ortaya çıkmasıdır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bu durum açıkça belirtilmiştir.
İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olmasında kimler öncü olacaktır?
Rabbimizin Kur'an'daki vaadi doğrultusunda, İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olmasında Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin önemli bir rol oynayacağı belirtilmiştir. Hz. Mehdi, Müslümanların ilk lideri olarak zulmü kaldıracak ve İslam ahlakını yayacaktır.
Hz. Mehdi aleyhindeki girişimler ne gibi bir etki yaratır?
Hz. Mehdi aleyhindeki her türlü girişim, propaganda ve çalışma, aslında onun faaliyetlerinin etkisinin giderek artmasına, tüm dünyada duyulmasına ve insanların bu müjdeler üzerinde düşünmesine katkıda bulunmaktadır. Allah, bu girişimleri bile kutlu sonuca ulaşmada vesile kılmaktadır.
Allah'ın nurunu tamamlaması ve dinini üstün kılması ne anlama gelir?
Allah, Tevbe ve Saff Surelerinde belirtildiği üzere, kafirler ve müşrikler istemese de kendi nurunu tamamlamayı ve hak dini olan İslam'ı bütün dinlere üstün kılmayı dilemektedir. Bu, Allah'ın kesin vaadidir ve engellenemeyecek bir kaderdir.


