| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Akşam, 18 Ağustos 2010
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Akşam, 18 Ağustos 2010
| ||
Türk-Arap İş Forumu'ndaki anlaşmalarla sınırları kaldırılan dört ülkenin 2010 yılındaki ortalama büyüme hızı, Euro Bölgesi'nin tam beş katı olarak yüzde 5 beklenmektedir. Bu durum, bölgenin önemli bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.
Türk İslam Birliği, küresel ekonomik krizin ortasında bir "Nuh'un gemisi" metaforuyla açıklanmaktadır. Hz. Mehdi öncülüğünde bu birliğin bütün dünyayı ekonomik tufandan kurtaracağı ve çökmekte olan kapitalist sisteme karşı bir çözüm sunacağı iddia edilmektedir.
Türkiye'nin dünyanın en büyük devleti olacağı ve Büyük Türk İslam Birliği'nin lideri olarak Avrupa Birliği'ne dahil olacağı öngörülmektedir. Bu konumda Türkiye'nin Avrupa'yı besleyeceği, güçlendireceği ve Rusya, Ermenistan, İsrail ile Filistin gibi bölgelerdeki sorunları çözeceği belirtilmektedir.
Ekonomik krizin başlangıcında bazı uzmanlar krizi hafif ve kısa süreli olarak değerlendirirken, Adnan Oktar bu krizi "büyük bir ekonomik tufan" olarak tanımlamış ve yedi yıl süreceğini öngörmüştür. Bu öngörüde, dünyanın en ünlü zenginlerinin bile batmaya başlayacağı ve kapitalist sistemin çökeceği belirtilmiştir.
Türk İslam Birliği'nin kurulmasıyla birlikte Türkiye'nin bütün dünyayı kurtaran bir devlet haline geleceği öngörülmektedir. Bu birliğin, tüm dünyayı kardeş haline getirecek bir sigorta görevi göreceği ve Allah'ın kaderi gereği gerçekleşeceği ifade edilmektedir.