| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Habervaktim, 25 Aralık 2008 ![]() Star Gazetesi, 25 Kasım 2008 ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Habervaktim, 25 Aralık 2008 ![]() Star Gazetesi, 25 Kasım 2008 ![]()
| ||
Rus dergisi RBC'ye göre, asırlar boyunca rakip olan Türkiye'nin, beklenmedik bir tarihsel dönüşle Rusya'nın yeni stratejik müttefiki olabileceği belirtilmektedir. Bu durum, jeopolitik dengelerdeki değişimler ve karşılıklı çıkarların örtüşmesiyle açıklanabilir.
Rusya'ya güvence verilmesi, onların rencide edilmemesi ve tecrit edilmemesi açısından büyük önem taşır. Rus milletinin asil bir millet olduğu ve yalnızlığa itilmesinin milyonlarca masum insanı olumsuz etkileyeceği ifade edilmektedir.
Geçmişteki savaşlar, özellikle 1800'lü yıllardaki bilgi ve kültür eksikliği dönemine ait olarak değerlendirilmektedir. Günümüz internet çağında ise bu düşmanlıkların mantıksız olduğu ve insanların bilgi düzeyinin arttığı belirtilmektedir.
Türk-İslam Birliği'nin şefkatiyle Rusya ile yaşanan sorunların ortadan kalkabileceği ve dağıtma siyasetinden kaçınılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu birlik, Rusya'nın güçlü olmasını sağlayacak politikaların geliştirilmesine katkıda bulunabilir.
Peygamber Efendimiz'in 'Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir' hadisi, uluslararası ilişkilerde komşuların ihtiyaçlarına duyarlı olmayı ve eşit şartlarda yaşamayı öğütler. Rusya gibi komşu ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yönden desteklenmesi gerektiği bu hadisle ilişkilendirilmektedir.
Rusya'nın genel olarak Ortodoks Hristiyan bir toplum olması ve Ehli Kitap kapsamında yer alması, onlara karşı şefkatli, koruyucu ve güvence veren bir politika izlenmesini gerektirir. Kur'an'da Ehli Kitap'a yönelik hükümlerin açık olduğu vurgulanmaktadır.